Aynüzzeman Cemaleddin-İ Geylani Kimdir

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 15 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Aynüzzeman Cemaleddin-İ Geylani Hayatı
    Aynüzzeman Cemaleddin-İ Geylani Biyografi

    Aynüzzeman Cemaleddin-İ Büyük velilerden. Doğum tarihi ve yeri belli değildir. On ikinci asrın sonlarında Kazvin'de vefat etti. Faziletler ve kerametler sahibi, son derece alim, yüksek bir zat idi.

    Aynüzzeman Cemaleddin-İ Necmeddin-i Kübra hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunmak üzere, ilk defa memleketinden ayrılarak yola çıkacağı zaman, kendisine lâzım olur düşüncesiyle, kütüphânesinde bulunan, çeşitli ilimlere dair kitapları alıp götürdü.

    Uzun yolculuk esnasında, bir gece rüyasında Necmeddîn-i Kübra hazretlerini gördü. Kendisine Ey Geylicik Yükünü bırak da gel diyordu. Uyandığında, kendisinin dünyâlık bir şeyi bulunmadığını, dünyalık toplayacak hâli de olmadığını düşünerek, üstâdın rüyâda kendisine böyle söylemesinin hikmetini anlıyamadı. İkinci gece yine aynı rüyâyı gördü. Uyandığında bu sözün mânasını daha fazla merak etti. Üçüncü gece rüyâsında yine aynı şeyi söyleyince Ey efendim! Yüküm nedir diye suâl etti. Toplayıp getirdiğin kitaplar. buyuruldu. Uyandığında, bu kitapların hocasından istifade etmesine mâni olacağını anlayıp, hepsiniCeyhun Nehrine attı. Necmeddîn-i Kübra'nın huzûruna vardığında, kendisine; "Ey Cemaleddîn! Eğer o kitapları nehre atmasaydın, bizden istifâde edemezdin.buyurdu. Cemâleddîn söz dinleyip kitapları nehre attığı için çok sevindi. Hocasının dergâhında kırk gün kalmakla çok yüksek derecelere kavuştu. Kırk gün sonra hocası ona tarîkat hırkası giydirip, Aynüzzeman, zamanın gözbebeği ünvânını verdi.

    Aynüzzeman Cemaleddîn hazretleri, Kazvin'de otururdu. Herkes, nûr saçılan sohbetlerinden istifade etmek için, her taraftan akın akın yanına koşardı. Kazvin'de kendisinden istifâde eden, sohbetlerine koşan birçok talebesi bulunmakla berâber, uzak memleketlerde de talebeleri vardı. Şîrâz pâdişâhı da bu talebelerden idi.

    Bir zaman Kazvin'in ileri gelenlerinden bir kimse, Şiraz'a göç etmek istedi. Bu kimse, gideceği yerin padişâhının, Cemâleddîn hazretlerinin talebelerinden olduğunu biliyordu. Bunun için Cemâleddîn hazretlerine gelerek, Şîraz pâdişâhına, oraya gittiği zaman kendisine kolaylık göstermesi için bir mektup yazması ricâsında bulundu. Cemâleddîn, kağıt-kalem istedi. Getirdiler. Kâğıdın üzerine, "Bal ve Raziyâne (Dere otu cinsinden bir nevi ot adı yazdı.