Atatürk uzun şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve YAREN tarafından 7 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye

    Atatürk şiirleri,
    Atatürk şiirleri uzun,


    [​IMG]

    ATATÜRK

    Karanlık gecelerde parlayan yıldızımız,
    Aydınlattığın yolda bitmeyecek hızımız,
    Senin ilkelerinle, aktır alınyazımız.

    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

    Senin emrinle erdik bu uygarlık çağına,
    Seni yazdık vatanın her karış toprağına,
    Devrimin ulaşacak ölmezlik kucağına.

    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

    Türküm diyen çok mutlu, eserinle dopdolu,
    Yürüyoruz dipdiri, sen gösterdin bu yolu,
    Bir çizgiye getirdik düz ettik sağı-solu.

    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

    Seni okur yazarlar, okullarda çocuklar,
    Üzmesin hiç ruhunu sapıtanlar, sapıklar,
    Mehmetçik hazırolda, bak bitişik topuklar.

    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.

    Anadolu'mda sabah, sen batmayan güneşim,
    Mutluluğum seninle, özgürlük benim eşim,
    Yaktın onu ruhumda, sönmeyecek ateşim.


    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük,
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk.


    Edirne’den selamlar, Ardahan’dan selamlar,
    Çanakkale’den, Van’dan, tüm vatandan selamlar,
    Damarında dolaşan, asil kandan selamlar.


    Sana bitmeyen şükran, bugün dünden de büyük
    Yolumuzun güneşi sensin ulu Atatürk...

    Mehmet Bozkurt ESENYEL



    [​IMG]


    ATATÜRK İÇİN


    Afganlı kadınların gözlerini gördünüz mü?
    Korku mu vardı,
    Çaresizlik mi bilinmez,
    Ama bir eziklik ve bir hiçlik,
    Anlaşılması güç değil,
    Bir terkedilmişlik..



    Atatürk ne yapmıştır anlamak için,
    Afganlı kadınların gözlerine bakın
    Ve düşünün önemini bir ülkeyi kurtaranın,
    Değerini o ülkede insan olmanın.



    Düşünmek yaşarken bir insan gibi,
    Dünü, bugünü, yarını,
    Anlamak yaşananı,
    Tanımak Mustafa Kemal’i
    Tapınmadan, redetmeden anlamak,
    Ruhuna selam göndermek,
    Kabrine bir çiçek koymak,
    Sessizce teşekkür etmek,
    O deniz bakışlı gözlerine
    Dalıp gitmek..



    Kim kaldı yirminci yüzyıldan?
    Lenin’in ülkesi,
    Tito’nun ülkesi dağıldı.
    Mao’nun ülkesi liberal,
    Hitler mitler yok oldu zaten.
    Var mı dimdik ayakta başka biri Atatürk’ten?
    Gözlerine bakın onun,
    Deniz derinliğindeki gözlerine,
    Sevincine,
    Hüznüne,
    Herşeyi anlatan o güzel gözlerine
    Ve yol gösteren sözlerine.
    Boş laflarla anmayın onu,
    Anlamaya çalışın.
    Zor değil anlamak,
    Dünya evinizde
    Ve hergün seyrinizde.
    Onun gösterdiği yöne bakın,
    Bir de aksi yöne,
    Aksi yönün ucunda Afganlı kadınlar var.



    Mustafa Kemal
    Ve arkadaşları
    Ve onların uğruna savaştıkları bu ülke
    Şimdi ellerimizde,
    Dünya önümüzde.
    Hiç bilmeseniz de onun mavi gözlerini,
    Dahi beynini,
    Bir sorun kendinize,
    Nasıl kuruldu bu devlet,
    Nasıl oluştu bu millet?



    Ve bir illet gibi yakamıza yapışan
    Tüm yeteneksizlere rağmen,
    Hala varız ve ayaktayız
    Çünkü pekçoğumuz
    Yüreğimizde Mustafa Kemal’i taşımaktayız..



    Sana bin şükran
    Atam!
    Nasıl yaşanırdı bugünler
    Ülkeyi sen kurtarmasan?

    Oğuzkan BÖLÜKBAŞI
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    ATAM
    [​IMG]
    - I -

    Emanete hıyanet edenler vardır
    Hazmedemiyor, yutamıyoruz Atam
    Vatan, millet kimin umurunda
    Kabrine gelmeye utanıyoruz Atam.



    Temellerine layık kuramadık yapıları,
    Bize umut oldu el kapıları,
    Yine önümüzde Sevr tabuları,
    Senin gibi yırtıp atamıyoruz Atam.



    Dedemin kurumadan toprakta kanı,
    Bölmeye kalktılar aziz vatanı,
    Herkes kurtarmaya çalışıyor günü
    Sensiz kendimize yetemiyoruz Atam...


    - II -

    Yigittin, yürekliydin, örnektin bize,
    Çalıştın başardın çıkardın bizi düze.
    Biz meydanları bıraktık üç beş soysuza.
    Hainleri zindalara atamıyoruz Atam.



    Alev alev yanıyor yurdun her yanı.
    Oluk oluk akıyor milletin kanı.
    İdareden aciz kaldık vatanı.
    Yatağımızda huzurlu yatamıyoruz Atam.



    Mezarında da rahatsız ederiz seni.
    Çok erken yitirdik ararız seni.
    Bir tek yüreğimizde buluruz seni.
    Kendimizi ayakta tutamıyoruz Atam...

    İlhan KIRCA

    [​IMG]


    ATATÜRK BİR ÇIKIŞTIR, VARIŞ DEĞİL


    Atatürk bir çıkıştır, varış değil.
    Varmak tükenmek demek, Atatürk tükenmez,
    varmak ölüm demek, Atatürk ölmez.
    Ben ölürüm, benimle bir eksilir Atatürk,
    sen doğarsın, o doğar, başkaları doğar;
    sizinle bin doğar, bin çoğalır, bin yücelir,
    dünya sürer, yaşam sürer, sürer Atatürk.



    Atatürk bir yönün adı, özgürlüğe, uygarlığa, ileriye
    bir parlamış, bir sönmüş, işte yolun demiş,
    Atatürk bir ufkun adı, dağın değil,
    Himalaya kadar bile olsa, dağın değil.
    Dağ durur, oysa ufuk yürür.
    Her ufukta Atatürk büyür.
    Her ufukta yenilenir bir kez.



    Atatürk bir ilk hızdır doğadaki,
    tohumu çatlatan bir güç,
    kozayı delen ilk vuruş,
    kuşun kanadındaki ilk günü,
    koş demiş, atıl demiş sana, durulur mu?
    Atatürk durmuş mu ki sen durasın?
    Atatürk susmuş mu ki sen susasın?
    Atatürk ölmüş mü ki sen ölesin?



    Atatürk bir kavganın adı, her gün yenilenen,
    her gün değişen düşmana karşı.
    Bilgisizliktir bu düşmanın adı çok kez,
    geriliktir, aptallıktır, dönekliktir.
    Çıkarcılık, neme gerekçilik, vurdumduymazlık,
    korkaklık, eyyamcılık, yalancılık,
    bir bakarsın topla tüfekle yürür üstüne,
    bir bakarsın gülücüklerle, okşamalarla gelmiş,
    bir bakarsın, seni ta içinden kemirir bir kurtçuk.



    Atatürk bir ak törenin, bir buluncun adı,
    her gün bizi bir kez daha uyaran,
    her gün bizi bir kez daha yürüten doruğa.
    Yiğitliğe, namusluluğa, doğruluğa,
    her gün bir kez daha yarışalım diye kendisiyle,
    o en güzele, en yüceye, en doğruya...


    Orhan ASENA


  3. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    [​IMG]
    AĞIT
    [​IMG]


    Yok gayri bizlere uyku dünek vay,
    Kime bel bağlayak, kime dönek vay,
    Vay amansız ecel, alçak felek vay,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Ağla gözüm ağla, yaşlar dil olsun,
    Kurumuş dereler baştan sel olsun,
    Çiçek kara açsın, çayır kül olsun,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    En büyük, en güzel, en yiğit kayıp,
    Dereler denizler çağlar ağlayıp,
    Rabbim de gözyaşı dökmezse ayıp,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Her gittiği yerde o şan verirdi,
    Aslan bakışını görse erirdi,
    Kaşları yeleden nişan verirdi,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Bakışları şimşek gibi çakardı,
    Yarını görürdü, düne bakardı,
    Kürsüye çıktı mı, arşa çıkardı,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Her belâyı önler, arda atardı,
    Dermandı her dalda, hemen yeterdi,
    Babamızdı, elimizden tutardı,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Kaybını yıldızlar bile bileler,
    Kırıla kanatlar, sola yeleler,
    Kurt kuş duyup cenazene geleler,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Millet Atan gitti, başın sağ olsun,
    Ölümü devr açsın, yeni çağ olsun,
    Dağlar birer birer yanar dağ olsun,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Gitti, her ocağın söndü alevi,
    Yeryüzü dediğin bir ölü evi,
    Cihan türbe olsa almaz o devi,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Dönmüş denizler gözyaşı taşına,
    Dünya ortak çıkmış Türk'ün yasına,
    Her evden bir ölü çıkmışcasına,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Gökler ağıtlardan titriyor kat kat,
    Düştü üstümüze gerilen kanat,
    Onsuz dünya yarım, insanlık sakat,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    O hep dolu tuttu, boş atmadıydı,
    Söz verince yaptı, aldatmadıydı,
    On beş yıl tek burun kanatmadıydı,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Bizdendi sevinci, bizdendi derdi,
    Biz uyurduk, o bizleri beklerdi,
    Uyudu, nöbeti bizlere verdi,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Kuru yapraklara benzedik bu güz,
    Her göz kan içinde, sapsarı her yüz,
    Milyonlarız bir babadan öksüzüz,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Gök düşsün toprağa, toza belensin,
    Mezarına gece yıldız elensin,
    Şehitler doğrulsun, nöbet dolansın,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



    Dünya hem kahr olur, hem onu gömer,
    Yıldızlar kandildir, semalar kemer,
    Sus, boğulayazdın, sus Aşık Ömer,



    Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
    Cihan da bizimle ağlasın gayrı...


    Behçet Kemal ÇAĞLAR
    [​IMG]
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    NÖBETÇİ MİLLET

    [​IMG]

    Yaradan hey Yaradan !
    Dört yıl değil bin yıl geçse aradan
    Sensin ateş diye kanımızdaki
    Sesin ışık diye önümüzdeki !
    Ey yanımızdaki
    Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan
    Sınırsız mavi umman hey !
    Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın
    Sen her köpürüp taşmanda;
    Her konuşmanda
    Milletin alın yazısını yeniden yazardın..



    Bakışların inanmayanı ezerdi
    Sağ kolun bir tırpana benzerdi:
    Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.
    Cümlelerin ya örsten kalkardı
    Ya çıkardı kından.
    Başak saçların sarkardı harman alnından:
    Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.
    Milyonlar katılırdı sözlerine
    Mıknatısa koşan zerreler gibi.
    Köhne kanaatler, köhne küreler gibi
    Sözünde çarpışıp düşerdi.
    Tam sustuğun gün kıyamet oldu
    Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:
    Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;
    Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;
    Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:
    Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.
    Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine
    Tamamlayabilmek için tavafını
    Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını
    Tutuyor nöbet..



    Bu millet:
    Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan,
    Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan,
    Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u
    Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u
    Bu, seni yetiştiren ulu millet.
    Vakar ve haysiyetle dimdik
    Uyanık, tetik
    Anıtkabrinde tutuyor nöbet.
    Dünya dönüp dolaşıp
    Boğazlaşıp dalaşıp
    Ergeç ve ancak
    Milli misaklarda karar kılacak.



    Ey en büyük usta!
    Düşünen olmadı bu hususta
    Senden evvel ve senden ileri.
    İlk müjdeyi, ilk haberi
    Senden almıştı cihan
    Ta o zamandan
    Anlayamadığına yansın.
    Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği
    Uğrunda milyonların seve seve öleceği
    En büyük maksat için
    Dünyaya ilk karşı koyansın.
    Nasıl içimizdeysen bütün varınla
    İşte öylece dünya davalarındasın!
    O ışık saçların, o alev sözlerinle
    O gök gözlerinle sen.



    Ey ıssız geceler içinden
    Bize eşsiz sabahı getiren!
    Ey asırlardır dul bayrağın eşi,
    Ey geceyarılarımızın güneşi,
    Ey ışık saçlar,
    Ey yele kaşlar,
    Ey çekilmiş hançer bakışlar,
    Ey fikri döven şakaklar,
    Ey kalem parmaklar,
    Ey ay-yıldızlı el,
    Ey en güzel,
    Ey en büyük,
    Ey Atatürk!
    Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy,
    Dağlansın ateşinle bu soy.
    Oy Atatürk oy!



    İrkilmez Ata çocuğu irkilmez:
    Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez
    Biz varken senin hisarının burçları:
    Bakışlarımız kılıç uçları,
    Bekliyoruz devrimini biz.
    Çökmeyeceğiz diz..



    İsterse hayat zehrolsun,
    İsterse refah kahrolsun,
    İsterse kurşun düşsün yanımıza, belimize,
    İsterse geçinmek için, bir dilim
    Kuru ekmek geçmesin elimize.
    Halel gelmez bizim ateşimize;
    Dünya düşse peşimize,
    Yer sarsılsa yerinden,
    Ne senden geçeriz, ne senin eserinden ...


    Behçet Kemal ÇAĞLAR​
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    RESİM

    [​IMG]


    Her gün
    Enginlerden engin
    Yücelerden yüce
    Bir duygu sarar bizi
    Bu sınıfa girince.



    Yanda, bir uçtan bir uca.
    Mavi deniz
    Odanın içinde güneşleri bulunca.
    Isınırız.



    Enginlerin engini deniz olsa
    Deniz ufak!
    Yücelerin yücesi güneş olsa
    Güneş küçük!



    İlk günü gördük, nerden geldi:
    Duvardaydı
    Denizleri, güneşleri
    Küçülten büyüklük.



    Kürsünün üstünde bir resim:
    Gözleri denizlerden mavi
    Bakışları güneşlerden sıcak.
    Dört mevsim.



    Kürsünün üstünde:
    Atatürk'üm, arkasında al bayrak
    Kolları kavuşturmuş göğsünde.



    Bu resimle başlar bizim günümüz
    Karşımızda Atatürk'ü gördükçe
    Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.



    Öğretmenimizin kürsüde
    Verdiği dersi
    Dinler bizimle birlikte
    Atatürk'ün resmi.



    Çalışkanız, çünkü
    Çalışınca
    Bakarız, Atatürk güldü.



    Bir yanlışlık yapsak
    Bulutlanır gözleri
    Anlarız Atatürk üzüldü.



    Gelsek kürsünün dibine
    Görür bizi
    Eğilince.



    Kalksak, gitsek gerilere
    Otursak arkalarda;
    Başımızı kaldırmadan duyarız:
    Atatürk orada.



    Öteki odalarda
    Başka başka resimleri Ata'mın.
    Atatürk'üm artık ömrüm oldukça
    Bu resminle karşımdasın!



    Yok hiç birinde
    Bundaki tılsım
    Değişen çizgilere
    Canlı gibi bu resim.



    Öyle canlı ki sanırım
    Bende bir gün okulu bitirince
    Uzanan ellerinle
    Okşanacak sırtım.



    Öyle canlı ki, sanırım
    Karanlık bile olsa
    Aydınlanır yollarım.



    Tıpkı sınıftaki gibi
    Yapacağım bir işte
    Bu resmindir rehberim:
    Kötülüğe uzanırsam
    Çat kaşlarını
    Tutulsun ellerim .



    Tıpkı sınıftaki gibi
    Bütün ömrüm boyunca
    Yaptığım her işte
    İyi, doğru oldumsa
    Sevincini belli et.
    Gülümse !



    Yaprak yaprak dökülürken önümde
    Her yıl dört mevsim;
    Sınıflar içinde yalnız bu sınıf
    Resimler içinde yalnız bu resim !


    Behçet NECATİGİL​
  6. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

    [​IMG]

    Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.
    Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.
    Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.


    - V -

    Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!
    Savaş girer gibi yetiş bize!
    Yetiş bize, çöllerde bile olsan!
    İnanç doldur, güç doldur içimize!



    Bin kere yurdumuzu kurtaran!
    Bir görseydin ağlardın hâlimize!



    Kuşun kanadında türküler
    Kemal Paşanın gönlüne vardı,
    Cevabından önce kendi geldi.


    - VI -

    Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı,
    Selâm durdu kayığı, çaparı, takası,
    Selâm durdu tayfası.



    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman,
    Duman değildi bu!
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.



    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil!
    Sarılan anayurda,
    Kemal Paşanın kollarıydı.



    Selâm vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan,
    Karadeniz'in hâlini görmeliydi.



    Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemal Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi.
    Erzurum'a kadar.



    Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa
    Atının teri kurumadan
    Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde


    - VII -

    Bir selâm gibi gitti Erzurum'a,
    Bin selâm gibi geldi Sivas'a Erzurum'dan.
    Dağlar alçaldı yol vermeğe,
    Temizlendi ılkımından karından.



    Analar, bacılar yola döküldü,
    Cephane taşıdı arkasından.
    Irmaklar suyundan faydalandı,
    Ağaçlar dalgasından.



    Yer gök inledi bir yol daha
    Kurtuluş savaşından.



    Düşman koymuş meydanları kaçıyordu.


    - XI -

    Kattı Kemal Paşa'nın ordusu düşmanı uğruna
    Pişman eti anasından doğduğuna.
    Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,
    Veryansın etti topçu,
    Veryansın etti piyadeler.



    Kattı Kemal Paşa'nın ordusu, sürdü gitti,
    Yetiştikçe vurdu düşmana.
    Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana
    On beş günde İzmir'i dar buldu,
    Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.



    Kaçtı gemiler.
    Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı,
    Ahmet'ler, Bekir'ler, Ali'ler,
    Mahmut'lar, Kâzım'lar, İsmail'ler
    Peşlerinden yettiler,
    Diz çöküp Kordonboyu'na
    Ta yürekten çekip tetiği
    Gemilere yaylım ateş ettiler.



    Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!
    Atının teri kurumadan
    Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde.


    - XII -

    Sana borçluyuz ta derinden
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    Hasta, yorgun düşmüştük
    Yaralarımızı iyice sardın ..



    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkardın, denizler kadar engin
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiyle bakan gözlerin ..



    Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyu geri kalmış
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış ..



    Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
    "Öğün, çalış, güven" ..



    Sana borçluyuz ta derinden
    Işığısın bu yurdun
    Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
    Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun ..



    Hürriyeti sen yaydın içimize
    Halkçıyız dedin halk içinden
    İnançta hür yetiştirdin bizi
    Borçluyuz sana ta derinden ..



    Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
    Bu milleti temiz ellerin
    Sana borçluyuz ta derinden
    En büyüğü Mustafa Kemal'lerin...


    Cahit KÜLEBİ​
  7. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.886
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul

    Cevap: Atatürk uzun şiirleri

    ATATÜRK'TEN SON MEKTUP


    Siz beni hâlâ anlayamadınız
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
    Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
    Mustafa Kemal'i anlamak bu değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..



    Bırakın o altın yaprağı artık
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
    Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin .
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
    Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
    Mustafa Kemal'in ülküsü, sadece söz değil ..



    Bana, muştular getirin bir daha
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan .
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
    Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..



    Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda
    Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
    Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların .
    Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..



    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil .
    Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar .
    Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
    Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..



    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
    Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
    Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken .
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
    Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ..



    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla .
    Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister
    Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil ...


    Halim YAĞCIOĞLU​