Bediüzzaman'ın İlmi, Ledün İlmi midir?

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 16 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Bediüzzaman'ın İlmi, Ledün İlmi midir?
    Bediüzzaman Said Nursi Hz.leri ilmi nedir ?

    Ledün ilmi, Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Musa'nın Hz. Hızır'la yaptıkları seyâhat münâsebetiyle geçer. Şöyle ki:

    Hz. Musa, Hz. Hızır’ın özel ilminden istifâde etmek için O'nun yanına gider. Beraber ibretli bir yolculuk yaparlar. Önce bir gemiye binerler, Hz. Hızır, gemiyi baltayla yaralı hale getirir, geri dönerler. Yolda giderken rastladıkları bir çocuğu, Hz. Hızır öldürür. Bir beldeden geçerken yiyecek isterler, kimse bir şey vermez. Hz. Hızır, beldeden çıkacakları zaman, yıkılmak üzere olan bir duvarı düzeltir. Hz. Musa, gördüğü olaylar karşısında dehşet içinde kalmıştır. Hz. Hızır, olayların içyüzünü şöyle açıklar:

    Gemi biraz daha yol alsaydı, ilerde korsanlar ele geçireceklerdi. Ben gemiyi kurtarmış oldum. Çocuk eğer yaşasaydı, salih anne-babasına zarar verecekti. Rabbin istedi ki, o çocuğu onlardan alsın. Onun bedeline daha hayırlısını versin. Duvara gelince, altında iki yetime ait hazine vardı. O hazineyi, ilerde o iki yetim bulmaları için böyle yaptım. Bütün bunları kendi arzumla yapmış değilim. Allah’ın emriyle gerçekleştirdim. (bk. Kehf Sûresi, 18/60-82.)

    Bu olayda ilk dikkati çeken hususlardan birisi, Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın ilimlerindeki farklılıktır. Hz. Musa, şeriat ilminde bir denizdir, Hz. Hızır da, ilm-i ledünde. Hz. Hızır’ın ilmiyle ilgili olarak, âyette “Ona kendi katımızdan bir ilim öğretmiştik.” denilmekte. (Kehf, 18/65)

    Âyetteki “Ledün” ifâdesinden hareketle, zamanla bu tür sırlı bilgilere “İlm-i ledün” denilmiş. Böyle bir bilgi, özel bir bilgi türüdür. Olayların iç yüzüne vukufiyet, zâhiren çirkin görünen hâdiselerdeki güzelliği görmek, bu ilimle mümkündür. Tarih, coğrafya, fizik gibi ilimleri kitaplardan veya öğretmenlerden öğreniriz. İlm-i ledün ise, İlâhî menşeli ilhama mazhariyetin neticesinde kendini gösterir.

    Bediüzzamanın yazdığı Nur Risaleleri, bugün dünyanın belli başlı dillerine tercüme edilmiştir ve çok geniş kitleler tarafından okunmaktadır. İslâmi ilimlere vâkıf olan kimseler bu eserleri okuduklarında onda Ledünni sırlar da olduğunu görmektedirler. Ama bu, "Nur Risalelerinin tamamı Ledünni sırlarla doludur" anlamına gelmemektedir.