Batlamyus Kimdir - Batlamyusun Hayatı ve Çalışmaları

'Biyografi' forumunda Wish tarafından 5 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Batlamyus Biyografisi - Batlamyusun Hayatı ve Çalışmaları

    Batlamyus Kimdir - Batlamyusun Hayatı ve Çalışmaları

    16 yüzyıl modern Alman stilinde kitap kabartması
    Klaudyos Batlamyus İskenderiyeli Yunani gökbilimci, matematikçi, coğrafyacı ve astronom Yaklaşık olarak MS 85 ve 165 yılları arasında yaşadığı kabul edilir
    Geç İskenderiye Dönemi’nde yaşamış (MS II yüz yılın ilk yarısı) ünlü bilim adamlarındandır Hayatı hakkında hemen hemen hiçbir bilgi bulunmamaktadır müslüman astronomlar 78 yaşına kadar yaşadığını söylemektedir Yunan asıllı bir Mısırlı, veya Mısır asıllı bir Yunanlı olduğu iddia edilmektedir
    Batlamyus, iki ö nemli yapıtın yazarıdır: Büyük Bileşim ve Coğrafya Bu yapıtlar Avrupa’daki Ortaçağ’ın bitişinde önemli yere sahiptir Kitapların Latinceye çevirileri ancak 12 yüzyılda yapılmıştır
    Büyük Bileşim (Arapça: Kitab el Macisti, Latince: Almagest, Yunanca: Mathematike Syntatksis), Yunan ve Babil uygarlıklarının gökbilim bilgilerinin bir derlemesidir Derlemenin çoğu kendisinden üç yüzyıl önce yaşamış olan Hiparkus’a dayanır Yapıtta dünya merkezli bir Güneş Sistemi modeli önerilir Bu model, Kopernik’in Güneş merkezli modeline dek Batı ve İslam dünyalarında geçerli model olarak kabul edilmiştir Kitapta ayrıca düzlem ve küresel trigonometri hakkında bir inceleme bulunmaktadır
    Batlamyus’un diğer önemli yapıtı coğrafya da bir derlemedir Çağının Roma İmparatorluğu’nda bilinen coğrafya bilgileri bu kitapta toplanmıştır

    astronomi araştırmaları [Batlamyus astronomi, matematik, coğrafya ve optik alanlarına katkılar yapmıştır; ancak en çok astronomi çalışmalarıyla tanınır Zamanına kadar ulaşan astronomi bilgisinin sentezini yapmış ve bunları Mathematike Syntaxis ( matematik Sentezi) adlı yapıtında toplamıştır Bu eser daha sonra Megale Syntaxis (Büyük Derleme) olarak anılmış ve Arapça’ya çevrilirken başına Arapça’daki harf-i tarif takısı olan el getirildiği için, ismi el-mecistî biçimine dönüşmüştür; daha sonra Arapça’dan Latince’ye çevrilirken Almagest olarak adlandırıldığından, bugün Batı dünyasında bu eser Almagest adıyla tanınmaktadır
    Almagest, on üç kitaptan oluşur;
    Birinci Kitap, kanıtlarıyla birlikte yermerkezli dizge’nin ana çizgilerini verir;
    İkinci Kitap, Menelaus’un teoremiyle, küresel trigonometri bilgilerini ve bir kirişler tablosunu içerir; burada örnek problemler de çözülmüştür;
    Üçüncü Kitap, Güneş’in hareketini ve yıllık süreyi anlatır;
    Dördüncü Kitap, Ay’ın hareketini ve aylık süreyi konu edinir;
    Beşinci Kitap, aynı konularla ilgilidir Ay’ın ve Güneş’in mesafelerini tartıştığı gibi, bir usturlabın yapılışı ve kullanılışı hakkında da ayrıntılı bilgiler sunar;
    Altıncı Kitap, gezegenlerin kavuşumları ve karşılaşımlarını, Güneş ve Ay tutulmalarını inceler;
    Yedinci ve Sekizinci Kitap, durağan yıldızlarla ilgilidir; meşhur devinme tartışmasını, Batlamyus’un durağan Yıldızlar kataloğunu ve gök küresi aleti yapabilmek için gerekli yöntem bilgisini içerir;
    Geriye kalan beş kitap ise devingen yıldızların, yani geze Genlerin hareketlerine ayrılmıştır ve yapıtın en özgün kısmıdır
    Batlamyus bu eserde, ana çizgileriyle Göksel olguları anlamlandırmak üzere kurmuş olduğu geometrik kuramı tanıtmaktadır; Aristoteles fiziğini temel alan bu kuramda, Evren küreseldir ve Yer bu Evrenin merkezinde hareketsiz olarak durmaktadır Şayet günlük veya yıllık görünümler Yer’in hareketleri sonucunda meydana gelseydi, her şey uz Aya saçılır ve Yer parçalanırdı Ay, merkür, venüs, Güneş, mars, jüpiter, Satürn ve sabit yıldızlar Yer’in çevresinde, muntazam hızlarla, dairesel hareketler yaparlar Sabit yıldızlar küresi evrenin sonudur
    Ancak, Yer’in merkezde olduğu ve gök cisimleri nin de onun çevresinde düzenli olarak dolandıkları kabul edildiğinde, bazı gözlemleri, örneğin Ay ve Güneş’in Yer’e yaklaşıp uzaklaşmalarını, bazen hızlı, bazen yavaş hareket etmelerini açıklamak olanaksızdı Bunun için Batlamyus Yer’i belli ölçüde merkezden kaydırmıştır Klasik astronomide bu düzenek (eksantrik) dış merkezli düzenek olarak adlandırılır Gezegenlerin gökyüzünde ilmek atmalarını, yani durmalarını ve geriye dönmelerini açıklamak için de, (episikl) taşıyıcı düzenek adı verilen başka bir düzenek daha kabul etmiştir
    Batlamyus, Almagest’in girişinde trigonometriye ilişkin kapsamlı bilgiler vermiştir; çünkü küresel astronominin sınırları içinde kalan klasik astronomiye ait hesaplamalar, küresel geometriye dayanmaktadır Batlamyus’tan yaklaşık üç asır önce yaşamış olan Hipparkhos (MÖ 150) açıların kirişlerle ölçülebileceğini bildirmiş ve bir kirişler cetveli hazırlamıştı; ancak konuya ilişkin yapıtı kaybolduğundan, bu cetveli nasıl düzenlediği bilinmemektedir Bazı yayların kirişlerinin bulunması çok kolaydı ve bu kirişlere ana kirişler adı verilmişti; ama bunların dışındaki yayların kirişlerinin bulunması uzun işlemleri gerektiriyordu Bu nedenle Batlamyus kirişler cetvelini hazırlarken bir dairenin içine çizilmiş Dörtgenlere ilişkin Batlamyus Teoremi’ni (AB CD + AD BC = AC BD) kullanmak suretiyle, açılar toplamı ve farkının kirişlerini (kiriş (A-B), kiriş (A+B), kiriş A/2 , kiriş 2A gibi) bulma yoluna gitmişti
    Coğrafya araştırmaları [Batlamyus, coğrafya araştırmalarına da öncülük etmiş ve Coğrafya adlı yapıtıyla matematiksel coğrafya alanını kurmuştur Bu kitap Kristof Kolomb’a kadar bütün coğrafyacılar tarafından başvuru kitabı olarak kullanılmıştır
    Almagest’ten sonra yazılan coğrafya, sekiz kitaba bölünmüştür ve matematiksel coğrafya ile haritaların çizilebilmesi için gerekli bilgilere tahsis edilmiştir; Almagest gibi Coğrafya da derleme bir eserdir; Batlamyus bu kitabı hazırlarken Eratosthenes, Hiparkhos, Strabon ve özellikle de Surlu Marinos’tan büyük ölçüde yararlanmıştır

    Batlamyus’un dünya haritasının 15 yüzyıl çizimi
    Coğrafya’nın Birinci Kitabı, Dünya’nın -ya da doğrusunu söylemek gerekirse Yunanlılar tarafından bilinen Dünya’nın- büyüklüğü ve kartografik izdüşüm yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler verir
    İkinci Kitap’la Yedinci Kitap arasında, tanınmış memleketlerdeki önemli yerlerin, yani önemli kentlerin, Dağların ve nehirlerin enlem ve boylamları verilerek Dünya’nın düzenli bir tasviri yapılır Enlem ve boylamlardan, yani bir başlangıç dairesine olan uzaklıklardan söz eden ilk bilgin olan Batlamyus’un enlem ve boylam tablolarıyla betimlemeye çalıştığı dünya, kabaca 20° güneyden, 65° kuzeye; batıdaki Kanarya Adaları’ndan, bunların yaklaşık olarak 180° doğusundaki bölgelere kadar uzanmaktadır Bunun dışında kalan bölgeler ise Yunanlılar ve dolayısıyla Batlamyus tarafından tanınmamaktadır Söz konu su tablolar, haritaların çizilmesini olanaklı kılmaktadır ve belki de bu haritalar eserin eski nüshalarında mevcuttur Astronomi bilgilerini kapsayan Sekizinci Kitap’ta bunlara atıflar yapılmıştır
    Ancak Batlamyus’un coğrafya anlayışı yeterince geniş değildir İklim, doğal ürünler ve fiziki coğrafy aya giren konularla hiç ilgilenmemiştir Başlangıç meridyenini sağlam bir şekilde belirleyemediği için, vermiş olduğu Koordinatlar hatalıdır Ayrıca, Yer’in büyüklüğü hakkındaki tahmini de Doğru değildir Ancak Kristof Kolomb bu yanlış tahminden cesaret alarak Batı’ya doğru gitmiş ve Kuzey Amerika’ya ulaşmıştır
    Optik araştırmaları

    Bir Orta Çağ sanatkârının Batlamyus icrası
    Aynı zamanda döneminin önde gelen optik araştırmacılarından olan Batlamyus, daha önceki optikçilerin çoğu gibi, görmenin gözden çıkan görsel ışınlar yoluyla oluştuğu görüşünü benimsemiştir Ancak, görsel yayılımın fiziksel yorumunu da vermiş ve bu yayılımın, kesikli ve aralıklı koni biçiminde değil de, kesiksiz ve sürekliliği olan piramit biçiminde olduğunu belirtmiştir Şayet böyle olmasaydı, yani ışınlar gözden sürekli olarak çıkmasaydı, nesneler bütün olarak görülemezlerdi Buna rağmen, Batlamyus’un görsel piramit fikri, optikçiler arasında rağbet görmemiş ve görme söz konusu olduğunda daha çok koni biçimi Göz önüne alınmıştır Daha sonra da İslâm dünyasında bilginlerin görsel koni fikrine dayandıkları ve görme geometrisini bunun üzerine kurdukları görülmektedir
    Batlamyus, katoptrik (yansıma) konu suyla da ilgilenmiş ve ayrıntılı de Neyler sonucunda üç prensip ileri sürmüştür:

    1 Aynada görünen nesne, Gözün konumuna bağlı olarak aynadan nesneye yansıyan görsel ışın yönünde görünür
    2 Aynadaki görüntü, nesneden ayna yüzeyine çizilen dikme yönünde ortaya çıkar
    3 Geliş ve yansıma açıları eşittir

    Bu üç prensipten ilk ikisini kuramsal, üçüncüsünü ise deneysel olarak kanıtlayan Batlamyus, ayna yüzeyine gelen ışının eşit açıyla yansıdığını gösterebilmek için, derecelenmiş ve tabanına ayna yerleştirilmiş olan bakır bir levha kullanmıştır Bir ışın hüzmesini levhaya teğet biçimde ayna yüzeyine gönderip, gelme ve yansıma açılarının büyüklüklerini belirlemiş ve bunların eşit olduğunu görmüştür Batlamyus bu deneyini küresel ve parabolik bütün aynalar için tekrarlayarak, sonucun doğruluğunu kanıtlamıştır
    Batlamyus, dioptrik (kırılma) konusuyla da ilgilenmiş ve ışığın bir ortamdan diğerine geçerken yoğunluk farkından dol ayı yön değiştirmesinin nedenini araştırmıştır Bu araştırmanın sonucunda, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışının, normale yaklaşarak ve çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışının ise normalden uzaklaşarak kırıldığını ve kırılma miktarının yoğunluk farkına bağlı olduğunu ileri sürmüştür
    Konuyu ele alırken benimsediği bazı prensiplerde bunu açıkça görmek olanaklıdır:
    1 Görsel ışın az yoğundan çok yoğuna veya çok yoğundan az yoğuna geçtiğinde kırılır
    2 Görsel ışın doğrusal olarak yayılır ve farklı yoğunluktaki iki ortamı birbirinden ayıran sınırda yön değiştirir
    3 Gelme ve kırılma açıları eşit değildir, fakat aralarında niceliksel bir ilişki vardır
    4 Görüntü, gözden çıkan ışının devamında ortaya çıkar

    Batlamyus ortam farklılıklarından dolayı ışığın uğradığı değişimleri, aynı zamanda kırılma kanununu da içerecek şekilde deneysel olarak göstermeye çalışmış ve çeşitli ortamlardaki ( havadan cama , havadan suya ve sudan cama) kırılma derecelerini gösteren cetveller hazırlamıştır Ancak verdiği değerler küçük açılar dışında tutarlı olmadığı için kırılma kanununu elde edememiştir
    Astrolojik çalışmaları [Batlamyus, daha önce Babil ve Yunan astronomları ve astrologları tarafından derlenmiş bilgi birikiminden yararlanarak astrolojiyi de sistematize etmiştir Dört bölümden oluştuğu için Tetrabiblos (Dört Kitap) olarak adlandırdığı yapıtında, gezegenlerin nitelik ve etkileri, burçların özellikleri, uğurlu ve uğursuz günlerin belirlenmesi gibi astroloji kapsamındaki konular hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir Ortaçağ ve Yeniçağ astrolojisi bu kitabın sunmuş olduğu birikime dayanacaktır
    Astroloji bir bilim değildir, ama astronomi ile birlikte doğmuş ve yaklaşık olarak 18 yüzyıla kadar bu bilimin gelişimini, kısmen olumlu kısmen de olumsuz yönde etkilemiştir; bu nedenle astronomi tarihi araştırmalarında astrolojiye ilişkin gelişmelerden de bahsetmek gerekir