Banyoyu İlk Kim Buldu

'Ders notları' forumunda Merve tarafından 20 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. Banyoyu İlk Kim Buldu

    Romalılar döneminde banyo yapmak, bir uygarlık belirtisi sayılıyordu ye bu nedenle hemen her evde bir banyo vardı. M.S. 5. yy’da Roma İmparatorluğu’nun çökmesiyle birlikte, bu güzel alışkanlık Avrupa kıtasında büyükölçüde ortadan kalktı. Öyle ki, 1837′de Kraliçe Victoria, İngiliz İmparatorluğu’nun başına geçtiği zamanlar bile, Buckingham Sarayı’nda banyo yoktu. 1870′li yıllara gelinceye değin, banyo yapmak, insanlar için bir külfet niteliğindeydi. Bazı insanlar,’ara sıra sağlıklı olacağı gerekçesiyle soğuk duş alırlardı. Ama, soğuk suyla banyo yapmalarının asıl nedeni, mutfak sobası üzerinde banyo yapmaya yarayacak kadar su ısıtmanın güçlüğü idi. Üstelik, ısıtılan bu suyun banyo yapılacak yere taşınıp bir tas ya da başka bir araç yardımıyla boşaltılması Rahmeti de vardı. Boyalı galvanize metalden yapılan İlkbanyo ısıtıcıları, başlıca iki tipte üretiliyordu: Yarım banyo ve duşlu banyo. Duşlu banyolarda, suyun bir el pompası aracılığıyla yukarı pompalanması gerekiyordu. Bu yüzden insanlar, bir yandan sabunlanırken, bir yandan da su pompalamak zorunda kaldıkları için çok zorluk çekiyorlardı. Yarım banyolarda ise, insanın ancak oturmasına yetecek küçüklükte küvetler vardı. Bu yüzden, bu kuvetlere “kalça banyosu” da deniliyordu. İçine giren kişi ya dizlerini göğsüne çekmek ya da bacaklarını küvetten dışarı sarkıtmak zorunda idi.

    1880′li yıllardan itibaren, bugün bildiğimiz uzun küvetler ve duş sistemi geliştirildi. Sıcak su kolaylığı sağlandı ve banyolar yeniden yaygınlaştı. Türk hamamları ise, yüzyılımızın başından itibaren rağbet görmeye başladı. Bu hamamlarda, önce buhar banyosu yapılıyor, sonra da keseleniliyordu;. Avrupalılar, bu keseleme işlemini biraz değiştirerek, adına “masaj” dediler. Daha sonra alınan bir ılık duşla, banyo tamamlanmış oluyordu.

    Bugün bildiğimiz saunaların ilk örnekleri ise, 1890′lardan itibaren Fin hamamı adı altında evlere kadar girdi. Her tarafı kapalı bir kutunun içine yerleştirilen bir soba sayesinde, kutu içinde büyük bir hararet sağlanıyordu. Kutunun kapısı dışarıdan açılıyor, içeriye birisi girdikten sonra da yine dışarıdan kapatılıyordu. Bu yöntemin en büyük sakıncası, içeride yanan sobanın tehlikeli bir hal alması durumunda, içerdeki kişinin kaderiyle baş başa kalmasıydı.



    alıntı