Atatürk'ün Bütünleyici İlkeleri Ve Anlamları

'Mustafa Kemal Atatürk' forumunda EyLüL tarafından 9 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün Bütünleyici İlkeleri Nelerdir



    Mustafa Kemal Atatürk'ün Bütünleyici İlkeleri Ve Anlamları

    Atatürk İlkeleri, çağdaşlaşma yönünü belirleyen ve Atatürk Devrimleri'ne temel teşkil eden fikir ve düşüncelerdir. Atatürkçü Düşünce Sistemi içinde birbirine bağlı bir bütün oluşturan Atatürk İlke ve Devrimleri, Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştirabilmek için bilimsel düşünceyi esas alan aklın ve mantığın çizdiği yollardır.

    Atatürk İlkeleri, başlangıcından beri Türk Devrimi içinden doğmuş ve onun uygulamalarına yön vermiştir. Atatürkçülük konularını araştıran bilim adamları bu ilkeleri Temel İlkeler ve Bütünleyici İlkeler olarak iki başlıkta toplarlar.Bu ilkeler, Atatürk'ün devlet anlayışına hakim olan ulus devlet, tam bağımsızlık, ulusal egemenlik ve çağdaşlaşma hedefinden kaynaklanmaktadır.

    [​IMG]

    Atatürk'ün Bütünleyici İlkeleri Ve Anlamları


    Milli Egemenlik:

    Milli hakimiyetin her şeyin üzerinde olduğunu ifade eden Atatürk, milli egemenlik hakkında şöyle demiştir. “Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmağa mahkûmdurlar.

    Milli Bağımsızlık:

    Atatürk, bağımsızlığın her açıdan tam bağımsızlık olarak düşünülmesi gerektiğini dile getirirken bu konuda şöyle demiştir. Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.

    Milli Birlik ve Beraberlik:

    Bütün toplumun dayanışma içerisinde olması gerektiğini anlatan bu ilkenin en güzel açıklamasını yine Atatürk’ün, “Bir toplumun varlığı ve saadeti ancak emelde ve isteklerini elde etmede, tam birlik halinde bulunmasına bağlıdır. Sözüyle yapabiliriz.

    Yurtta Sulh, Cihanda Sulh (Barış):

    Her zaman dünya barışına büyük önem veren Atatürk, en keskin ifade ile bu ilkenin anlamını şu sözlerle açıklamaktadır, Gerçekte barış bizim için ne kadar faydalı ise, muhataplarımız için de o kadar faydalı ve lazımdır. Çünkü bundan sonra ülkemizin imar ve gelişmesi için çalışmak istiyoruz. Onların da bu gereği idrak etmemelerine olanak yoktur.


    Çağdaşlaşma:

    Uygar olmayan kimseler, uygar olanların ayakları altında kalmakla karşı karşıyadır diyen Atatürk, bir başka sözünde çağdaşlaşma (uygarlık) ile ilgili şöyle diyor, “Efendiler, uygarlık yolunda başarılı olmak yenileşmeye bağlıdır. Toplumsal yaşamda, ekonomik yaşamda, bilim ve teknik alanda başarılı olmak için tek ilerleme ve yükselme yolu budur. Yaşam ve geçime egemen olan kuralların zaman ile değişmesi, ilerlemesi ve yenileşmesi zorunludur.

    Bilimsellik ve Akılcılık:

    Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” diyen Atatürk, bilimin vazgeçilmez gerekliliğine işaret etmiştir.

    İnsan ve İnsanlık Sevgisi:

    Tüm insanlığa lazım olan şeyin sevgi olduğunu işaret eden Atatürk, İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir. Dünyanın barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktırdemekle insana verilen değerin yüksek olması gerekliliğine dikkati çekmiştir.

    Atatürk’ün bütün temel ilkeleri ve bunları destekleyen bütünleyici ilkeleri, tüm insanlığın rehber edinmesi gereken, bugün olduğu gibi yarında geçerliliğini devam ettirebilecek ilkelerdir. Atatürk ilkeleri, çağdaş, modern bilimi rehber edinmiş, milli birlik ve beraberliğe büyük önem veren, insan ve insanlık sevgisini her daim hisseden, kültürlü toplumların vazgeçilmez yol haritasıdır.