Bayramlarin adabi

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda Semerkand tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. BAYRAMLARIN ADABI

    Sene de iki Bayram vardır. Birine ıd-i fıtr, yeni Ramazan Bayramı, diğerine de id-i Udhiye, yani Kurban Bayramı derler. Her müminin gücü yettiğince, bu Bayram gecelerini zikir fikir, tesbih, tehlil, dua, istiğfar ve diğer taatlerle geçirmesi, İslami usul ve adaptandır. Çünkü böyle yapmakla O geceleri ma’nen ihya etmiş olur. Nitekim bir hadis-i şerifte:

    “Her kim iki Bayram gecesini de ihya ederse, kalplerin öleceği zaman, onun kalbi (asla) ölmez.” buyrulmuştur.

    “Biri ölü iken kendisini dirilttiğimiz, ona insanların arasında yürüyecek bir nur verdiğimiz kimse, içinden çakamayacak bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç?” Araf suresinin:122. ayet-i kerimesindeki “ölü” den murad “küfür”dür; “Diri” den murad ise “iman” dır diye tefsir etmişlerdir. Bu anlama göre, Bayram gecelerini ihya eden kimselerin kalpleri ölmez demektir. Yani ölürken imanla ölüp, ahirete öyle iman üzere giderler, demektir. Çünkü gerek biraz önce zikrettiğimiz hadis ve gerekse ayet, bu anlama delalet etmekte ve bütün Müslümanlara bu müjdeyi vermektedir.

    Bayram geceleri yıkanmak da Bayramın adabındandır. Yeni elbiseler giymek, tırnak kesmek, traş olmak, etek traşı olmak da Bayramın adabındandır.

    Bayram eğer Ramazan Bayramı ise, Bayram namazına çıkmadan önce, bir miktar tatlı yemek; Kurban Bayramı ise, yemeği Bayram namazından sonraya bırakıp Kurbanın ciğeri ile (yani kavurma ile) iftar etmek adabdandır. Bunun hikmeti fakirlere muvafakat etmektir. Çünkü Ramazan Bayramında fakirlerin de tatlı yiyecek kadar maddi durum ve imkânları bulunması, Kurban Bayramında da kendilerine ihsan edilecek etlerden yararlanmaları imkân dâhilinde olduğu için böyle yapmak ve onlara uygun bir harekette bulunmak hiç şüphe yok ki mendubdur.

    Ramazan Bayramında cami’ye sessiz çıkıp gitmek, Kurban Bayramında aşikâre tekbir getirerek gitmek ve Arasat Meydanını hatırlamak, sanki kıyamet kopmuşta herkes Arasat Meydanına çıkıyormuş gibi bir tarzda yürümek ve o düşünce içerisinde olmak da Bayram adabındandır.

    Mescid’in adabı anlatılırken, izah edilen bütün adaba riayet etmek de Bayram adabındandır.

    (Mefatihü’l Cinan, Halebi) [1]

    “İnsanın Allah yolunda harcamaları yedi yüz misli sevaplandırılır. Anne ve babasına yaptığı harcamalar da yedi yüz misli sevaplandırılır. Kişinin ailesine eşine ve çocuklarına yaptığı harcamalar da yediyüz misli sevaplandırılır. Ramazan bayraminda kurban kesmenin de mükâfatı yedi yüz mislidir.” [2]
    Hadis-i Şerif