Atatürkün Kağnısı Adlı Şiir

'Karışık Şiirler' forumunda EyLüL tarafından 23 Ekim 2012 tarihinde açılan konu


  1. Atatürkün Kağnısı Şiiri


    Şiir Atatürkün Kağnısı

    Mustafa Kemal’in Kağnısı

    Yediyordu Elif kağnısını,
    Kara geceden geceden.
    Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
    İnliyordu dağın ardı, yasla,
    Her bir heceden heceden.

    Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafiftiler, inceden inceden.

    İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
    Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim.
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
    Niceden, niceden.

    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok.
    Dahha dedi, gitmez.
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur,
    Nasıl durur Mustafa Kemal’in kağnısı?
    Kahroldu Elifçik düşünceden düşünceden.

    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer, götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır,
    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

    Kocabaş yığıldı çamura,
    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı bacım?
    Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifçik,
    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.