Balıkların İskelet Yapısı

'Hayvanlar Alemi' forumunda Elfida tarafından 3 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. balık iskeletinin yapısı nasıldır
    Balık iskeleti nelerden oluşur
    balık iskelet yapısı hakkında bilgi

    Balıkların iskeleti, genellikle kemikten olmakla beraber (Teleostei), bazı tatlı su balıklarında az çok kalsiyum içeren (Acipenseridae) bir kıkırdaktan meydana gelmiştir.

    Diğer omurgalılarda olduğu gibi balıklarda da iskelet sistemi iç ve dış iskelet olmak üzere iki kısımdan ibarettir.

    A- Dış İskelet: Bu iskelet genellikle vücudun dış yüzeyini örten pullar, kemik plaklar, yüzgeç ışınları ve iç iskeletin bir kısmını teşkil eden dermal orijinli kemiklerle deri altındaki zarımsı iskeletten ibarettir. Dış iskelet daima kemikleşmiş veya keratinleşmiş elementlerden yapılmıştır. Burada balıklar için karakteristik olan zarımsı veya membranöz iskelet olup, bu yapı derinin altındaki bağ dokusu tabakasından teşkil edilmiştir. Bu zarımsı iskelet sayesinde bütün vücut kasları, başın hemen arkasından başlamak üzere birçok segmentlere bölünmüşlerdir. Membranöz iskeletin myoseptum adı verilen bağ dokusu lifleri hem kasların birçok bölümlere ayrılmasını sağlamakta hem de deriyi kaslara ve iskelet sistemine sıkı bir şekilde bağlamaktadırlar. Bu iskelet sayesindedir ki balığın vücudundaki her bir kas segmenti kolaylıkla hareket etme imkanı bulmuştur.

    B- İç İskelet: İç iskeletin esas itibariyle 2 kısım halinde incelenmesi uygun olacaktır.

    a) Aksiyal (Eksen) İskelet: Buna eksensel iskelet de denilebilir ve esas itibariyle 3 bölümden meydana gelmiştir.

    1- Baş İskeleti: Kemikli balıklarda baş iskeletini meydana getiren başlıca kemikler burun, göz ve kulak kapsülü bölgelerini koruyan ve solungaçlar gibi organları destekleyen bir seri kemik yaylardan teşkil edilmiştir. Baş iskeletini teşkil eden kemiklerin sayısı oldukça fazladır. Örneğin, bir alabalığın başında 138 parça kemik bulunur.

    2- Omur Şeridi (Notochorda): Sırt ipliği denilen ve omurgalıların esas karakterlerinden birisi olan notochorda baştan itibaren kuyruk ucuna kadar devam eden bir seri omurlardan meydana gelmiştir. Omurga bir taraftan vücudun normal düzlemde durmasını sağlarken diğer taraftan da çizgili kasların ve ekstremitelerin doğrudan veya dolaylı olarak bağlandıkları bir yerdir. Balıkların omurgası amfisel tip denilen ve uçları konkav olan gövde ve kuyruk omurlarından meydana gelmiştir. Omur sayısı balık türlerine göre farklılık gösterdiğinden genellikle türlerin sistematik ayrımında önemli bir diagnostik karakter olarak kullanılabilir.

    3- Kaburgalar: Balıklarda kaburga kemikleri pek çok sayıdadır, hem de gayet iyi gelişmiş bulunmaktadır. Bunlar kaideleri ile omurlara birleşmiş olduğu halde diğer uçları serbesttir. Zira balıklarda, kaburgaların ventral tarafa bağlandığı göğüs kemiği (sternum) mevcut değildir.Bazı teleostlarda (Salmonidae, Esocidae, Clupeidae) esas kaburgaların haricinde, myoseptumlar boyunca uzanan ve ligamentlerle omurgaya bağlanan gayet ince yapılı sekonder kaburgalar da vardır ki bunlar halk arasında kılçık tabir edilir. Kaburgalar daima göğüs bölgesi omurlarına bağlı olarak bulunduklarından kuyruk bölgesinde mevcut değildir.

    b) Apendikular (ekstremite) İskeleti: Buna aynı zamanda yüzgeçler iskeleti de denilebilir ve esas itibariyle çift ve tek yüzgeçlerin omurgaya veya başka vücut kısımlarına bağlanmasını sağlayan kemerlere ait iskelettir. Tek yüzgeçlerden olan dorsal ve anal yüzgeçler Pterigiofor denilen kemik parçalarıyla omurgaya bağlanmaktadırlar. Kuyruk yüzgeçleri ise doğrudan doğruya omurların neural ve hemal spinleri ile desteklenmektedir. Çift yüzgeçlerden olan pektoral ve ventral’ler ise iç iskelete göğüs ve kalça kemerleri ile bağlanmaktadır. Genellikle pektoral yüzgeçler birtakım küçük kemiklerden yapılmış olan göğüs kemeri ile omurgaya doğrudan irtibat sağladığı halde ventral yüzgeçler ise omurgaya doğrudan bağlanmazlar, ancak bulundukları bölgenin kas dokusu içine gömülü olarak bulunurlar.