Atatürkün Dil Alanında Yaptığı Çalışmalar

'Tarih Bölümü' forumunda Aysell tarafından 24 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. Atatürkün Dil Alanındaki Çalışmaları

    Atatürkün Dil ile ilgili çalışmaları

    Dil, toplumları millet haline getiren önemli bir unsurdur. Mustafa Kemal Atatürk'ün bu sözüyle de bunu çok iyi anlayabiliriz.

    "Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. "


    Atatürk Türk diline çok önem vermiştir ve bu konuda çalışmalar yapmıştır. Atatürkün Türk dili ile ilgili yaptığı çalışmalar, Türkçenin gelişimi adına olumlu sonuçlar vermiş, Türk dili kendi benliğine kavuşma yolunda hızla ilerlemiştir.

    [​IMG]

    Arap dilinin ses yapısı ile Türk dilinin ses yapısı arasındaki sistem ayrılığından kaynaklanan uyuşmazlık yüzünden, Türk dili Arap alfabesine ayak uyduramamış ve imlânın kelime kalıpları halinde klâsikleştiği devirden başlayarak birçok sorunlar ortaya çıkmıştır. Lâtin alfabesinin kabulü konusundaki ilk teşebbüsler 1923 yılında başladı. Ancak, her şeyden önce toplumun bu yeniliğe hazır hale getirilmesi gerekiyordu. Atatürkün direktifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile 26 Haziran 1928de resmen çalışmaya başlayan Dil Encümeni, Lâtin alfabesi temelinde fakat her yönü ile Türkçenin ses yapısına uygun bir milli Türk alfabesi hazırlama görevini yüklenmiştir. Türk alfabesi 1 Kasım 1928 tarihinde kanunlaşarak resmen yürürlüğe girmiştir.

    Ayrıca Atatürk'ün talimatıyla 12 Temmuz 1932'de o zamanki adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olan Türk Dil Kurumu kurulmuştur. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir.

    1934-1936 yılları arasında Atatürk Türkçenin ve öteki dünya dillerinin kökenine eğilme yönündeki çalışmalara yakın ilgi göstermiştir. Güneş-Dil Teorisi, Türk dilinin eskiliği ve başka dillere kaynaklık ettiği görüşünün dil bilimi temellerine dayandırılabileceği düşüncesinden kaynaklanmıştır.

    Atatürk, 9 Ocak 1936da Ankarada Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesini kurdu. Bu fakülte Türk dilini, Türk tarihini, Türk coğrafyasını kaynaklarına inerek araştıracak, gerekli eleman ve bilim adamlarını yetiştirecek bir fakülte olarak düşünülmüştür.