Atatürkün kişilik özellikleri ile ilgili anılar

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Misafir tarafından 27 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. atatürkün kişilik özellikleri olan bir anı 3. sınıfa uygun bir anı
     



  2. Cevap: Atatürkün kişilik özellikleri ile ilgili anılar

    Atatürkün kişilik özellikleri şunlardır:

    1. Vatan ve milletine olan düşkünlüğü
    2. İdealistliği
    3. Hakikati Arama Gücü
    4. Yaratıcı Zihniyeti
    5. Sabır ve Disiplin Anlayışı
    6. İleri Görüşlülüğü
    7. İyi Kalpliliği
    8. Açık Sözlülüğü
    9. İnsan ve Millet Sevgisi
    10. Yersiz Acıma Gücünü Kontrol
    11. Mantıklılığı
    12. Çok Cepheliliği
    13. Eğitimciliği
    14. Sanatseverliği
    15. Yöneticiliği
    16. Rehberliği
    17. Gurura Yer Vermemesi
    18. Ümitsizliğe Ver Vermemesi
    19. Metotlu Çalışmasıdır.

    BUnunla ilgili anılar şöyledir:

    DEVRİM İLKELERİNE BAĞLILIK

    Meclis kürsüsünden sesleniyor:
    “Alacağımız kararlarda halkın eğilimlerini elbette göz önünde tutacağız. Kesinlikle bu eğilimlere karşı hareket etmeyeceğiz. Fakat, eğer ilkelerimiz söz konusu ise, başımızı veririz, ilkelerimizden ödün vermeyiz...”
    Hem büyük bir devrimci olmak, hem de tam anlamıyla demokratik bir meclis çalışması yapabilmek dünyada görülmemiştir. Bu yüzden, devrimin önüne çıkan engeller kararlılıkla aşılmıştır. Bu da kimilerinin onu diktatör diye tanımlamasına yol açmıştır.


    BAYRAK ULUSUN ONURUDUR

    10 Eylül 1922. M.Kemal İzmir’dedir. Dinlenmesi için hazırlanan konağa girerken önüne serilmiş Yunan bayrağını görür.
    Bu nedir ?”
    “Yunan Bayrağı paşam. Bu eve yerleşen Yunan kralı Konstantin,bu taşlığa serilen Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti.”
    “O, hata etmiş. Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak, bir ulusun onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez.”



    SÜNGÜLERİN PARLADIĞI YERDE

    Yunan Başkomutanı Trikopis, tutsak alınarak M. Kemal’in yanına getirilir. M.Kemal hal hatır sorduktan sonra :
    “Eğer, sonuna kadar görevinizi yaptığınıza inanıyorsanız vicdanınız rahat olsun” diyerek nasıl tutsak olduğunu öğrenmek ister.
    urumu özetleyen Trikopis :
    “Sonunda öyle oldu ki tüfeklerin bile işlemediği bir duruma düşürüldük.O zaman karşımızda süngüler parıldamaya başladı.Arkamız, önümüz, her yerimiz süngü... Böylece iş bitmişti...”
    Dedikten sonra sorar:
    “Peki, siz savaşı nereden yönetiyordunuz ?”
    M.Kemal, dalgın,düşünceli yanıtlar :
    “İşte tam o süngülerin parladığı yerde,askerlerin yanındaydım.”



    TÜRK ASKERİ

    1928 Ağustos’unun son günleri. M.Kemal, Yeni Harfler Komisyonu toplantısından çıkarken yanına gelenler Büyük Utku’nun (30 Ağustosun) yıldönümünü kutlarlar. Onlara şöyle der :
    “Zaferi kazanan ben değilim.Bunu, asıl tel örgüleri aşan, savaş alanında can veren, yaralanan, düşmanın üzerine atılarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmıştır. Ne yazık ki, onların her birinin adını Kocatepe’nin sırtlarına yazmak olanağı yoktur. Fakat, hepsinin ortak bir adı vardır : Türk Askeri. Kutlamalarınızı onların adına kabul ediyorum...”



    HOCA OLMAK

    1923 yılının şubat ayındaki bir konuşmasından:
    “Büyük dinimiz,çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Kimileri çağdaş olmayı dinsiz olmak sanıyorlar. Böyle sananların amacı müslümanların dinsizlere tutsak olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın. Hoca olmak, sarıkla değil, beyinledir...”



    BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR

    Atatürk'ün kimi sözleri kasıtlı olarak başka amaçlarla kullanılmıştır. Örneğin, Çankırı’da askerlerin koğuşlarını gezerken “Bir Türk, on düşmana Bedeldir” yazısını görür. Askere moral olması için yazılan bu yazının anlamını genç subaya sorar. O da “öyledir “ deyince Atatürk :
    “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” şeklinde düzeltir.
    Bu, yoktan var edilen bir ulusa, onun bireylerine duyulan sevginin,vurucu bir anlatımıdır.
    Sevdiklerimiz, dünyalara bedel değil midir !