Bediüzzaman Said Nursi Şiirleri

'Dini Konular' forumunda ZORBEY tarafından 29 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Bediüzzaman Said Nursinin şiirleri
    Bediüzzaman Said Nursi şiiri
    Bediüzzaman Said Nursi den şiirler


    Dinlede Yıldızları,Şu Hutbe-i Şirine:
    Nâme-i nurîn-i hikmet, bak ne takrîr eylemiş
    Hep beraber nutka gelmiş, hak lisaniyle derler
    "bir kadîr-i zülcelâlin haşmet-i sultanına
    Birer bürhan-ı nur-efşanız, biz vücûd-u sânia
    Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz"
    Şu zeminin yüzünü yaldızlıyan
    Nâzenin mu'cizatı çün melek seyranına
    Şu semanın arza bakan, cennete dikkat eden,
    Binler müdakkik gözleriz biz
    Tûba-i hilkatten semavat şıkkına
    Hep kehkeşân ağsânına
    Bir cemîl-i zülcelâlin dest-i hikmetiyle takılmış
    Pek güzel meyveleriz biz
    Şu semavat ehline; birer mescid-i seyyar,
    Birer hâne-i devvar, birer ulvî âşiyâne,
    Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar,
    Birer tayyareleriz biz
    Bir kadîr-i zülkemâlin, bir hakîm-i zülcelâlin;
    Birer mu'cize-i kudret, birer hârika-i san'at-ı hâlikane,
    Birer nâdire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat,
    Birer nur âlemiyiz biz
    Böyle yüzbin dil ile, yüzbin bürhan gösteririz,
    İşittiririz insan olan insana
    Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,
    Hem işitmez sözümüzü, hak söyleyen âyetleriz biz r30;
    Sikkemiz bir, turramız bir, rabbimize müsebbihiz, zikrederiz abîdâne
    Kehkeşanın Halka-i Kübrasina Mensub birer Meczublarız biz!"


    Birinci Levha


    [Ehl-i gaflet dünyasının hakikatini tasvir eder levhadır.]


    Beni dünyaya çağırma; ona geldim fenâ gördüm.

    Demâ gaflet hicab oldu; ve nur-u Hak nihân gördüm.

    Bütün eşyâ-i mevcudât; birer fânî muzır gördüm.

    Vücud desen, onu giydim; ah! Ademdi, çok belâ gördüm.

    Hayat desen, onu tattım; azab ender azab gördüm.

    Akıl ayn-ı ikâb oldu; bekâyı bir belâ gördüm.

    Ömür ayn-ı hevâ oldu; kemâl ayn-ı hebâ gördüm.

    Amel ayn-ı riyâ oldu; emel ayn-ı elem gördüm.

    Visâl nefs-i zevâl oldu; devâyı ayn-ı dâ' gördüm.

    Bu envâr, zulümât oldu; bu ahbabı yetim gördüm.

    Bu savtlar, na'y-i mevt oldu; bu ahyâyı mevât gördüm.

    Ulûm evhâma kalboldu; hikemde bin sekam gördüm.

    Lezzet ayn-ı elem oldu; vücudda bin adem gördüm.

    Habîb desen onu buldum; ah! Firâkta çok elem gördüm.


    İkinci Levha


    [Ehl-i hidâyet ve huzurun hakikat-i dünyalarına işaret eder levhadır.]


    Demâ gaflet zevâl buldu; ve nur-u Hak ayân gördüm.

    Vücud bürhan-ı Zât oldu; hayat mir'at-ı Haktır, gör.

    Akıl miftâh-ı kenz oldu; fenâ bâb-ı bekâdır, gör.

    Kemâlin lem'ası söndü; fakat, Şems-i Cemâl var, gör.

    Zevâl ayn-ı visâl oldu; elem ayn-ı lezzettir, gör.

    Ömür nefs-i amel oldu; ebed ayn-ı ömürdür, gör.

    Zalâm zarf-ı ziyâ oldu; bu mevtte hak hayat var, gör.

    Bütün eşya enîs oldu; bütün asvât zikirdir, gör.

    Bütün zerrât-ı mevcudât, birer zâkir müsebbih, gör.

    Fakrı kenz-i gınâ buldum; aczde tam kuvvet var, gör.

    Eğer Allah'ı buldunsa, bütün eşya senindir, gör.

    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Eğer hodbîn ve kendi nefsine mâlik isen, bilâaddin belâdır, gör.

    Bilâhaddin azabdır tat; belâ gayet ağırdır, gör.

    Eğer hakiki abd-i Hudâbîn isen, hududsuz bir safâdır, gör.

    Hesabsız bir sevap var tat; nihayetsiz saadet gör.