Ayıların Erimeyen Kemiklerindeki Mucize

'Hayvanlar Alemi' forumunda aynsem tarafından 16 Ekim 2008 tarihinde açılan konu


  1. Canlılar uzun süre kemiklerini yani ayaklarını veya ellerini kullanmazlarsa bu uzuvlarda erime meydana gelir. Normal koşullarda bu durumun kış uykusuna yatan canlılarda da meydana gelmesi gerekir. Ancak siyah ayılar üzerinde yapılan bir araştırma, bu canlıları aylar süren kış uykularında kemik dejenerasyonuna karşı koruyan bir sistemin varlığını ortaya çıkardı. Bu çalışma aynı zamanda, fiziksel aktivite eksikliği durumunda hızla kemik hücresi kaybı yaşayan insanların tedavisinde yeni yöntemler için ilham kaynağı oluşturdu.

    Houghtan’daki Michigan Teknoloji Üniversitesi’nden Seth Donahue liderliğinde bilim adamları, üç ila beş aylık kış uykusu boyunca belirgin bir kemik kaybına uğramayan Ursus americanus türüne ait ayıların kemik gelişimini gözlemlediler. (Seth Donahue et. al, “Bone formation is not impaired by hibernation (disuse) in black bears Ursus americanus” The Journal of Experimental Biology, 1 Aralık 2003, vol 206, sf. 4233) Araştırmacılar bunun için beş adet ayının kemik metabolizmasıyla ilgili genlerindeki açılıp-kapanmalar üzerinde odaklandılar. Donahue ve arkadaşları bunun sonunda, ayılardaki kemik üretiminin sabit kaldığını ve hatta ayıların tekrar aktif hale gelmesiyle zirveye ulaşabildiğini ortaya koydular. Çalışma, ayıların kemiklerinde yaşlanmaya bağlı zayıflama ve incelme ortaya çıkmadığını da gösterdi.

    Bilim adamları ayıların bedeninde bulunan ve kemiğin ana maddesini oluşturan kalsiyumun, son derece verimli bir dönüşüm döngüsüne tabi olduğunu, kemiklerin de bu sistem sayesinde korunduğunu belirtiyorlar. Donahue ve ekibinin bir sonraki hedefi, insan ve ayılarda kemik üretimiyle ilgili iki hormonun yapılarını karşılaştırarak insanlarda kemik tedavisinde yeni yöntemler geliştirmek.( Henry J. Harlow et. al "Muscle strength in overwintering bears" Nature, 22 Şubat 2001, sf. 997)

    Bir ayının ağırlığı yüzlerle ifade edilen kiloları bulmaktadır. Aylar boyunca hareketsiz kalan bir ayının bedenindeki kemikler bu kadar fazla miktarda ağırlığın altında kalıyor, üstelik bedeninin zeminle temas halindeki bölgesinde bulunan ve kemiklere göre daha yumuşak dokudan meydana gelen kaslara daha da fazla ağırlık biniyor.

    Aynı Süre Yatakta Kalan Bir İnsanın Durumu Ne Olur?

    Hastanede yatmakta olan felçli insanlar bu bakımdan büyük ölçüde bakıma muhtaçtırlar. Hemşireler gün içinde onları hareket ettirir, ağırlıklarının bedenlerinin farklı bölgelerine binmesini sağlar ve böylelikle meydana gelebilecek çürümeleri engellemeyi hedeflerler. Bir insan bir gün bile hareketsiz kalamadığı halde ondan defalarca ağır bir ayının haftalar, aylar boyunca yemeden içmeden uyuması ve bu süreç sonucunda hiçbir kemik ve kas rahatsızlığı çekmemesi tam anlamıyla bir mucize oluşturmaktadır.

    Felçli insana hemşirelerin, doktorların yaptığı bakımı, ayılara otomatik olarak sağlayan bir sistem bulunuyor. Kemik hücreleri kalsiyumu son derece verimli şekilde kullanacak bir faaliyet süreci ortaya koyarken aynı ayı metabolizması kas kaybını da oldukça düşük seviyelerde tutuyor.

    Kas erimesi, açlık çeken insanlar için kaçınılmaz ve de ölümcül olabilecek bir durumdur. Açlık çeken çocukların göbeklerindeki şişlik, yağ kalmamış bedenlerde artık kasların parçalanması ve bunun sonucunda ortaya çıkan suyun birikmesinden kaynaklanır. Ama bu canlıların bedenlerinde böyle bir birikme görülmemekte ve ayılar ölümcül olabilecek bu durumdan kurtulmaktadırlar.

    Kış uykusundaki ayılarda görülen son derece verimli sistem bir ilk değildir. 2001 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmada, aynı türe ait ayılar üzerinde yapılan incelemeler, ayıların kış uykuları boyunca diğer canlılara nazaran oldukça az kas kaybı yaşadıklarını göstermişti.2 4 yıl boyunca ayıları inceleyen bilim adamları, ayıların, beş aylık kış uykularının sonucunda kas güçlerinin sadece %22’sini; ve proteinlerinin sadece %10 ila 15’ini kaybettiklerini hesaplamışlardı. Buna karşılık, aynı süreci yatağında geçirecek bir insanın, kas gücünün %85’ini ve proteinlerinin %90’ını kaybedeceği öngörülüyor.