Avrupa Tarihi 1300den 1918 E Dünya Tarihi

'Ders notları' forumunda Blue tarafından 1 Ocak 2010 tarihinde açılan konu


  1. Avrupa Tarihi 1300den 1918 E DünyaTarihi

    Ortaçağda Avrupa, siyasî yönden feodalite denilen bir sisteme dayalı idi, Halkın üzerinde kilise baskısı vardı. Bilimsel düşünce ve teknik alanda gelişme yoktu. Avrupa 15. ve 16. yüzyıllarda ise büyük bir gelişme döneminin içine girdi. Avrupa'nın siyasî, sosyal ve ekonomik çehresi tümüyle değişmeye başladı. Teknik bilim, din ve sanat alanında büyük gelişme ve değişmeler oldu. Avrupa yeni özellikler kazandı. Barutun ateşli silâhlarda kullanılması, matbaanın geliştirilmesi (1450), çok sayıda eserin basılıp okunması, düzenli ve daimi orduların kurulması sonucunda; Avrupa'da feodal sistem yıkıldı. Bağımsız milli devletler ortaya çıktı Coğrafya keşişeri sonucunda yeni ülkeler bulundu. Dünyanın yuvarlak olduğu ispatlandı.
    Avrupalılar dünyanın her yerine yayılmaya başladılar, Ortaçağ'da dünyanın her tarafı bilinmiyordu. Avrupalılar, 15. yüzyıldan başlayarak l6.yüzyıl boyunca o zamana kadar bilinmeyen ülkelere gittiler ve yeni yollar buldular. Bu yeni keşfedilen yerlere yerleşerek sömürge imparatorlukları kurdular. Kristof
    Kolomb, ispanya adına Amerika kıtasını keşfetti. 1492. Bundan bir süre sonra Portekizli Vasko Dö Gama, Ümit Burnu yoluyla Hindistana ulaştı 1498. Böylece Avrupalılar, batıdan doğuya giden en kısa deniz yolunu bulmuş oldular (Hint Deniz yolu). Bunu izleyen yıllarda ispanya kralı adına hareket eden Macellan, kendi adı ile anılan Güney Amerika'daki boğazı geçerek doğuya giden deniz yolunu buldu. Macellan'ın başlattığı bu yoculuk ile dünyanın çevresi ilk kez dolaşıldı ve dünyanın yuvarlak olduğu ispatlandı (1519- 1522).
    Keşişerin sonucunda Avrupalılar, dünyanın büyük bir kısmını tanıyarak yeni ve doğru bilgiler edindiler. Yeni ülkeler, medeniyetler, bitkiler (tütün, kakao, vanilya...) öğrendiler. Büyük sömürge imparatorlukları kuruldu. Yeni ticaret yolları bulundu. ipek ve Baharat Yolu eski önemini kaybetti. Ticaretle uğraşan burjuva sınıfı zenginleşti. insanlarda araştırma arzusu uyandı. Kiliseye güven azaldı. Avrupa'nı bilim, düşünce ve dinî hayatında önemli değişiklikler oldu. Bunlardan Rönesans, 15. ve 16. yüzyılda edebiyat, sanat ve bilim alanında yapılan değişme ve gelişmelere verilen isimdir. Rönesans döneminde büyük ve çok yönlü sanatkârlar, bilim adamları, düşünürler yetişti. Modern savaş tekniği gelişti. Rönesans, eski Yunan ve Roma kültürünün etkisinde gelişti ve ilk olarak italya'da başladı. Sonra diğer Avrupa ülkelerine yayıldı Rönesans döneminde; bilimsel ve deneysel çalışmalar başladı. Akılcı ve gerçekçi düşünce sistemi gelişti. Avrupa'da endüstri doğdu, zenginlik arttı. Bunların sonucunda, Avrupa hızla gelişti ve ilerledi. Avrupa'da her alanda başlayan gelişmeler, din alanında da bazı değişikliklere yol açtı. Bu da Reform hareketlerini başlattı. Reform, Hristiyanlığın Katolik Mezhebinde yapılan düzeltme ve değişikliklere denir. Katolik Kilise-si, 15. yüzyıl sonlarında dinî amaçlarından uzaklaşmaya ve bozulmaya başlamıştı. Bunun üzerine Katolik Kilisesinde ıslahat yapma gereği duyuldu. Matbaanın bulunup, dinî eserlerin basılması ve bunların herkes tarafından okunması sonucunda Reform, ilk önce Almanya'da başladı. Daha sonra Fransa, Belçika, ingiltere ve diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Sonuçta Katolik Kilisesi parçalandı. Avrupa'nın mezhep birliği bozuldu. Protestanlık , Kalvenizm, Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıktı. Din adamları eski güçlerini kaybettiler. Eğitim ve öğretim kilisenin etkisinden kurtulmaya başladı.

    AVRUPA TARiHi (1600-1918)
    Bugünkü Avrupa'nın siyasî, sosyal, ekonomik ve kültürel temelleri 15. ve 18.yüzyıllar arasındaki zamanda atılmış ve derinleşmiştir. Feodalitenin yıkılmasından sonra Avrupa'da, millî devletler kurulmuştu. Bu devletler, mutlakiyetle yönetiliyorlardı. Fakat Reform ve Rönesans'ın etkisi ile Avrupa değişti. 18.yüzyılda Aydınlanma Çağı" denilen bir döneme girdi. Bu dönemde akıl, ön plâna çıktı. insanlar en iyi yönetim ve toplum yapısına akıl yolu ile ulaşmaya çalıştılar. Fransız ihtilâli: Bu ihtilâl sonuçları yönünden dünya tarihinin önemli olaylarından biridir. Çok kısa olarak sebeplerini şöyle sayabiliriz: Fransa mutlakiyetle yönetiliyordu. Ülkede özgürlük ve eşitlik yoktu. Fransız halkı birbirinden farklı özelliklere sahip, çeşitli sosyal sınışara ayrılıyordu. Fransız aydınları mevcut düzeni eleştirerek, fikirleriyle ihtilâl ortamı hazırladılar. Ayrıca .devletin ekonomik durumu çok bozuktu. 1789'da Paris halkı ayaklanarak ihtilâli başlattı, isyan tüm Fransa'ya yayıldı. Ayaklanmalar önlenemeyince, Kurucu Meclis, soyluların ve din adamlarının imtiyazlarını kaldırdı. 28 Ağustos 1789'da insan Hakları Bildirisi yayınlandı. Fransa'da bir anayasa ilân edildi,
    yeni bir düzenin esasları belirlendi. Egemenliğin millete ait olduğu kabul edildi. Sonuçlarına gelince; halk gücü ile krallıkların yıkılabileceği görüldü. Demokrasi, eşitlik, özgürlük, adalet gibi prensipler yayıldı. Milliyetçilik prensibi tüm dünyayı etkilemeye başladı. Millet egemenliği fikri gelişti. (Fransız ihtilâli Osmanlı Devleti'ni ne şekilde etkilemiştir? Fransız ihtilâlinin sonucunda ortaya çıkan demokrasi ve milliyetçilik fikirleri daha sonraları Avrupa'da birbiri ardına ihtilâllerin çıkmasına neden oldu. 1830 ve 1848'de Fransa'da iki ayrı ihtilâl başladı ve gelişti. Bu ihtilâller diğer Avrupa ülkelerine de yayıldı. 1830 ihtilâli sonucunda; Avrupa'da çoğulcu demokrasiler güçlendi. Parlamenter (meclisli yönetim) sisteme geçildi. 1848 ihtilâlleri ile; özellikle işçi sınıfına yeni haklar verildi. Krallar, halk yararına değişiklikler yaptılar, yeni anayasalar hazırladılar. Bu ihtilâller sonucunda demokratik ve hürriyetçi fikirler ön plâna çıktı. Sanayi inkilâbı ve Sömürgecilik: Avrupa'da Rönesans ile başlayan ilmî gelişmeler sonucunda modern bilmin temelleri atıldı. Teknik alanda ilerlemeler oldu. Bilim ve tekniğin gelişmesi de sanayi inkılâbının doğmasına sebep oldu. Sanayi inkılabının
    gelişmesi sonucunda; büyük işletmeler ve bankalar kuruldu. Yeni iş alanları ortaya çıkıt. Ulaşım sistemi gelişti. Merkezî krallıklar güçlenince şehirler büyüdü, nüfus hızla arttı. Gelir düzeyi yükseldi. Birçok ticaret şirketi kuruldu. Devletler, ürettiklerine pazar yeri bulabilmek .amacıyla yeni ülkelere yayılmağa başladılar. Asya ve Afrika'nın birçok bölgesinde sömürgeler elde ettiler. Oralardaki hammadde kaynaklarını kendi
    ülkelerine aktardılar. Böylece sömürgecilik gelişti.