Babalar günü ile ilgili yazılar

Konusu 'Babalar Günü' forumundadır ve ZeuS tarafından 26 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeuS

    ZeuS Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2008
    Mesajlar:
    6.867

    Babalar günüyle ilgili yazılar, Babalar günü yazıları


    Babalar günü nedir?

    Anneler Günü kadar eski olmasa da Babalar Gününün de bir geçmişi var.

    Bazı tarihçiler, Babalar Gününün Antik Roma'da bile kutlandığını belirtiyor.

    Bazı araştırmacılar tarih belirtmezken Babalar Gününün Batı Virginia'da ortaya çıktığını savunuyor.
    Batı Virginia'da yaşayan John Dowdy'nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediği söyleniyor.

    Diğer araştırmacılar ise 1910 yılında Washington'daki John Bruce Dodd'un 6. çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart'a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyor. Dodd, anneler günü kutlanırken babalar gününün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş. Hemen babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın babalar günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış. Ama bu çalışmalar bir sonraki yılın 19 Mayıs'ına kadar sürmüş.

    Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'ın Spokane şehrinde kutlanmış. Daha sonra diğer eyaletlere yayılmış. Ancak Babalar Günü resmi olarak 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge'in desteğiyle kutlandı. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımladı.

    Babalar Günü Mesajları

    * Baba sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Tanrı da senin mutluluk ışığını söndürür. "Hz.Muhammed"

    * Babacığım seni çok seviyorum. İyi ki varsın,iyi ki yanımdasın,iyi ki babamsın. Babalar gunun kutlu olsun...

    * Babanın erdemlerı cocuklarının servetıdır.

    * Babanın mirasını mı istiyorsun? Bilgisini öğren. Onun parasını hemen harcayabilirsin.

    * Babanın rolu, yuz ogretmenınkıne bedeldır.

    * Bana yaptığın dünyadaki en büyük iyilik bana dünyanın en iyi örneği olmandır. Babaların en iyisi, bu gün sadece senin...

    * Bana yaptığın dünyadaki en büyük iyilik bana dünyanın en iyi örneği olmandır. Babaların en iyisi, bu gün sadece senin...

    * BIR BABA, KENDI MUTLULUGUNDAN COK, COCUKLARININ MUTLULUGU ILE MUTLU OLUR.

    * Bir adam yaşlandığını anlar, çünkü babasına benzemeye başlar. "Gabriel Garcia Marquez"

    * COCUKLUK CAGINDA BABA KORUMASINDAN DAHA GUCLU BIR IHTIYAC DUSUNEMIYORUM.

    * Çok sevdiğim canım babacığıma kucak dolusu sevgilerimi sunar, Babalar gününü kutlarım.

    * Dünyanın en yakışıklı babasına, seni çok seviyoruz, babalar günün kutlu olsun..!

    * Hayatın anlamı ve tüm güzelliklerini öğreten adam, benim sevgili babam. Babalar günün kutlu olsun...

    * Hayatın anlamı ve tüm güzelliklerini öğreten adam, benim sevgili babam. Babalar günün kutlu olsun..!

    * Her zaman söylemesem de biliyorum aslında babamın onu ne kadar çok sevdiğimi bildiğini.. Ve ben ne kadar karışık cümleler yazsam da hepsini deşifre edebileceğini.. Çünkü o benim BaBaM..

    * INSAN BABASINA BORCLU OLDUGU SAYGIYI, ANCAK BABA OLUNCA DUYAR.

    * İlk adımlarımı atarken ellerimden tutuyordun. Şimdi fark ediyorum ki babacığım, ellerimi hiç bırakmamışsın. Babalar günün kutlu olsun...

    * Koklanacak gül, açılacak gonca, yaşanacak hayat ve alınacak nefes olan sevgili babam. İkliminden tasasızlık, sevginden cesaret ve gözlerinden esaret aldığım günleri hep yaşamak isterim.

    * Mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sevgisini her zaman üzerimde hissettiğim dün de bugün de yarın da hep yüreğim kadar yakınımda olan babacığım. Seni Çok Seviyorum...

    * Sen güçlü bir çınar gibisin.. Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim.. Çünkü bana hep güç verirsin.. Babalar günün kutlu olsun...

    * Sen güçlü bir çınar gibisin.. Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim.. Çünkü bana hep güç verirsin.. Babalar günün kutlu olsun...

    * Sen güllere özenme güller sana özensin. Üzme tatlı canını sen güllerden güzelsin. Özgürlük kadar özel güller kadar güzelsin. BENİM GÜZEL BABACIĞIM

    * Üzerime sabır tohumları ekip sevgiyle suladığun gülünün bilmeni istediği bir şey var. Seni Çok Seviyorum. .
    * Üzerine sabır tohumu ekip sevgiyle suladığın gülünün bilmeni istediği bir şey var. SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM BABACIĞIM.

    * Ateşin yaktığından, Güneşin hareket ettiğinden, gerçeğin bir yalan olduğundan kuşkulan fakat benım seni sevdigimden asla kuşkulanma babacığım, babalar günün kutlu olsun.

    * Dünyadakı çıçeklerın en güzelı güldür güllerın en güzelı ıse sen günün kutlu olsun babacığım.

    * Gelıncıklerın en sadesıne papatyaların en güzel kokanına güllerın en güler yüzlüsüne babaların en sevgılısıne babalar gününüzü bır kez daha kutluyorum.

    * Koklanacak gül açılacak gonca yaşanacak hayat ve alınacak nefes olan sevgılı babam ıklımınden tasasızlık sevgınden cesaret ve gözlerınden esaret aldığım günlerı hep yaşamak ıstıyorum.

    * Mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sevgısını her zaman üzerımde hıssettığım dün de bügün de yarın da hep yüreğım kadar yakınımda olan babacığım senı çok sevıyorum.

    * Sen Allaha dılenen dılek göklere uzanan ellerımsın sen gözümden süzülen yaş düşüncem hasretımsın. Sen anlatmak ısteyıpte anlatamadığım, kelımelerle ıfade edemedığım bırıcık babamsın.

    Yakınınızda ya da uzaklarda, Babanıza bugün sesinizi duyurun.Tüm babaların ve baba adayların bu özel günü kutlu olsun.:f63:
     
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525
    Cevap: Babalar günü ile ilgili yazılar

    Babalar günü ile ilgili yazı - yazılar


    Bir efsanedir onlar Çocukları için bambaşkadır "Baba"kelimesinin anlamı. Düştüğünde
    Anne diye bağıran çocuk arkasından babasının koşup geleceğini ve onu yerden kaldıracağını bilir daima. Ona duyduğu güvenle adım atar çok zaman. Bilir ki başı sıkıştığında babası arka çıkacaktır ona.

    Anne her zaman baş tacımız baba ise gönül yoldaşımızdır. Annemiz duygusallığımız babamız mantığımızdır. Özellikle kız çocukları için baba kelimesinde çok özel anlamlar saklıdır. Bir kızın sevdiği ilk adamdır ve bundan sonra tanıyacağı tüm erkekleri babalarının özellikleriyle karşılaştıracaktır.

    Sevginin anlamı bu gün. Babalarımızın günü "Bıyıkları henüz yeni terleyen ya da baba olmanın heyecanını çoktan yaşamış içimizin gülen yüzleri babalarımızın günü. Onlarla olmanın tadını çıkarabileceğimiz güzel bir gün avantajı belki de."

    Doğumumuzu heyecanla bekleyen, dünyaya gelişimizle birlikte büyük sorumluluklar yüklenen ve bu durumdan hiçbir zaman şikâyet etmeyen; aksine bütün çabalarını severek yerine getiren "anımız babalarımızın" günü kutlu olsun. Bizim için yaptığı tüm fedakârlıklarda tek istekleri bizim mutluluğumuz, bir tek gülüşümüz, hayata karşı zaferlerimiz hiç kuşkusuz.

    Hayatta bizi en çok seven iki kişiden biri, babalarımızın gözyaşları çok nadir akar. Kızını gelin eden ya da oğlunu askere uğurlayan babanın gözlerinde gördüğümüz ıslaklık bizi de duygusal yapar. Arkamızda vara yoğa ağlayan annelerimizden çok babalarımızın titrek elleri, konuşan bakışları, nemli gözleri kalır ardımızda. Daha çok içleniriz ağlayan bir baba gördüğümüzde.

    Ve bir baba daima en uzağa bakar. Dalar gider çoğu zaman. Neyi düşündüğünü sorduğumuzda susar. Ya tahmin etmemizi bekler ya da zamanla onu anlamamızı. Hep bir sorumluluğu vardır bizim üzerimizde. Kaç ayrı çocuk, o kadar sayıda omuzlara biriken ağırlık. Bu ağırlık sayesinde bir neşelendiği olur bir hüzünlendiği.

    Her zaman bizi saran sevgisi vardır üzerimizde, bizi koruyan, kollayan. Ne yapsak bizi bırakmayacağının güveni içimize dolan. Bazen en iyi arkadaşımız bazen kalp kırıklarımız. Ama her koşulda kalp atışlarımız. Güçlü, kararlı, sert bakışlı, koruyucu, güvenilir tanıdığımız ilk adam. Dünyaya geliş sebebimiz olduğunuz için binlerce kez teşekkürler.
     
  3. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525
    Cevap: Babalar günü ile ilgili yazılar

    Babam Seyrediyor


    Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu. Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı. Genç, okulun futbol takımındaydı. Takımdaydı ama, ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği nedeniyle hocası ona bir türlü maçlarda görev vermiyordu. Bu yüzden, her maçta yedek kulübesinde oturuyordu. Buna rağmen, babası hiçbir maçı kaçırmaz ve hep ayağa kalkıp tezahürat yapardı.

    Liseye girdiğinde sınıfının en sıska öğrencisiydi gencimiz. Fakat babası onu hep futbol oynamaya teşvik etti; bununla birlikte, istemezse oynamayabileceğini de belirtti. Delikanlı futbolu seviyordu ve takımda kalmaya karar verdi. Her idmanda elinden geleni yapıyor ve takımın as oyuncularından bir olmaya çalışıyordu. Bütün lise hayatı boyunca hiçbir idmanı veya maçı kaçırmadı. Ama sürekli yedek kulübesinde oturmaktan kurtulamadı. İnançlı babası her zaman ki gibi tribünlerde yerini alıyor ve oğlunu destekleyici tezahüratlarda bulunmaya devam ediyordu.

    Genç, üniversiteye başladığında futbol onun için önemini kaybetmeye yüz tuttu, ama yine de elinden geleni yaptı. Herkes onun okul takımına giremeyeceğinden emin olsa da, bunu başardı. Takımın antrenörü onu listeye dahil ettiğini, çünkü her idmanda yüreğini koyduğunu ve takımın diğer üyelerini de şevke getirdiğini itiraf etti. Takıma girebildiği haberi onu o denli heyecanlandırdı ve sevindirdi ki, soluğu en yakın telefon kulübesinde aldı ve babasına müjdeyi verdi. Onun bu mutluluğunu paylaşan babası, kendisine maçların sezonluk biletlerini göndermesini istedi.

    Üniversitedeki dört yıl boyunca hiçbir idmanı kaçırmayan genç, ne yazık ki hiçbir maçta oynayamadı. Futbol sezonunun sonlarına doğru, büyük bir eleme maçının idmanı için sahaya çıkmaya hazırlanan gencin yanına, elinde bir telgrafla antrenörü geldi. Delikanlı telgrafı okuyunca ölüm sessizliğine büründü. Güçlükle yutkunarak hocasına şunları söyleyebildi: "Bu sabah babam ölmüş. İzninizle bugünkü idmana gelmesem?" Hocası kolunu şefkatle omzuna doladı ve "Bu hafta dinlen evlat" dedi, "cumartesi günkü maça gelmeyi de aklından geçirme. "

    Cumartesi geldi çattı, ama okul takımının durumu hiç de iyi değildi. Maçın sonlarına doğru, bir kişi soyunma odasına sessizce girdi, formasını ve futbol ayakkabılarını giyip saha sahanın kenarına çıktı. Babası ölen ufaklıktı bu! Antrenör ve oyuncular azimli arkadaşlarını bu kadar kısa sürede tekrar aralarında görmekten dolayı son derece şaşırmışlardı.

    Hocasının yanına giden genç "Lütfen izin verin oynayayım" dedi. "Bugün oynamak zorundayım. " Hocası önce onu duymamış gibi davrandı. Böylesine zor bir eleme maçında takımın en kötü oyuncusunu sahaya çıkarmasına imkan olmadığını düşünüyordu. Ama genç o kadar ısrar etti ki, sonunda ona acıyan hocası razı oldu: "Pekala oyuna girebilirsin. "

    Gencin oyuna girmesinin üstünden çok geçmemişti ki, hem hoca, hem oyuncular, hem de maçı izleyenler gördüklerine inanamadılar. Daha önce hiç oynamamış olan bu meçhul ufaklığın her hareketi harika, attığı her pas isabetliydi. Karşı takım oyuncuları onu durduramıyordu. Koşuyor, pas veriyor, savunmaya yardım ediyor ve maçın yıldızı olarak parlıyordu. Sonunda, gencin takımı aradaki farkı kapattı, nihayet atılan bir golle de beraberliği yakaladı. Ve son saniyelerde ufaklık topu tek başına sürükleyip herkesi geçti ve galibiyet golünü attı. Maç bitmişti. Okulunun taraftarları sevinç çığlıkları atıyor, arkadaşları onu omuzlarında taşıyordu.

    Seyirciler tribünü terk ettikten, oyuncular duşlarını alıp soyunma odasını boşalttıktan sonra, takımın hocası gencin köşede tek başına sessizce oturduğun fark etti. Yanına gidip inanamıyorum. Bugün bir harikaydın" dedi. "Sana ne oldu, bunu nasıl yaptın, anlat bana! ".

    Genç hocasına baktı, gözlerine yaşlar doldu ve şöyle dedi:

    "Babamın öldüğünü biliyorsunuz. Peki onun gözlerinin görmediğini biliyor muydunuz?". Delikanlı zorlukla yutkundu, gülümsemeye çalıştı: Babam bütün maçlarıma geldi, çünkü görmediği halde beni desteklemek istiyordu. Ve ilk defa bugün beni oynarken görebilirdi. Ben de bu fırsatı kullanmak ve oynayabildiğimi ona göstermek istedim.
     
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525
    Cevap: Babalar günü ile ilgili yazılar

    Babalık Mucizesi


    Baba doğulmaz, olunur. Çünkü baba ile bebek arasında, anne ile bebek arasında ta en başından beri olan fiziksel bağ eksiktir. Bebek daha doğduğu zaman annesinin kokusunu bilir. Onun sıcaklığını arar. Ama baba onun için adeta bir yabancıdır. Baba için de bebek yabancıdır. Onun hareketlerini anne gibi hissetmemiştir. Onu kanıyla canıyla beslememiştir.

    Babayla bebeğin ilişkisi gerçek anlamda bebek dünyaya geldikten sonra başlar.

    Anneyle bebeğin ilişkisi biraz içgüdü ile, çokça da beslemenin, uyutmanın, sürekli kucak kucağa olmanın yardımıyla doğal ve engellenemez bir şekilde gelişirken, babayla bebeğin ilişkisi daha çok emek ister. Babanın emeğini. Çünkü babalık annelik kadar biyolojik, annelik kadar olağan değildir.

    Baba olmayı başarabilmek, anne olmayı başarabilmekten daha zor olduğu için. Babalık, annelik kadar, anneyle bebeğin arasında olduğu kadar fiziksel bir yakınlığa dayanmadığı için. Babalık annelik kadar doğal olmadığı için. O yüzden bence babalık annelikten daha büyük bir mucizedir.


    Çocuğun Gözünde Baba



    "4" yaş: Babam her şeyi biliyor.

    "5" yaş: Babam çok şeyi biliyor.

    "6" yaş: Benim babam, senin babandan daha çok şey biliyor.

    "8" yaş: Babam galiba bazı şeyleri biliyor.

    "10" yaş: Babamın gençliğinde, her şey çok farklıymış.

    "12" yaş: Aslında, babam bu konuda hiçbir şey bilmiyor.

    "14" yaş: Babama kulak asma! O, artık çağ dışı kaldı.

    "21" yaş: Babam mı? Aman Tanrım! O, hiçbir şeyden anlamaz.

    "25" yaş: Babam bu konuda az da olsa bir şeyler biliyor. Ama o yaştaki insanın bu konuda bir şeyler bilmesi normal zaten.

    "30" yaş: Bu konuda babamın fikrini alsak iyi olur. O kadar deneyimli ki...

    "35" yaş: Babama sormadan hiçbir şey yapmasam iyi olacak.

    "40" yaş: Acaba babam bu konunun nasıl üstesinden gelirdi? Ne kadar akıllı ve deneyimli bir insandı.

    "50" yaş: Babamın yanımda olması ve bu konu hakkında fikir vermesini çok isterdim. Onun ne kadar akıllı olduğunu hiç takdir etmemişim. Oysa, ondan çok şey öğrenebilirdim. Meğer babam her şeyi biliyormuş.
     
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525
    Cevap: Babalar günü ile ilgili yazılar

    Babalar Günü ile ilgili Yazı - Keşke Babacığım -

    Varlığımın dünyaya intikaline sebep olan rahmetli babamın babalar günü kutlu olsun…

    Kendisini gerçek anlamda tanıdığım sanırım 8-9 yaşlarımdır

    O zamana kadar pek algılayamadığım daha doğrusu BABA olarak neler beklediğimi bilmediğimdi

    Çocukluk döneminden çıkıp gençlik dönemine doğru gidiş de ise bana ters gelen onun bir sürü sertlikleri tabuları prensipleri vardı

    Olgunlaşmaya başladığım zaman artık o yaşlanıyordu ve ben ne kadar çok yanıldığımı yargılarımda ne kadar anlamsız sertliklerim olduğunu kavrıyordum ancak vakit çok ilerlemişti

    Babamla annemle olduğum kadar hiç yakın olamadım onu çok sevdim ama asla gösteremedim o da gösteremedi biliyordum ki hepimizi çok severdi ama ifadesi yetmiyordu belki de o da benim gibi beceremiyordu…

    Ben 45 yaşıma geldiğimde babam bu dünyaya veda etmek üzereydi yıllarca sarılıp öpemediğim sevgimi hep az az gösterebildiğim canım babam artık gidiyordu…

    Ona sarılıp kocaman kocaman öpmem sadece gidişine 2 gün kala gerçekleşti, ne kadar sıcak ne kadar güzel bir duyguymuş…

    Bir daha yaşayamayacağım ömrümce ertelediğim yada cesaret edemediğim bu sevgi selini vedalaşmak hakkım olarak kullandım

    Keşke çok daha öncelerden bunu becerebilseydim keşke çok daha evvel onu yargılamayı bırakıp yakınlaşsaydım

    Yapamadım…

    Ben babama sen benim en iyi arkadaşımsın da diyemedim

    Şimdi benim de çocuklarım var onlar babalarını beni yargılamadan eleştirmeden seviyorlar ve en güzeli de hayatlarında ne annelerine ne de babalarına sevgi de eksik kalma hissini yaşamayacaklar

    Onlar bunu öğrendiler ben öğrenemeden babamı kaybettim

    Onu kaybettiğimde sırtımı dayadığım dağ devrildi ben altında kaldım sanki, bir daha ne o dağ olacak ne de ben yaslanabileceğim, sahip olduğum zamanı gereğince kullanamadım

    Şimdi keşke bir daha şansım olsaydı diyorum ama dilim bunu söylerken gözlerimden boşalan yaşlar diyor ki;

    Kaybettiklerin için göz yaşı dökme KEŞKELER bu güne faydası olmayan anlamsızlıklardır…

    Tüm babaların babalar günü kutlu olsun..

    Sevinç İnal ​