Atatürk'ün doğayı korumak ve güzelleştirmek için yaptığı çalışmalar

'Tarih Bölümü' forumunda MeriH tarafından 5 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün doğayı korumak için yaptığı çalışmalar
    Atatürk'ün doğayı korumak ve güzelleştirmek için yaptığı çalışmalar nelerdir?

    Atatürk’ün çevre ve doğa konusundaki çalışmalarından bazı örnekler:

    -Dünyada “çevre ve doğa” kavramları henüz bilinmezken, Atatürk 1930’lu yıllarda Türkiye’de çevre, tarım, orman, gıda maddeleri konularında bilimsel denemeler yapıyor ve iyi sonuçlar elde ediyordu.

    -Bir ağaç dalının kesilmemesi için, Millet Köşkü’nü (Yürüyen Köşk-Yalova) raylar üzerinde yaklaşık 5 metre kaydırmıştır. 1930 yılında gerçekleşen bu olay, dünyada ilk kez bir binanın kaydırılması olarak tarihe geçmiştir!

    -Isırgan otu bile yetişmez denilen Ankara gibi bozkır bir şehri ağaç ve bitkilerle yeşillendirmeyi başarıyordu.

    -Tüm ülkeyi yeşillendirmek ve doğayı korumak adına çok sayıda yeni yasa çıkarılıyor ve muhtemelen dünyada ilk kez “Ağaç Koruma Cemiyeti” gibi kuruluşları hayata geçiriyordu.

    -Ankara’da bir iğde ağacının kesildiğini fark ettiğinde şoförünün önünde gözyaşlarını tutamıyordu. (Bir ağaç için ağlayan ilk devlet adamıdır)

    -İlk kadın savaş pilotumuz S. Gökçen bir gülü kendisine vermek üzere kesmek isterken buna engel oluyor. “Yakanıza takacaktım efendim” deyince de, Atatürk “gül dalında güzeldir” cevabını veriyordu.

    -Çankaya Köşkü’ne girişteki bir ağacın kesilmesini engelliyor, “vasıtaların geçeceği bölümü alçaltın” emrini veriyordu.

    -Dünyada adı bir çiçeğe (Atatürk Çiçeği) verilen tek devlet adamıdır. Bu ismin verilmesini, Atatürk’ün doğa sevgisine ve bilgisine hayran olan ABD’li Prof. K. Landin sağlamıştır.

    -Bitki, ağaç ve gıda maddeleri üretmek için kendi parası ve emeğiyle ülkenin her tarafında çiftlikler kurmuş ve sonra bir vasiyetname ile bunları Hazine’ye bağışlamıştır. Bu çiftlikler içinde en ünlüsü Ankara Atatürk Orman Çiftliğidir.

    -Bitkisel yağların tarım sektöründe kullanılması olarak bilinen biyoyakıt (biyodizel) dünyada ilk kez Atatürk döneminde A.O.Ç’de 1934 yılında uygulanmıştır.

    -Kurduğu çiftliklerle (yeşil cennet projesi) bugün adına “organik” dediğimiz sağlıklı gıda maddeleri, Atatürk’ün ifadesiyle “hilesiz ve nefis gıda maddeleri” üretilmiş ve halkın istifadesine sunmuştur.

    -1929 yılında “Yürüyen Köşk” (Yalova) arazisinde; ülke tarımının gelişmesi, yetiştiricilikte modern tekniklerin tanıtılması ve kullanılmasını teşvik amacıyla Atatürk, “Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü”nü kurmuştur. Dünyada bir ilk olduğu tahmin edilen bu kuruluş halen tüm ülkeye hizmet vermektedir.

    -İstanbul’dan Yalova’ya ünlü bir Bahçıvan Pandelli’yi getirtmiş ve bahçe düzenlemesi yaptırmıştır.

    -Konuşmalarında sıkça “Köylü milletin efendisidir” vurgusunu yapmak suretiyle, o devirde sağlıklı tarım, gıda ve doğanın önemini vurgulamış ve toprakla uğraşan insanlara değer kazandırmıştır.

    -1930’lu yıllarda “İnsan kendi milletinin varlığını diğer milletlerinkini de önemsemelidir ve doğayı kullanırken bencil olunmamalıdır” diyen Atatürk, o dönem için yeni bir kavram olan “evrensellik” vurgusu yapmıştır.

    -Belki de dünyada ilk “Çevre Günü” 25 Mayıs 1933 yılında Ankara’da kutlanmıştır. AOÇ’nin 8. kuruluş yıldönümü halkın katılımı ile bir festival havasında geçmiştir. Adına resmen “Çiftlik Günü” (“Yaza Giriş Bayramı”) denilen o gün; doğa, çevre ve ağaç günü olarak kutlanmıştır. Oysa dünyada “Yeşil” (Çevre) kutlamaları 1980’li yıllarda başlamıştır!

    -1925’te dünyada çevre bilinci henüz gelişmemişken; Atatürk, geleceğe çevrenin, yeşilin, ormanların önemini ve erozyonun zararlarını vurgulamıştır.

    Sonuç olarak, ATATÜRK sadece askeri ve siyasi konularda değil, aynı zamanda doğa ve çevre konusunda da eşsiz bir Devlet Adamıdır. Gecikmeyle de olsa, bu gerçeği iyi bir kampanya ile dünyaya anlatmak ve Atatürk’e çevrecilik ödüllerinin verilmesini sağlamak görevimiz olmalıdır.