BaĞrimizda bİr haİn

'Karışık Şiirler' forumunda nahros tarafından 26 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Yıllardır bağrımızda bir hain elin koru

    Yirmi beş defa yaktı, baskınla şafağa doğru

    Görünce cesareti, görünce hain zoru

    Geri bakmadan kaçtı Kuzey Irağa doğru.



    Meydanlar doldu taştı teröre lanet için

    Herkes Mehmet, Mehmetler hazır şahadet için

    Tek bayrak, tek dil, tek devlet, tek millet için

    Birlikte yürüyoruz yeni bir çağa doğru.



    Yeni, yeni kabuk tutarken gönül yaramız

    Çok acı yaktı bağrımızı ecelin koru

    Yedi onda iki güçle sarsıldı Van'ımız

    ‘'Sevgi apartmanı'' kapandı toprağa doğru.



    Başladı saçma, sapan etnik beyanatlar

    Bölücülük yapmak için mi acı fırsatlar

    Mühim değildi haine enkazdaki hayatlar

    Çekmek istiyordu milleti tuzağa doğru



    Unutup depremle şehitlerin acısını

    Paylaşmaya başladık depremin yarasını

    Büyükler maldan, küçükler harçlık parasını

    Gönderme yarışında kalktık ayağa doğru



    İnanamadık uzun sure gördüğümüze

    Soğuk su serpti acıyla kavrulmuş gönlümüze

    Azra bebek tam anlamıyla bir mucize

    Şükürlerle gönderildi kundağa doğru



    Sırtında ölünün sıcaklığı, soğukluğu

    Dost yapmış mevtayı, korkunun çokluğu

    Yine bulunca hayat denen yokluğu

    Yunusun bakışları şaşkın ışığa doğru



    Babana söylemedik, söyleyemedik Yunus,

    Ama babanın gönlüne çökmüştü ki kâbus

    Sen kendini yorma hiç, dinlen, konuşma, sus

    Yetiş, acilen git hayata, sağlığa doğru.



    ‘'Polise, askere atılan taşlar'' devlete

    Yunusun bakışları sorgudur ihanete

    Anlamak için gerek var'mı hiç kehanete

    Yedi onda iki, örgütte paniğe doğru.



    Farklı, farklı illerden gelmiştiler birçoğu

    Görev yeri değil, evleriydi artık doğu

    Bir yıldız, bir ay, bir güneş yapmaktı her çocuğu

    ‘'Yüz üç Güneş'' gitti sonsuz karanlığa doğru



    Her birinin ayrı ayrı hayat hikâyesi

    Millete hizmetti hepsinin ortak gayesi

    Yedi onda iki'di ölümün çığlık sesi

    Seslenemediler, ses gelen çatlağa doğru



    Vana yardım yapmamak ayıp oldu adeta

    Yerler, gökler yapılan yardımla doldu adeta

    Yedi onda iki haini vurdu adeta,

    Eylemleri her gün daha yalnızlığa doğru.



    Her fırsatta düşman tanıtılan Türk nüfusu

    Vana kuru verdi sevgi, kardeşlik köprüsü

    Paniğe düştü bunu gören hain sürüsü

    Bomba yüklü katırla kalktı atağa doğru



    Nerde olursa olsun Mehmetçik ensesinde

    Sıcak temasa geçildi Kazan Vadisinde.

    Hani cesaret, yaratıkların adisinde

    Parmağını uzatamadı tetiğe doğru.



    Nasıl yakışmış Türk bayrağı taziye evine-

    Su serpmiş, Yasin olmuş terörün alevine

    ‘Oğlum terörist' demek zordu baba diline

    Yutkununca canı gelirdi gırtlağa doğru.



    Osmanlı tokadı sanki babanın sözleri

    Asla devlete düşman yapamazsın bizleri

    Kızarmaz, bozarmaz hainlerin yüzleri,

    Meğili ya kör'lüğe, ya sağırlığa doğru



    Çok kanlı olacaktı hainliğin gereği

    Olmasaydı farkında eğer ana yüreği

    Yıkıldı üç çocuklu bir aile direği

    Sağ kalanın bakışı düştü boşluğa doğru



    Terörden daha kötü yardımı yağmalama

    Safari görüntüleri geliyor aklıma

    Vahşi hayvan desem insana benziyor ama,

    Aklımı yönlendirin siz, düz mantığa doğru



    Yerden gelen afetle yapılar bir bir enkaz

    Zamanla yarışarak bir can, bir nefes için kaz

    Bilmem kaç kat altında yaşama şansı çok az

    Gönder bütün gücünü yirmi tırnağa doğru



    Betonarme sanılmış hep kâğıttan kuleler

    Menfaatimiz için zincirleme hileler

    Kusur bulup da kalem kırmıyor adliyeler

    Bütün deliler gülümsüyor sanığa doğru



    Kürtlerin ata dinidir diyorlar ‘Zerdüştlük'

    Canavarlaştırmış ruhları manevi boşluk.

    Ne Meryem'e, nede Ahura Mazda'ya kulluk

    Amentü ile tek Allah'a kulluğa doğru.



    Barışla, Demokrasi öyle sözle olmuyor

    Barışla, demokrasi öyle sözle dolmuyor

    Barışla, demokrasi hain ruha uymuyor

    Barışla, demokrasi saklı batağa doğru....



    Orhan Afacan