Atatürkün çocuk sevgisi

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Wish tarafından 25 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye

    Atatürk'ün Çocuklara Verdiği Önem

    [​IMG]

    Atatürk çocukları çok severdi. Onun dilinde çocuk sevgi demekti. Sevdiklerine hangi yaşta olursa olsunlar "çocuk"diye seslenirdi. Ona göre çocuklar saflığı temsil ederdi ve etrafında sürekli çocuk görmek isterdi. Çocuklar Ona neşe veriyordu.

    Atatürk'ün hayatı incelendiğinde savaş yıllarının en kötü koşullarında dahi çocuklarla yakından ilgilendiği ve birçok çocuğu koruması altına aldığı görülür.


    Atatürk çocukları ülkenin geleceği olarak görüyor, onlara çok güveniyordu. Çocuklara söz hakkı verilmesini ve iyi eğitilmelerini istiyordu.

    Bugünün küçükleri yarının büyükleridir. "diyen, Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı.

    Ataturk cocuklarla cok iyi gecinmesini bilir, onlari sevdigi kadar da kendisini sevdirirdi. Bir toplantida akilli bir cocuk gorunce dayanamaz, onunla konusurdu. Bu konusma cocugun sinifina gore olurdu. Bazen aritmetik, bazen Turkce dersinden sorular sorar, iyi cevaplar alinca memnun olurdu. Cocuk bir ustunluk gosteriyorsa ilgilenerek derslerine yardimci olurdu.

    Son yillarda Ulku'yu tanimisti. Ulku, her zaman Ataturk'un yaninda bulunurdu. O kadar ki bazen misafirlerin yaninda kucagina otururdu. Artik kimse kucuk kiza kizmiyor, ustelik icten gelen bir sevgi ile kucuk kizi seviyorlardi. Ulku, cok sevimli bir kizdi. Uzaktan Ataturk'u gorunce sevincle kosar, Ataturk'un kucagina firlardi. Ataturk, her zamanki tatli sesiyle kucuk kiza neseli seyler soyler onun kalbini elde etmege calisirdi.

    Ulku, onun bir parcasi gibiydi. Nereye gitse yaninda gotururdu. Kucuk kiz, hasta oldugu zaman doktorlarla beraber muayene eder, hastaligi hakkinda genis bilgi alirdi. Ulku, bir defa tifo olmustu. Doktorlar tifo gecici oldugu icin hastanin yanina sokmak istemiyorlardi. Ataturk, hic birini dinlemezdi. Hasta, Dolmabahce'de yattigi icin her gun Florya'dan Ulku'yu yoklamaya giderdi. Birgun, Ataturk, Yalova civarinda gezintiye cikmisti. Yaninda arkadaslari ve subaylar vardi.

    Yolu bir an icin karistirdi. Ataturk, subayligin verdigi gorus kuvveti ile derhal yolu kestirdi. Arkadaslarina donerek: "Bu patikadan" dedi.

    O sirada karsilarina bir sigirtmac cikti. Cocugun karni sis, yuzu sapsariydi. Ataturk'un sordugu suallere gayet akillica cevap veriyordu. Zeki gozleri parildiyordu. Ismi Mustafa idi. Sigirtmac Mustafa. Turk cocugunun zekasini begenen Ataturk, ona para vermek istedi. Almadi. Yol gostermek onun vazifesi idi. Para karsiliginda is yapilamazdi. Ataturk'u bile tanimiyordu. Israr karsisinda parayi almaga mecbur kaldi. Yalniz bir sarti vardi. Torbasindaki cevizlerden Ataturk'e verecekti. Ataturk o anda cocuga sordu:

    "Okumak ister misin",

    Cocuk cevapladi; "elbette", Ata yanindakilere emir verdi. Cocugu alarak Sisli'deki "Cocuk Hastanesi"ne yatirdilar. Ataturk, onu hem yokluyor, hem de doktorlarla cocugun sagligi hakkinda gorusuyordu.

    Bir kac sene sonra Sigirtmac Mustafa, Kuleli Lisesi'ne girmisti. Derslerine cok calisiyordu. Hic sinifta kalmadan subay cikti ve sanli Turk ordusuna katildi.

    ATATÜRK DİYOR Kİ;

    "Çocukları severiz, çünkü çocuk bizim devamımızdır. Her çocukta biz, sonsuzluğa doğru uzayıp giden özlemimizin doyumunu buluruz."


    "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir güç ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz."

    Atatürk çocukları o kadar çok seviyordu ki onlara bayram armağan etti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, TBMM'nin 23 Nisan 1920 günü kurulmasının onuruna, TBMM tarafından sadece Türk çocuklarına değil, bütün Dünya çocuklarına ithaf edilen, her yıl 23 Nisan günü kutlanan, Türkiye'nin milli bayramıdır. 23 Nisan, TBMM'nin açılışı ve dolayısıyla da halkın yönetime tam anlamıyla hakim olmasının ilk günü olduğu için ulusal egemenlik açısından da önemli bir anlam taşır.

    23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine yabancı ulus*ların çocukları da katılır. 23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da bütün Türkiye bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş*malar yaparlar, şiirler okurlar.

    ATATÜRK ÇOCUK OLMUŞ

    Çocuk Bayramı'nda
    Gelmiş katılmış aramıza,
    Atatürk çocuk olmuş bakın:
    Sallanıyor salıncakta!

    Gülüyor gözlerinin içi,
    Gülüyor,
    Gökler, denizler kadar mavi.
    Diyor ki: "Çocuklar, ben verdim size
    Bayramların en güzelini".

    "Dilerim, yurdumun çocukları,
    Tüm çocukları dünyanın
    Gülüp oynasınlar bugünkü gibi;
    Acıda, sevinçte kardeş olsunlar...
    Çınlasın yeryüzünde barış türküleri".

    (Aziz SİVASLIOĞLU )