Atatürk'ün Ahlaka Verdiği Önem

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Ezlem tarafından 11 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem

    Ezlem Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2008
    Mesajlar:
    11.377

    atatürkün milli ahlak konusundaki görüşleri
    Atatürkün Milli Ahlaka Verdiği önem
    Atatürk’ün Ahlak İle İlgili Sözleri

    Atatürk'ün Ahlaka Verdiği Önem

    Millî mevcudiyetin temelini, millî şuurda ve millî birlikte görmekteyiz” diyen Atatürk, millî ahlâk üzerinde de dikkatle durmuştur. Ahlâk değerlerimize değinmiştir. Ahlâk anlayışını ve ahlâk değerlerini millet yararına geliştirmek istemiştir. Her türlü millî görevin yerine getirilmesini de millî ahlâka bağlamıştır. Onun içindir ki, konuşmalarının birinde: “Gerçekten de, ahlâkiyet özel fertlerden ayrı ve bunların üstünde, ancak toplumsal, millî olabilir. Milletin toplumsal düzen ve sükûnu, hâl ve gelecekte refahı, mutluluğu, selameti ve dokunulmazlığı, uygarlıkta ilerlemesi, yükselmesi için insanlardan her konuda bilgi, gayret, nefsin feragatini, gerektiği zaman seve seve nefsin fedasını talep eden millî ahlâktır. Mükemmel bir millette millî ahlakın gerekleri, o millet fertleri tarafından, adeta yargılamaksızın, vicdanî, duygusal bir nedenle yapılır. En büyük millî duygu, millî heyecan işte budur.

    Atatürk’ün Ahlakla ilgili Sözleri

    Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

    Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.

    Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.

    Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

    Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.

    Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.

    Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.

    Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.