Avrupa İslamla şerefleniyor

'Haberler' forumunda Semerkand tarafından 26 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Avrupa İslamla şerefleniyor
    çoğu Avrupa müslüman oluyor
    Batılıların İslam`ı karalama kampanyaları ters tept


    İslamiyet zamanımızın parlayan güneşi gibi bütün dünyayı nuruyla aydınlatırken, sıcaklığıyla da kalpleri yumuşatıyor. İnsanlar fevc fevc İslama koşuyor.


    İnsanların İslam’a ilgi duymalarını etkileyen en önemli iki şey; Kur’an ve yaşadıkları çevrede bir şekilde tanıma fırsatı buldukları Müslümanlar. Kendilerini Müslüman olarak tanımlayan insanlarda gördükleri her güzellik, onların hidayete giden yolda bir işaret taşı olmuştur.

    Batılıların İslam`ı karalama kampanyaları ters tepti. Dünyanın dört bir tarafından İslam ile şereflenen insanlar başkaları için güzel birer örnek oluyor. Rusya, Çin gibi ülkelerden tutun ABD ve Avrupa ülkelerine kadar gün olmuyor ki İslam`ı seçen insanlar olmasın. Haçlı seferlerinden ta 11 Eylül olaylarına kadar ve halen devam etmekte olan İslam`ı karalama çalışmaları kendilerince sonuç vermekten çok düşman olarak bilgilendikleri İslam`a ilgiyi artırdı.

    Dünya Katoliklerinin en yüksek dini otoritesi Vatikan’ın her yıl hazırladığı istatistiklere göre 2006 yılında dünya tarihinde Müslümanların Katolikleri ilk kez geride bıraktığı ortaya çıktı.

    Dünyanın önde gelen gazeteleri Avrupa`nın Hırıstiyanlık sonrası ve İslam öncesi dönemi yaşadığını yazıyor.
    İhtida öykülerini toplu bir şekilde değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda karşımıza ilginç bazı sonuçlar çıkmaktadır. İhtida öykülerinin her biri bir mesaj niteliğindedir.

    Yaptığımız araştırmalarda ihtida olanların en çok Kur’an-ı Kerim’den etkilendikleri görülmüştür. Peygamber Efendimiz döneminde Ashab-ı kiram da özellikle Kur’an ayetleri karşısında hayrette kalmış ve hidayet bulmuşlardı. Kur’an okumasını bilmeyen veya okuyup da anlamayan Müslüman insanlarımız bu durumdan çok ibret çıkarmaları gerekmektedir. İnsanların hidayetine vesile olan bu yüce kitaba karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen ve gerekli ilgiyi göstermeyen Müslümanların bir kez daha durumlarını gözden geçirmeleri elzemdir.

    Müslümanların yaşam tarzından etkilenerek İslamı seçenler bir gerçeği göz önüne getirmektedirler. Müslümanlar hakkıyla İslam`ı yaşar ve güzel birer numune olursa gerek toplumumuzda gerekse de dışarıdan gelen insanlar etkilenecek ve hidayet bulacaklardır.

    İnsanların hidayetine vesile olan ibadetlerin başında namaz gelmektedir. Müslümanların kıldığı namazdan etkilenen nice insanlar olduğu gibi İslam`ın temizlik anlayışının en somut örneği olan abdestten de etkilenen nice insan vardır.

    KUR’AN-I KERİM’İ ANLAMAK İÇİN ARAPÇA ÖĞRENDİ
    Kur’an-ı Kerimi daha iyi anlayabilmek için başka bir ülkeye gidip Arapça öğrenen insanlar vardır. İslam`la müşerref olduktan sonra yüce Yaratıcının insanlara gönderdiği Kur’an’ı daha iyi anlamak ve yaşamak için gayret ediyorlar.

    İngiltereli uyuşturucu kaçakçısı Clifford Brown Müslüman olarak Bilal ismini aldı. Kendine yeni bir hayat kuran Bilal, Kur’an’ı daha iyi anlayabilmek için Şam’da Arapça öğrendi.

    John Mwaipo şöyle diyor; “Kur’an’ı okudukça İslam hakkındaki tüm sorularıma son derece tatminkâr cevaplar aldım. Kur’an’ı daha derinden tetkik etmek istedim. İhlâs suresine rastladım. Suredeki ifadeler son derece dikkatimi çekti. Müslüman olmaktan başka bir seçeneğim kalmamıştı.”

    EN ÇOK ETKİLENDİKLERİ İBADET NAMAZ OLUYOR
    İbadetlerden en çok namazdan etkilendiklerini dile getiren muhtedilerden biri şunları dile getiriyor: “Namaz, benim İslam yolculuğumda yaşadığım en harika tecrübelerden biriydi. Saflar halinde birlikte hareket eden yüzlerce adam, son derece samimi duygularla sadece tek bir Allah’ın adını yüceltmeye yönelmişlerdi. Ne muhteşem bir yöneliş!” başka birisi de şöyle diyor; “İslam`ın vakıf olduğum yönleri içinde beni en çok etkileyen namaz ibadeti olmuştu. Sultan Ahmet camisinde ilk defa, gözlerimin önünde kılınan harika namaza şahit oldum. O an neler hissettiğimi kelimelerle ifade etmek çok zor. Gördüğüm manzaranın ihtişamından etkilenerek, sorgulama ihtiyacı duymaksızın, hakkında pek bir şey bilmediğim bu dinin benim için en uygun din olduğuna inandım.”

    İSLAM UĞRUNDA NİCE ÇİLELER ÇEKENLER OLDU
    İslam öncüleri nice çileler, işkenceler zulümler gördü. Onların çektiklerinin bir benzeri sonradan İslam`ı seçen Müslümanların başına da gelmiştir. Onlardan bazıları İslam uğrunda çektiklerini şöyle dile getirmişlerdir. Bir papazın dilinden; “Kilise cemaatı, İslam`ı seçtiğimi anladıklarında benim delirdiğimi düşündüler, polise şikâyet edip nezarethaneye attılar. Eşim, çocukları yanına alarak beni terketti. İşimi kaybettim, küçük bir kulübede yaşamaya başladım.”

    İhtida olmuş bir başka Avrupalının dilinden; “Müslüman olduktan sonra evim bombalandı ve üç çocuğum bu şekilde öldürüldü. Bu suikastı düzenleyenler arasında uzaktan akrabam olanlar bile vardı. Böyle bir üzüntü ve kaybın bizi yolumuzdan döndüreceğini umuyorlardı. İhanetle suçlanarak on ay tutuklu kaldım.”

    TESETTÜR YASAKLARI İSLAM`A ENGEL OLAMIYOR
    Avrupalı ve Latin Amerikalı halklar İslam`a koşuyor. Ülkelerdeki cami sayısı arttıkça artıyor. Belçika, Fransa, İtalya gibi ülkeler Müslüman kadının tesettürüne yasaklar getirse de halklarının İslam`a ilgi göstermelerine engel olamıyor. Özellikle 30 yaş altı kızlar İslam`ı daha sade ve yaşanabilir bir din olarak görüp Müslüman oluyorlar. İslam’a yöneliş daha çok kadınlar arasında görülüyor. Amerika’da İslamiyet’e dönen her dört kişiden biri, İngiltere’de ise her iki kişiden biri kadındır.

    İSLAM`A HAKARET KAMPANYALARI FAYDA VERMİYOR
    Avrupa’da İslam`ın sessizce güçlendiğini fark eden yöneticiler ve strateji uzmanları çeşitli programlarla bunun önüne geçmeye çalışmaktadırlar.11 Eylül’den sonra Avrupa’da İslam`a girenlerin sayısının dört kat arttığı bir gerçektir. İslam`a yönelişi durdurmak için çeşitli ülkelerde İslam`a hakaret kampanyaları başlatılmıştır. Özellikle Danimarka’da karikatür krizi, ABD’de Kur’an yakma girişimleri bütün dünyada infiale sebep olmuştur.

    KENDİMİ YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM
    Bir insanın hidayetine vesile olan bütün insanlığı diriltmiş gibi olur. Küfrün karanlığından İslam’n nuruna adım atan insanlar sanki yeniden dirilmiş gibi olurlar. Kelime-i şehadet getirerek geçmişin bütün günahlarından temizlenen insanlar kendilerini yeni doğmuş gibi hissediyor. İslamla şereflenen Japonyalı Leyko Hanım, düşüncelerini şöyle ifade ediyor: “Müslüman olduktan sonra kendimi yeniden doğmuş gibi hissetmeye başlamıştım. Bu his Müslüman olduktan sonra beni hiçbir zaman terk etmedi.”

    EZANDAN ETKİLENEREK MÜSLÜMAN OLDU
    Ezanın insan üzerinde manevi tesiri çok yüksektir. Özellikle ezan seslerine hasret diyarlarda kalan insanlar bu sesi özlemle anımsarlar. Ezanın ne kadar muhteşem olduğunu ancak yoksun kalanlar bilir. Bizler her gün kulağımıza gelen ezan seslerini duymazdan gelirken bazı insanlar bu sesten etkilenerek Müslüman oluyor.

    Antalya’da kaldığı bir pansiyonda duyduğu ezandan etkilenerek Müslüman olan Martha, sadece bunlardan biri. “…Altı ay önce dinlediğim ezandan etkilendim ve Müslüman olmaya karar verdim.”

    İSLAM ALEYHİNDE ÇALIŞANLAR DA İSLAMDAN ETKİLENİYOR
    İslam aleyhinde çalışmalar yapan insanlar İslamın güzellikleri karşısında hayran kalıp Müslüman oluyor. İslam aleyhinde yalan haberler üretmeye çalışırken gerçekleri anlayan insanlar yaptıklarından pişman olup dönüş yapıyor.

    Sürekli İslam`ı eleştiren ve bunu meslek edinen Hrıstiyan blogcu Mandolina, İslamla şereflendi.

    İngiltere’nin en büyük gazetelerinden Daily Star, muhabirlerinden İslam aleyhinde uydurma (asparagas) haberler üretmelerini istemiş. Muhabir, gazetede çalışırken, “gerçekle alakası olmayan”, “Müslümanları kötü olarak gösteren”, “tamamen hayal ürünü” haberler uydurduğunu itiraf etti.

    İsviçre iç istihbarat teşkilatı’nın Müslüman cemaate sızdırdığı ajan, önce Müslüman oldu ardından teşkilatla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ajan Covassi’nin görevi İslam merkezine sızmaktı. Kendisine İslam dinine merak salmış bir Avrupalı süsü verdi. Fakat İslam`ı araştırırken hidayete erdi.

    TOPLU HALDE MÜSLÜMAN OLANLAR
    İslam tebliğcilerinin yoğun çalışması sonucu bazı bölgelerde toplu ihtida hareketlerini doğurmuştur. İslam`a susayan topluluklar fevc fevc hidayete koşuyorlar.

    Londra Merkez Camii’nde düzenlenen bir törenle 36 kişi şehadet getirerek Müslüman oldu.
    Tayland’da 250 kişi Müslüman oldu. Dağ köylerinden birinde İslam davetçilerinin tebliğiyle İslam`ı seçtiler.

    Kamerun’da 251 kişi törenle İslamla müşerref oldu. Bir camide imamlık yapan Hassan Cisse’nin tebliğ ve vaazlarıyla İslam`ı seçtiler. Bunlar değişik tarihlerde topluca Müslüman olanlardan birkaç örnek…

    RAMAZAN AYINDAN ETKİLENDİ
    Ramazan ayı gerçekten rahmet ve bereket ayıdır. Bu ayın bereketi ve feyzinden etkilenenler sadece Müslümanlar olmuyor. Turistik gezi için halkı Müslüman ülkelere giden gayri müslimler Ramazan ayındaki atmosferden etkilenerek İslamı seçiyor.
    “Ramazan ayında bir şey dikkatimi çekti. Herkes aç, oruç tutan da tutmayan da kuralları hiç bozmadan açıkta bir şey yiyip içmiyor. Bu beni çok etkiledi” diyen Macaristanlı Eva Maya, Ramazan ayından etkilenerek İslam`ı seçti.

    KİTAP OKUYARAK MÜSLÜMAN OLDU
    İnsanların hidayeti için mücadele verenlerin sa’y ve gayretleri hiçbir zaman boşa gitmemiştir. Çeşitli tebliğ metodlarıyla insanlara İslam’ı ulaştırmaya çalışanlar başarılarına başarı katmışlardır. Tebliğ metotlarından en önemlilerinden biri de kitap hediye etmektir.
    Yabancı dil eğitimi veren bir kursta Müslüman bir kişinin verdiği kitapları okuyarak İslam`ı seçtiğini söyleyen Amerikalı Green “Peygamber Efendimiz’in hayatını anlatan kitaplardan etkilendim” dedi. Bir başkası da şunları söylüyor; “Peygamber Efendimizin kırk hadisini okuyarak İslam`ı seçtim. Birkaç kusursuz söz ile aradığımı buldum.”

    MÜSLÜMANLAR İSLAM`IN KIYMETİNİ BİLMELİ
    Rus Ortodoks Kilisesinde 14 yıl papazlık yaptıktan sonra Almanya’da İslam’ı seçerek Müslüman olan Sergey, okunan Kur’an’dan ve özellikle Fatiha suresinden etkilendiğini belirtti. Bazı konularda Müslümanlara bakıp üzüldüğünü dile getiren Sergey, sözlerini şöyle sürdürüyor; “Üzüldüğüm nokta şudur: Müslüman’ım dediği halde bir kısım insanların namaz kılmaması hatta din hakkında en ufak bir bilgiye dahi sahip olmaması. Ama şunu da söylemeliyim, İslam`ı kalben yaşayan birçok kardeşle tanıştım. Ve İslam’a ilk attığım adımlarda onlardan çok destek gördüm. Müslümanlar İslam’ın kıymetini iyi bilmeliler ve onun çok büyük bir hediye olduğunu anlamalılar.”

    DÜNYACA ÜNLÜ İNSANLAR İSLAMLA HUZUR BULUYOR
    Dünya nimetlerinden sonuna kadar faydalanan ve dünyaca tanınan bazı isimler vardır ki bunlar bir türlü kalplerini tatmin edememişlerdir. O yüzden İslam ile tanışır tanışmaz dünyayı ellerinin tersiyle bir tarafa bırakarak Müslüman olmuşlardır.
    İngiltere eski başbakanı Tony Blayer’in baldızı Müslüman oldu. Başörtü takıyor, camiye gidiyor, her gün Kur’an okuyor.
    Geçmişimden utanç duyuyorum, örtümle gurur duyuyorum” diyen Rus manken Elilikna, İslamla tanıştıktan sonra şöhrete sırtını çevirdi ve tesettüre büründü.

    Futbolcu Kaka, Henry, Anelka, Abidal, Ribery gibileri Müslüman olmayı tercih etmişlerdir.
    Bazı insanlar da vardır ki yaşadıkları lüks hayatı bırakamamışlardır.

    John Mwaipo şöyle diyor; “Bir gün birlikte çalıştığım bir profesörün gözlerinin içine bakarak ‘Dünyadaki tüm dinler içinde hangisi haktır?’ diye bir soru sordum. ‘İslam’ diye cevapladı. ‘O halde, niçin Müslüman değilsin?’ diye sorduğumda ‘Birincisi, Araplardan hiç hoşlanmam. İkincisi, sahip olduğum lüks hayat şartları görüyorsun. İslam için tüm bunlardan nasıl vazgeçebilirim?’ yanıtını aldım.”

    Doğruhaber