Başbakandan Avrupaya Rest: Fransız Türkiye'ye de Fransız kalmış

'Haberler' forumunda Ezlem tarafından 13 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Erdoğanın Türkiyeye Fransız Kalmış dediği kişi kim
    [​IMG]
    başbakanın fransız kalmış dediği kişi,Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ,Başbakanın fransız dediği kişi kim,başbakanın fransız kalmış dediği Muriel Marland ,Başbakanın avrupaya resti,AKPM haberleri,Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKPM konuşması

    Fransa ziyaretini sürdüren Başbakan Erdoğan, Strasbourg’daki Avrupa Konseyi binasındaki oturum sırasında yüzde 10 seçim barajıyla ilgili bir soruya, “Halk isterse düşürürüz, size soracak değiliz” diye yanıt verdi. Erdoğan, Türkiye'deki dini özgürlükler konusunda soru yönelten bir vekil için ise, "Zannederim arkadaş Fransız. Ama Türkiye’ye de Fransız" dedi.

    Erdoğan, Türkiye'nin, 61 yıl önce bugün, 13 Nisan 1950'de Konsey'e üye olduğunu hatırlatarak, Avrupa Konseyi ve Türkiye açısından son derece anlamlı bir yıl dönümünde genel kurula hitap ettiğini söyledi.

    Hıristiyan dünyası ile İslam dünyasının birbirine bakışının, tarihsel süreçte büyük oranda Haçlı Seferleri ile şekillendiğini kaydeden Erdoğan, yaklaşık bin yıl önceki bu karşılaşmaların, bin yıl boyunca önyargılara, yanlış anlamalara, bloklaşma ve kutuplaşmalara bir bahane ve bir gerekçe olarak görüldüğünü ifade etti.

    ARKADAŞ TÜRKİYE'YE DE FRANSIZ"

    Fransa'daki iktidar partisi Halk Hareketi Birliği’nden (UMP) Muriel Marland-Militello'nunsorusu: Bütün dini azınlıkların eşit olarak ibadet yerlerine erişim haklarının, dinlerini ifade etme haklarını yaşayabilmeleri için bize nasıl bir güvence getirebilirsiniz?

    - Sizi ben Türkiye'ye davet etmek isterim. Türkiye'yi yakından takip etmiyorsunuz. Duyduklarınızla hareket ediyorsunuz. Zannediyorum, arkadaşımız Fransız mı? Ama Türkiye'ye de Fransız... Bizde böyle güzel bir söz var: Türkiye'ye çok Fransızsınız.

    Ortodoks Patriği seçilmesi Lozan Anlaşması'na göre Sensinot Meclisi'nde yapılır. Sensinot Meclisi, Lozan Anlaşması'na göre TC vatandaşı olmak durumundadır. TC vatandaşı olmadığı halde şu andaki Ortodoks Patriğinin seçimine biz göz yumduk. Ben bundan önceki Başbakan değerli dostum Karamanlis'e şunu söyledim: 'Söyleyin, müracaat etsinler. Vatandaşlığa alalım, Lozan'ı çiğniyorlar, Lozan'ı çiğnetmeyelim.' O dönem olmadı. Şimdi değerli dostum Yorgo'ya da aynı şeyi söyledim, 'Bunları vatandaşlığa alalım, bu işi meşrulaştıralım.' Daha sonra bunu Patriğe de söyledim. 'Lütfen müracaat etsinler, bunları vatandaşımız yapalım.' Sonunda müracaat ettiler, şu anda bizim vatandaşımız durumundalar.

    Bununla kalmadık. Dediler ki 'Sümela Manastırı'nda ayin yapmak istiyoruz.' 'Hay hay' dedim. Geçen yıl Sümela Manastırı'nda gittiler Sayın Patrik, tüm heyetiyle beraber, yaklaşık 3 bin kişi filan orada ayinlerini yaptılar. Aynı şekilde Tarsus'ta Alman dostlarımız bizden ricada bulundular. 'Her yıl burada ayinlerinizi yapabilirsiniz' dedik. Onların bu şekilde önünü açtık, onlar orada ayinlerini yapıyorlar. Aynı şekilde Van'da Ermeni Ortodoks Kilisesi yıkılmak üzereydi. O kiliseyi kendi kasamızdan restorasyonunu yaptırmak suretiyle orayı da ibadete açtık. Daha başka örnek vereyim mi? Ülkemizde bulunan ne kadar farklı dini azınlık varsa hepsinin ibadetini yapma noktasında garantisi benim, sigortası benim. Hepsi ibadetini rahatlıkla yapar. Onların sigortası durumundayız. Bizim iktidarımız bunu başarmıştır. Kimse bu noktada 'biz ibaretimizi yapamıyor durumdayız' diyemez. Eğer derse, hakikaten bize karşı bu saygısızlık olur. Kim diyorsa haberim olsun, bizzat ilgileneceğim, bizzat takip edeceğim. Bu kadar açık konuşuyorum.
     



  2. Cevap: Başbakandan Avrupaya Rest: Fransız Türkiye'ye de Fransız kalmış

    Başbakanım şekeri yükselmiş yine galiba ..:)Şeker yükselince vay karşısındakinin haline lafı gediğine oturtuyor..:f118::f118: