Atatürk'ün bilim ile ilgili sözleri

'Mustafa Kemal Atatürk' forumunda Dark tarafından 5 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Atatürk'ün bilim ile ilgili sözleri


    Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı
    için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin
    dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru
    yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fenin yaşadığımız her
    dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri
    zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl
    önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar
    bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim
    ve fennin içinde bulunmak değildir.

    1924

    [​IMG]



    Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz.
    Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız...
    Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet
    düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen
    ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her
    millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt
    ve şart yoktur.


    1922

    Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz.
    Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız...
    Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet
    düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen
    ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her
    millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt
    ve şart yoktur.

    1922

    Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin,
    inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi
    çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin
    kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve
    gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş
    bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına
    girmeye mahkumdur.

    1922

    Başarılı olmak için aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi
    arasında doğal bir uyum sağlamak lazımdır. Yani aydın sınıfın
    halka telkin edeceği idealler, halkın ruh ve vicdanından
    alınmış olmalıdır.


    1923

    Halka yaklaşmak ve halkla kaynaşmak daha çok aydınlara yöneltilen
    bir vazifedir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini
    ve ne yapacaklarını önce kendi beyinlerinde iyice kararlaştırmalı,
    onları halk tarafından iyice benimsenip kabul edilebilecek
    bir hale getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.


    1923

    Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir.
    İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak
    lazımdır.

    1923

    Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış,
    diploma almış gelmiş, olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu
    bir şey olmaktan başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek
    için ilim ve fen almak için Avrupa'ya, Amerika'ya ve her
    tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz.
    İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa
    gidip, öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye ok zayıf
    kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur.


    1923

    İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben
    emir vermem. Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar.
    Onun için siz kendi ilminize, irfanınıza güveniyorsanız,
    bana söyleyiniz, sosyal ilimlerin güzel (yapıcı) yönlerini
    gösteriniz, ben takip edeyim.

    1923

    Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir
    donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım
    ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda
    olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere
    tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl
    ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.

    1923