Bayram Gecesi duası

Konusu 'Dualar ve Faziletleri' forumundadır ve YAREN tarafından 10 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye


    bayram gecesi duaları,
    arefe günü duası

    Arefe Günü Peygamber Efendimizin (s.a.v) Dua Tavsiyesi


    Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:

    "Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken rakseder gibi oynuyorlardı. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam beni çağırdı. Başımı onun omuzuna dayadım. Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık. Ta onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya kadar." Müslim, Salatiül-îydeyn, 20.

    Bayram günleri, sevincin ifade edildiği günler olduğu için, helal dairesindeki oyun ve eğlencelere izin verilmiştir; ancak bayram günlerindeki sevincin gaflete dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması gerektir. Eğlence helal dairesinde olmalıdır.

    Bayram, Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm’ın mübarek ifadeleri ile “yeme içme günleri”dir. Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir. Bu ziyafete, Allah'a isyan ile değil, şükür ile mukabele etmeye ihtiyacımız vardır.

    Bayram günleri, sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir ziyafettir. Affın, mağfiretin, Allah’ın rahmetinin, mükafatının yağdığı günlerdir.

    Sa'd bin Evs el-Ensârî anlatıyor: Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur :

    Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:
    "Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.

    "Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:
    "Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir."el-Tcrgîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.

    "Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde zikrullaha (Allah'ı zikretmeye) ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır. Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti kaçırır." Lem’alar, 230.

    Bayram günlerinde, zikrimizi, fikrimiz, şükrümüzü arttırarak şeytanların şerlerine karşı mukavemetli bir set oluşturabiliriz.

    Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm’ın “Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.” buyurduğu gibi, bayramımızı süsleyebiliriz.

    Bayramdaki adetlerimizi, sünnete ittiba ederek ibadete çevirebiliriz :

    Bayram günlerinde erken kalkmak, gusül abdesti almak, misvâk kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giyinmek, namazdan önce tatlı yemek, yüzük takmak, câmiye erken gitmek, giderken tekbir söylemek, müminlere selâm vermek, güler yüzlü olmak, mü’minlerle bayramlaşmak, fakirlere sadaka vermek, dargınları barıştırmak, akrabayı ziyâret etmek, din kardeşlerini ziyâret etmek, ziyârette hediye götürmek, kabirleri ziyâret etmek, misâfirlere ikram etmek, çok duâ ve tevbe etmek, sünnettir.

    Sünnete ittiba etmeye çalışmak, basit sandığımız hareketlerimizi bile ibadet haline getirir :

    Mesela; “Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm bayram günlerinde erken kalkardı, Onun hali ve hareketleri Allah’ın rızasına en uygun olanı idi” diyerek, bayram sabahı erken kalkmak, sevap hanemize ibadet olarak işlenir. Küçük sandığımız bir hareket, güzel bir niyet ile büyük bir ibadet halini alabilir. Sünnete ittiba ile, işlerimizde şeytanı devreden çıkarmış olur, hem Efendimiz’in nurlu iklimine hem de Allah’ın rızasına yakın oluruz, inşaallah...

    Bayramda, şeytanların tasallutundan korunmanın yollarından biri de bayram gecelerini ihyâdır :

    Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Kim her iki bayramın da gecesini, Allah'tan sevap umarak ibadetle geçirirse kalplerin öldüğü günde kalbi ölmez."

    Buhâri’de geçen bir hadisten öğrendiğimize göre arife günü şu duayı okuyan, şeytanın tasallutundan kurtulur, kendini muhafaza altına almış olur.
    “Allahümme’c’al fi kalbi nûran ve fi basari nûran. Allahümme’şrah li sadri ve yessir li emri...”
    (Allah’ım, kalbimi, gözümü, gönlümü nûrlu kıl. Allah’ım, kalbime genişlik, işlerime kolaylık ver.)

    Peygamberimiz bayram günlerinde şu duayı çok okuyanın kalbinin ölmeyeceğini haber vermiştir :

    “Yâ Hayyû, yâ Kayyûm, yâ bedia’s-semavati ve’l-ardı, yâ ze’l-celâli ve’l-ikram.”
    (Ey Hayy ve Kayyûm olan Rabbimiz, ey semâvat ve arzın bedi’i, ey Celâl ve Kerem sahibi. Beni sen koru, sen istikamette daim eyle. Kötülük ve günahlardan muhafaza et, sırat-ı müstakimde dâim ve sabit eyle)


    Bayram günlerinde, mü’minler (tanışsın tanışmasın) birbirleri ile bayramlaşırlar..

    Asr-ı Saadette Sahabe birbirleri ile "Bârekâllâhü lenâ ve leküm" diyerek bayramlaşılardı, yani "Allah bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir. Bu tebrikleşme bizim dilimizde "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" gibi sözlerle ifade edilir.
     

Sayfayı Paylaş