B İle Başlayan Atasözleri

'Atasözleri ve Deyimler' forumunda zamaneanne tarafından 5 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. B Harfi İle Başlayan Atasözleri


    B Harfindeki Atasözleri



    Baba koruk (ekşi elma, erik) yer, oğlunun dişi kamaşır.

    Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana.

    Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.


    Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun).

    Bağla atını, ısmarla Hakk`a.


    Bağlı koyun yerinde otlar.


    Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

    Bakmakla usta olunsa, köpekler (kediler) kasap olurdu.

    Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

    Balık baştan avlanır.

    Balık baştan kokar.

    Balta değmedik (girmedik) ağaç (orman) olmaz.

    Bal tutan parmağını yalar.

    Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa.

    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

    Baskın basanındır.

    Başa gelen çekilir.

    Başa gelmeyince bilinmez.

    Baş başa bağlı, baş da şeriata.

    Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.

    Baş dille tartılır.

    Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın.

    Baş kes, yaş kesme.

    Baş nereye giderse ayak da oraya gider.

    Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.

    Bedava sirke baldan tatlıdır.

    Belâ geliyorum demez.

    Beleş atın dişine (yaşına, yularına, dizginine) bakılmaz.

    Besle, büyük danayı; tanımasın anayı.

    Besle kargayı, oysun gözünü.

    Beş parmağın beşi bir değil (olmaz).

    Beterin beteri vardır.

    Bıçağı kestiren kendi yüzü suyu, insanı sevdiren kendi huyu.

    Bıçak sapını kesmez.

    Bıçak yarası geçer (onulur), dil yarası geçmez (onulmaz).

    Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır.

    Bilinmedik aş ya karın ağrıtır, ya baş.

    Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıp.

    Bin bilsen de bir bilene danış.

    Bin dost az, bir düşman çok.

    Bin merak bir borç ödemez.

    Bin nasihatten bir musibet yeğdir.

    Bin ölçüp bir biçmeli.

    Bir ağızdan çıkar bin ağıza yayılır.

    Bir ahırda at da bulunur, eşek de.

    Bir başa bir göz yeter.

    Bir bulutla kış olmaz (Bir çiçekle yaz gelmez).

    Bir çöplükte iki horoz ötmez.

    Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.

    Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin görmesin.

    Bir elin nesi var iki elin sesi var.

    Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.

    Bir günlük beylik, beyliktir.

    Bir insanı tanımak için ya alış veriş etmeli, ya yola gitmeli.

    Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.

    Bir koyundan iki post çıkmaz.

    Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur (vardır).

    Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

    Bir selâm bin hatır yapar.

    Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge.

    Bir sürçen atın başı kesilmez.

    Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.

    Bol bol yiyen, bel bel bakar.

    Borç iyi güne kalmaz.

    Borçlunun yalımı alçak olur.

    Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.

    Borçtan korkan kapısını geniş (büyük) açmaz.

    Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.

    Borç yiğidin kamçısıdır.

    Bostan yeşil (gök) iken pazarlığa oturulmaz.

    Boş çuval ayakta (dik) durmaz.

    Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.

    Boş torba ile at tutulmaz (Boş torbaya eşek gelmez).

    Boynuz kulağı geçer (Boynuz kulaktan sonra çıkar ama kulağı geçer).

    Böyle gelmiş böyle gider.

    Bugün bana ise yarın sana.

    Buğday başak verince orak pahaya çıkar (kıymete biner).

    Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa düşmeyince.

    Buğdayın yanında acı ot da sulanır.

    Bükemediğin eli öp.

    Bülbülü altın kafese koymuşlar, “ah vatanım” demiş.

    Bülbülün çektiği dil (i) belâsıdır.

    Büyük balık, küçük balığı yutar.

    Büyük başın derdi büyük olur.

    Büyük lokma ye (de), büyük söz söyleme.