Azıcık Mola

'Masallar ve Hikayeler' forumunda NURDİN tarafından 25 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Mola" diyorum evet

    Azıcık durun ve sakinleşin hadi..

    Tüm geçici gündemleri, koşturmaları bırakın!

    Azıcık nefeslenin ve kalıcı gündeme odaklanın;

    Nice zamandır ihmal ettiğiniz kendinize, sevdiklerinize dönün..

    Ve ara verip hayata, hayat bulun Bulalım inşaALLAH..

    Bugün hayatın içinden, en gerçeğinden çocuklarlayız buyrun...

    [​IMG]

    Çocuklaşan büyüklere bayılıyorum ben

    Çocuklarıyla oynayan anne-babalara..

    Çocuklarla oynayan büyüklere..

    Çocuklara değer verip, onlarla "büyüklermişcesine" konuşanlara..

    Çocuklaşanlara..

    Bayılıyorum.. İyi ki varlar onlar..

    Çünkü malum çocuklaşmadan, çocuk yüreklerine ulaşamaz insan..

    Ve zamanımızda maalesef, çocuklaşan anne-babalar ve dahi büyükler çok azaldı:(

    Duygu zenginliğinden geçiyor elbet çocuklaşmak..

    Ama şimdi toplumda tek değer hükmü olan para ve paraya ulaşma yolları, siyaset, tv vs. vs. çeker oldu büyükleri..

    Eskitmeyin yüreklerinizi ey büyükler! Çocuklaşın Gülücük

    Çünkü çocuklar hep saf..Hep temiz, Hep umutlu..

    Hep güleryüzlü..Hep yalansız dolansız..

    Hep hilesiz..Hep..Hep..
    ...

    Büyüklerse tam tersi.

    Hiç büyümeyelim hiç eskitmeyelim yüreklerimizi..

    Ee sizler de oynuyor musunuz çocuklarla?

    Çocuklaşan, daha doğrusu içindeki çocuğu öldürmeyen büyüklere selam olsun

    [​IMG]

    Seni bizim eve götürsem gelir misin?....

    Sosis yapsam yer misin?

    Ayy ayy ne tatlı şeysin öyle Yerim seni yerim

    Böyle bir reklam vardı eskiden televizyonlarda, beğeniyle izlediğim
    Var mı şimdi de, bilmiyorum..Çok hoştu

    Tam yakalamışlar vurucu noktayı..

    Hani bizde, hep büyükler, bir çocuk gördükleri zaman;

    -Benim oğlum-kızım olur musun?

    -Seni bize götüreyim

    -Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?

    -Yerim seni çok tatlısın vb. gibi garip garip sorular sorarlar hep

    Nedense

    Yahu çocuk niye gelsin sizin eve?

    Neden senin çocuğun olsun?

    Neden "anneyi mi, babayı mı?" şeklinde bu zor tercihe takılsın kafası?

    Bazı siyasetçi çocuklar da yok değil ha Böyle sorunca;

    -Seni diyorlar.. Artık o an üstte-başta ne varsa topluyorlar tabii

    Çocuklar küçük yaşlarda somut-soyut ayıramadıkları için, her soruyu gerçek sanıyor, korku ve endişeyle, biraz da şüpheyle bakıyorlar sorana..

    Eve ilk gelenlere, yabancılara yaklaşamamaları, ısınamamaları belki de bu yüzden

    Sahiden onların çocuğu olacağını, onu yiyeceklerini vb. zannediyor belki garibim

    Neden böyle yapıyor, can sıkıyor bu büyükler peki?

    Belki de çocuğun seviyesine inemeyecek kadar, içlerindeki çocuğu öldürmüş büyükler bunlar kimbilir..

    İşte reklamda, ustaca buna göndermeler yapılıyor anlayana

    Hoş

    Çocuklarımızın şu sıkıcı büyüklerin "garip" sorularından kurtulmaları dileğiyle

    [​IMG]

    Herkes Okusun

    Bugün ne yapın biliyor musunuz?..

    Gece çocuğunuz -çocuklarınız uyuduğunda, yavaaşça girin odalarına..

    Elinize yumuşak uçlu-mürekkepli bir de kalem alın..

    Ve.. Eline �seni seviyorum" � yazın..

    Gül kokulu öpücüklerle çıkın odadan..

    Bırakın gün boyu taşısın, sizi ve yüreğinizi..

    Demeyin, "başka yolu yok mu sevgiyi göstermenin?" Olmaz mı? Çook..

    Bu onlardan sadece biri, en basiti belki de..

    Onlar anlar merak etmeyin..

    Çocuklar sürprizlere bayılırlar, her çocukça yürek gibi..

    Yeter ki sevginizi göstermeyi bilin..

    Saklamayın yüreğinizi, öpücüklerinizi, gülüşlerinizi, sözlerinizi..

    Sakınmayın sevginizi..

    Hadi bugün uygulayın Gülücük

    Hem biliyor musunuz, cennette bir köşk varmış, oraya sadece çocukları sevindirenler girecekmiş..

    Ve; Her çocuğunu öpüşünde anne-baba, 10 sevab yazılırmış..

    Ve; Sevenin sevdiğini bildirmesinde ecir varmış..

    Bunlar, hadis mealleri ve bu işin öteler dökümü

    Çünkü malum insanoğlu bir gariptir,

    Ne yaparsa illa neticesini görmek-bilmek ister..

    Hep cennet hesaplarındadır, ibadetlerinde bile mesela..

    Halbuki bilse:

    O'na hesapsız varsa,

    O'nu razı etse, zaten cennetler onundur.

    "Bana seni gerek seni.." söylemiyle yola çıkmalı insan..

    Beşeri sevgilerde de durum aynı..

    İnsan beklentisiz sevmeli.

    Beklentiler, boğar-tutsak eder insanı, mutsuz kılar..

    Tıpkı bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevmeli insan.

    Anne beklentisiz sever. Hep verir, almayı hiç düşünmeden..

    Çünkü ona yansıyan Vedud'tur O'ndan..

    Beklentisiz sevmek özgür kılar insanı, ötelere taşır. Ufuklar açar..

    İşte onun için annenin hakkı 3 tür babaya karşı

    Neyse.. Sözü fazla uzatmadan, hadi deneyin bakalım bugün:

    Çocuğunuzun koluna "seni seviyorum" yazın..

    Beklentisiz sevin..

    Cennet planları yapmadan,

    Sadece O dedi diye, O'nu razı etmek için ibadet edin..

    Yani:

    Özgür kılın kendinizi, ötelere uzanın.

    muhabbetle efendim




    Ayşe REŞAD
     


    YAREN ve Wish bunu beğendi.

  2. okurken çok duygulandım abi güzel yüreğine sağlık mükemmel cümleler
     



  3. çok güzel bir yazıydı evet çocuklarımızla yeterince vakit geçirebiliyormuyuz ne dersiniz
    emeğinize sağlık yazanında kalemine yüreğine sağlık daha güzel bir anlatım olmazdı :f118::f118:
     



  4. Yazı ilk başta gözüme epey uzun gözüktü ama okumaya başlayınca bir solukta okuyuverdim. Hem anlatılmak istenen hem de anlatım dili harikaydı. Okurken gözümün önüne hem çocukluğum hemde çocuğum geldi. Tabiki her ebeveyin çocuğunu sever.Önemli olan o sevgiyi gösterebilmekhissettirebilmektir. :f40:

    + r e p abi.
     



  5. Çok güzel bir yazıydı zevkle okudum Nurdin yüreğinize sağlık..Bu güzelilliğe + rep te benden..teşekkürler..
     



  6. sevgilerimizi göstermek dileğiyle