Ateş karıncalarının özellikleri

'Hayvanlar Alemi' forumunda Aysell tarafından 6 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. Ateş karıncalarının özellikleri

    Yuvaları su altında kalan ateş karıncalarının gösterdiği harikulâde davranışlar araştırmacıların dikkatini son zamanlarda daha fazla çekiyor. Çünkü biyomimetik ve biyomühendislik sahasındaki araştırmalar, mükemmel işler sergileyen karıncalardan birçok mühendislik probleminin çözümünde faydalanılabileceğini göstermiştir.

    Birçok karınca türü gibi ateş karıncaları da yuvalarını yer altına inşa eder. Bu yuvalar, koridor ve odalardan müteşekkil kompleks bir ağ oluşturur. Brezilya'daki yağmur ormanlarında, ateş karıncalarının, koloninin bekasını tehlikeye atacak bir hâdise meydana geldiğinde, mükemmel bir organizasyon göstererek hareket ettikleri ve su baskınlarına karşı harikulâde bir şekilde örgütlendikleri müşahede edilmiştir. Ateş karıncaları, sel baskınında yuvayı tek tek terk etmek yerine, ayak bileklerini birbirlerine uygun şekilde bağlayarak merdiven, zincir, duvar ve sal şeklinde yapılar oluştururlar (Resim-1). Bunlar arasında sal, en uzun süre dayanan yapıdır. Karıncalar yaşayabilecekleri yeni yerler keşfedinceye kadar bu sal yapısı sayesinde haftalarca, hatta aylarca su üstünde yüzebilir. Eğer su yüzey gerilimini azaltan bir madde ihtiva etmiyorsa, bir ateş karıncası burada yüzebilir. Karıncanın vücudu sudan daha yoğun olsa da, karınca, su üstünde yürüyebilen bazı böceklerin ve icat edilen bazı biyomimetik robotların yaptığı gibi, yüzey gerilim kuvvetinin yardımıyla yüzebilir. Ancak, yüzey gerilimi zayıf olduğunda, bunun üstesinden gelebilmek için, ateş karıncaları su üstünde yüzebilen bir sal inşa eder.
    ateş karıncaları.



    Salın alt tabakasındaki karıncalar, koloninin geri kalan kısmının rahatça yürüyebileceği su geçirmeyen bir taban teşkil eder. Sıkıca ördükleri doku sayesinde, su salın üst kısmına çıkamaz ve taban üzerindeki karıncalar kuru kalır. Böylece sal yüzer.

    Karıncalar, sel suları çekilinceye veya üzerine çıkabilecekleri bir toprak parçası buluncaya kadar, haftalarca "sal pozisyonu"nu muhafaza edebilir. Ateş karıncalarının dış iskelet sistemi hidrofobik (suyu sevmeyen) hususiyette yaratılmıştır. Su molekülleri karıncanın vücuduna 90 dereceden biraz büyük bir açıyla temas eder. Dolayısıyla karıncalar bir araya gelerek sal şekli oluşturduklarında hidrofobik hususiyetleri daha da artar ve salın yüzmesi mümkün hâle gelir.

    Karıncaların su yüzeyinde kalabilmelerini sağlayan diğer bir husus, vücutlarının çeşitli kısımlarına yapışık şekilde meydana gelen hava kabarcıklarıdır (Resim-2). Öyle ki, eğer sal, üstünden bastırılarak suyun içine doğru itilse bile, bu hava kabarcıkları sayesinde suyu dışarıda tutarlar ve sal yüzmeye devam eder (Resim-3). Suyun altındaki bir karınca, vücuduna yapışık veya antenleri civarında biriken ince bir hava kabarcığı sayesinde su yüzeyine doğru yüzebilir. Karıncanın etrafında gözüken ışıltılı tabaka, hava/su ara yüzeyidir. Eğer bu ara yüzey bozulacak veya kırılacak olursa, yüzey gerilim kuvveti ortadan kalkar ve karıncanın hayatı tehlikeye girer.


    Diğer bir ilginç husus, karıncaların sal oluştururken gösterdikleri kenetlenme mekanizmasıdır. Sal oluşturan bir ateş karıncası kolonisinin sıvı azotla dondurulmasından sonra yapılan taramalı elektron mikroskobu analizinde, karıncaların ayaklarındaki pençeleri kullanarak ve dişleriyle diğer bir karıncanın ayağına sıkıca kenetlenebildiği görülmüştür.

    Ateş karıncalarının diğer bir harikulâde davranış motifi, yüksek bir yerden inmeleri gerektiğinde ortaya çıkar (Resim-4). Bunu yaparken, iki karınca ayak uçlarından birbirlerine bağlanır. Fakat daha da enteresanı, bir çaydanlığın içindeki ateş karıncaları fincana dökülürken, viskoz (ağdalı) bir sıvı davranışı gösterir.

    Ateş karıncaları, gerektiğinde katı hususiyeti gösteren bir madde (sal), gerektiğinde de akışkan özelliği gösteren bir madde (ağdalı bir sıvı) gibi davranarak, koloninin karşılaştığı âcil durumlarda problemin çözümü adına mükemmel bir kolektif davranış sergileyebilmektedir.

    Aslında günümüze bir izdüşüm yapılacak olursa, felaket asrında (âhirzaman) yaşayan bizlerin de, ateş karıncalarının, koloninin bekası adına gösterdikleri davranışlardan alacağımız dersler vardır. İnsanlar birbirleriyle uyumlu ve kolektif hareket ettiklerinde, çözülmesi zor problemleri daha kolay çözebilir ve gerçekleştirilmesi zor birçok işi daha kolay yapabilir.

    ateş karınca.

    Cenabı Hak, Kelâm'ında mealen: "Hepiniz toptan, Allah'ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalblerinizi birbirine ısındırmış ve onun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı. Allah size âyetlerini böylece açıklıyor, tâ ki doğru yola eresiniz." (Âl-i İmran, 103) buyurarak, birlikte hareketin hem dünya hem ahiret açısından ne kadar hayatî ve hassas olduğunu ihtar etmektedir. İnanan insanlar, imanı korumanın kor bir ateşi elde tutmak kadar zor olduğu bir dönemde, yardımlaşma ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla muhtaçtır. İlâhî Kudret ve ilmin ateş karıncalarına yaptırdığı davranışlar Kur'ân ahlâkının kâinat kitabındaki yansımaları olarak dikkate alınmalıdır.