bakmak ve görmek

'Kısa Bilgiler' forumunda polima tarafından 9 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. PENCERE KENARI

    Bu yazıyı okumanız sadece 5 dakikanızı alacak, ve sonunda hayata ve ilişkilere bakış açınız değişecek.!!!
    İleri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.
    Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu,
    ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.
    Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
    Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eslerini, ailelerini, evlerini, islerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırlardı birbirlerine.
    Pencerenin yanındaki hasta, her öğleden sonra oturmasına izin verdikleri saati diğer hastaya pencereden görebildiklerini anlatarak geçiriyordu.
    Diğer hasta hep bir sonraki günü iple çekmeye başladı, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için.

    Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken çocuklar model bot’larını suda yüzdürüyorlardı.
    Genç âşıklar, gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan şehrin silueti görünebiliyordu.
    Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diğer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı.
    Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanındaki adam geçmekte olan bir senlik alayını tarif etti. Diğer adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle.

    Günler ve haftalar geçti.
    Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanın cansız bedeninizle karsılaştı:
    uykusunda, huzur içinde ölmüştü.

    Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı.
    Uygun zaman geçtiğine kanaat getirir getirmez, diğer hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. Hemşire Memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanın rahat olduğundan emin Olduktan sonra onu yalnız bıraktı.
    Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.
    Sonunda, dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yasayabilecekti.
    Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini.
    Pencere, bos bir duvara bakıyordu.
    Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen Harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu.
    Hemşirenin cevabi, ölen adamın kor olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. 'Sanırım seni cesaretlendirmek istedi' dedi.

    Epilog: Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir,
    Kendi durumunuz ne olursa olsun.
    Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan mutluluklar ise İki kati artar.
    Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız,
    sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi paylasın.

    Bu gün bize bir hediyedir.
     


    By_TuaL bunu beğendi.

  2. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan mutluluklar ise İki kati artar.
    Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız,
    sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi paylasın.

    Bu gün bize bir hediyedir.

    bu güzel paylaşımına teşekkürler polima
     



  3. Bu nefis paylaşım için teşekkürler polima..
     



  4. Hayata mutluluk penceresinden bakalım, hayat duygularımızı bastırmamıza izin vermeyecek kadar kısa, bu yaşam da hepimiz için bir kez,farkedin, şükredin, söyleyin; mutluyum.Emeğine sağlık çok güzel bir yazı idi POLİMA:f118:
     



  5. Tebrikler Polima
    Bugün gerçekten bize hediye ve ücretsiz,
    günü madenden çıkardığınız işlenmemiş elmas gibi düşünün çıplak gözle herhangi bir taştan farkı olmaz
    işlerseniz ki buna müzelerde örnekler çok ışıl ışıl elmas olur çokta değerlidir
    (gün)de aynen bu şekilde bence her insan bir madenci ve günü olumlu değerlendire bilenler elmasa sahip
    kör, yürüme engelli olabilir... önemli olan çıkan madeni işleyebilmek (yani günü)
    Sizi tebrik ediyorum güzel bir konu (+Rep) polima
     



  6. Diğer insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir..

    Ne kadar başarabiliyoruz tartışılır :f20:

    Anlamlı bir paylaşımdı, ellerinize saglık Polima :f40:
     


  7. Eco

    Eco


    bu güzel hikayeyi bizimle paylaştığın
    için teşekkürler polima:f118: