Bademcikler ne zaman alınmalı?

'Hastalıklar' forumunda Destina tarafından 7 Şubat 2009 tarihinde açılan konu


  1. Sık sık hastalanıyorsanız, horlama sorununuz varsa bademciklerin alınmaması faydadan çok zarar getirebilir. Artık çağdaş ve yeni yöntemlerle bademcik ameliyatı ve sonrası çok daha kolay geçiyor.

    [​IMG]

    Bademcik ve geniz etinin, özellikle ilk 3 yaşta boğaz yoluyla gelecek mikroplara karşı savunmada rol oynayan lenfoid doku olduğunu belirten Yorulmaz, "Bademcikler, mikropların vücuda girmesini engellemeye çalışan bir karakol gibidir. Bademciklerin iltihabı özellikle çocukluk çağında sık görülür. Boğaz ağrısı, ateş, yutma güçlüğü, halsizlik, kırgınlık, üşüme, titreme, baş ağrısı ve eklem ağrısı gibi belirtileri vardır. Yalnız her boğaz ağrısı bademcik iltihabını göstermez. Geniz eti ise, her çocukta mevcuttur. Aşırı büyük olduğu zaman, ağzı açık uyuma, horlama, uykuda nefesin kesilmesi, tekrarlayan orta kulak iltihabı ve sinüzit yapar. Bu belirtiler mevcutsa ameliyat gerekir" dedi.


    Bademcik ameliyatının, 2 yıl üst üste 5'ten fazla bademcik iltihabı geçirilmesi, bademcik etrafında apse mevcut olması, bademcik iltihabına bağlı havale geçirilmesi, aşırı büyük olup nefes almayı engellemesi ve tümör şüphesi olması durumunda yapıldığını belirten Arif Yorulmaz, "Geniz eti ameliyatı, yalnız ya da bademcik ameliyatı ile birlikte yapılabilir. Geniz eti ameliyatı genel anestezi altında yapılır. Bademcik ameliyatı ise erişkinlerde isteğe bağlı olarak, genel ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Hastalarımızın en çok bademcik ve geniz eti ameliyatlarında uygulanan teknikler konusunda bizden bilgi istiyorlar. Bu konuda farklı teknikler uygulanır. Diseksiyon yöntemi, klasik ameliyat yöntemidir. Elektrokoter yönteminde ameliyat süresi kısadır. Minimal doku kaybı sağlar. Yüzde 1-2 oranındaki hastada ameliyat sonrası kanama olur. Dezavantajı sıkı olarak ağrı ve yutma güçlüğü yapar. Lazerle ameliyat, bir dönem kullanılmış olmasına rağmen kullanımının çok kolay ve pratik olmadığından ve ameliyat sonrası çok şiddetli ağrı yaptığından son yıllarda kullanılmamaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı.


    Koblasyon yönteminin yeni bir yöntem olduğunu, bu cihazın ucunda verilen tuzlu serumun içindeki sodyum iyonlarının, hücreler arası bağları kırarak 60 santigrat derece sıcaklıkta veya düşük sıcaklıklarda dokuların eritilebileceğini belirten Yorulmaz, "Böylece tonsil yatağındaki kas liflerine ve bu bölgedeki sinir uçlarına daha az hasar verilmiş olur Bu da ameliyat sonrası ağrının daha az olmasını sağlar. Bu cihazla bademcikleri almadan küçültmede sağlanabilir. Son yıllarda sık hastalanmayan fakat normalden büyük olan bademcikler için bu ameliyat yapılmaktadır. Bu cihazla, ameliyatta daha az kan kaybı olmaktadır. Yine bu cihazla horlama cerrahiside yapılabilmektedir. Tüm cerrahi müdahalelerde olduğu gibi ameliyat sonrası bakım çok önemlidir. Boğaz ve kulak ağrısı 12 güne kadar sürebilir. Coblatörle yapılan ameliyatta, ağrı çok daha az olmaktadır. Yutma güçlüğü olabilir. Bu nedenle yumuşak, ılık ve sulu gıdalar 10 gün süreyle verilir" dedi.