Bakteri Ve Mantarların Ortak Özellikleri

'Ders notları' forumunda EyLüL tarafından 22 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Bakteri Ve Mantarların Ortak Özellikleri
    Bakteri Ve Mantarların Ortak Özellikleri Nelerdir?
    Mantarlar ve Bakteriler


    Bakteriler ancak güçlü bir mikroskopla görülebilen çok küçük canlılardır. Bu tek hücreli canlıları ilk kez 1680’de Antonie van Leeuwenhoek gözlemlemiştir. Hollandalı bir kumaş tüccarı olan Leeuwenhoek gözlemlenmiştir. Hollandalı bir kumaş tüccarı olan Leeuwenhoek’un en büyük merakı, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük nesneleri kendi yaptığı merceklerle incelemekti. Bazıları bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan bu küçük, ama güçlü mercekler nesneleri 200 kez büyütebiliyordu. Leeuwenhoek bu merceklerle önce durgun bir sudaki küçük hayvancıkları, ardından daha da küçük olan bakterileri görmeyi başardı. Daha sonra kendi tükürüğündeki bakterileri gözlemleyerek şekillerini çizen Leeuwenhoek, böylece yepyeni bir alemi, gözle görülemeyen canlıların dünyasını keşfetmiş oldu.
    Bakteriler ne bitki, ne de hayvandır. Mikroskobun bulunmasından önce yeryüzündeki bütün canlılar bitkiler ve hayvanlar alemi olarak iki büyük gruba ayrılırdı. Bu grupların her ikisiyle de ortak özellikleri olmayan yeni canlıların varlığı anlaşılınca, bütün bu mikroorganizmalar, yani mikroskobik canlılar ayrı bir alemde toplandı. Ama hücrenin içyapısını inceleme olanağı veren çok daha güçlü mikroskopların geliştirilmesinden sonra bütün tekhücreli canlıların aynı yapıda olmadığı anlaşıldı ve yeni bir sınıflandırma gerekti. Bu sınıflandırmaya göre bakteriler, bütün hücreli hayvanların, bitkilerin ve mantarların yanı sıra hayvanlara, bitkilere ve mantarlara benzeyen tekhücrelilerin toplandığı ökaryot (Eukaryotae) üst âleminden ayrı bir prokaryot (Prokaryotae) üst âleminin üyeleri sayılır. Çok daha basit olan prokaryotik bir hücrede, ökaryotlardaki gibi zarla çevrelenmiş gerçek bir çekirdek ve “organel” denen özel işlevli organcıklar yoktur. Böylesine basit tek bir prokaryotik hücreden oluşan bakteriler, bazı bilim adamlarına göre yaşamın başlangıcında yeryüzünde beliren ilk canlılardır.
    Bütün bakteriler son derece küçüktür. 10 bin tanesi yan yana dizildiğinde uzunlukları yaklaşık 2,5 santimetreyi bulur. Gene de bu bakteri dizisini kolay kolay göremezsiniz, çünkü bu minik canlıların çoğu renksizdir. Bu yüzden bakterileri mikroskopta inceleyebilmek için, ortama özel boyalar katarak renklendirmek gerekir. Bakteriler mikroskop altında genellikle küre, çomak ya da spiral biçiminde görünür. Küresel olanlara kok ya da koküs, çomak ya da silindir biçiminde olanlara basil, tirbüşonu andıranlara da spiril denir. Son yıllarda bu üç gruptan başka kare biçimindeki birçok bakteri bazen bir zincir gibi arka arkaya dizilir, bazen de bir üzüm salkımı biçiminde kümelenir. Bazı bakterilerde kamçı denen incecik kıllar vardır; tekhücreli canlı bu kılları bir kamçı gibi sağa sola sallayarak isteği yöne hareket eder. Spiriller ise tıpkı bir tirbüşon gibi döne döne ilerler.
    Bakteriler ikiye bölünerek çoğalır. Eğer ortamda yeterince besin varsa ve bütün koşullar uygunsa, bir tek bakteriden 15 saat içinde 1 milyon bakteri üreyebilir. Ama bu bölünme hep aynı hızla sürmez. Çünkü hem ortamdaki besin bu kadar büyük bir koloniye yetmemeye başlar, hem de bölünme sırasında açığa çıkan asitler bakterilerin üremesini durdurur.