Atatürk Türk Müziğine Katkıları

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Aysell tarafından 10 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Aysell

    Aysell Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    15.679

    Atatürk'ün Müziğe Verdiği Önem
    Atatürk Türk Müziğine Katkıları nelerdir


    Atatürk, şiir ve edebiyat dışında müziğe de büyük bir ilgi duymuştur. Şarkı ve türküleri dinlemekten büyük bir zevk alan Atatürk, zaman zaman okunan şarkılara eşlik etmiş, oynanan halk oyunlarına katılmıştır. Bazı Rumeli türküleri, onun sesinden notalara dökülmüş ve müzik repertuarımızda yer almıştır.

    Atatürk, askerî ataşe olarak Sofya’ da görevli bulunduğu dönemde çok sesli müziğe ilgi duymaya başlamıştır. Klâsik müzik konserlerine ve operalara giderek bu müzik türlerini tanıma fırsatı bulmuştur. Cumhuriyetin ilânından sonra, ülkemizde bu müzik türlerinin sevilmesini ve müzik kültürümüzde yer almasını sağlamak amacıyla yapılan çalışmalara önderlik etmiştir. Ülkemizde müzik sanatının gelişmesi için bütün olanaktan kullanmıştır.

    Atatürk’ ün, tiyatro, bale, edebiyat, heykeltıraşlık, mimarî, resim, müzik gibi sanat dallarıyla ve sanatçılarla ilgilenmesi, onları desteklemesi Atatürk’ ün sanatla çok yakın bir ilişki içinde olduğunun göstergesidir.

    Atatürk, sanatla ilgili düşüncelerini, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki konuşmalarında, Çankaya Köşkünde sanatçılarla yaptığı sohbet ve tartışmalarda belirtmiştir. Atatürk’ün bu konuşma ve tartışmalarda dile getirdiği sanatla ilgili düşünceleri, Türk halkına ileti niteliği de taşımaktadır.

    Atatürk, sanatın tanımını şu sözlerle açıklamıştır:
    "Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu anlatım sözle olursa şiir, ezgi ile olursa müzik, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur."
    Sanatın, bir toplumun ilerlemesindeki öneminin ve vazgeçilmezliğinin bilincinde olan Atatürk, bu düşüncesini şu sözlerle ifade etmiştir:
    "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir,"
    "Bir millet sanata önem vermedikçe büyük bir felâkete mahkûmdur,"
    "Dünyada medenî, ileri ve gelişmiş olmak isteyen herhangi bir millet, mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir."
    Atatürk’ ün bu sözleri, sanatla ilgili temel düşüncelerini ifade etmesi bakımından önemlidir.

    Atatürk’ ün sanatçılarla ilgili düşüncelerini ifade ettiği sözleri ise şunlardır:
    "Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve uğraşlardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır."
    "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız."

    Büyük bir sanatsever olan Atatürk’ ün gönlünde, müziğin ayrı bir yeri vardı. Bu nedenle millî kültürümüzde önemli bir yer tutan güzel sanatlar içinde müziğe ayrı bir önem vermiştir. Müziğin önemiyle ilgili düşüncelerini, şu sözleriyle ifade etmiştir:

    "Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar, insan değildirler.

    Atatürk’ün Müzik Anlayışı
    İnsanlığın ortak dili olarak müzik, yine insanlığın ortak mirası olan uygarlık yolundaki konum ve katkıların da göstergesidir.
    ATATÜRK; müziği, ulusların kültürel kimliğinin kazanılması, korunması, tanıtımı ve kuşaklara aktarılmasında en etkin unsurların başında görüyordu.
    Büyük ATATÜRK, Türk müziği politikasının sağlam temellere dayandırılması için temel ilkeleri tespit ediyor, Türk milletinin güçlü bir müzik potansiyeline sahip olduğunu bilerek, bu müziğin layık olduğu biçimde, çağdaş medeniyet kurallarına göre geliştirilmesini istiyor, Türk gençliğine ve sanatına yeni ufuklar açıyordu. Sanatta ve kültürde köklü bir geçmişe sahip olan Türk milletinin lâyık olduğu seviyeye ulaşması, onun temel emeli ve idealiydi.
    Milli ve yerel duygularla harmanlanmış ifadeler evrensel boyut kazanmalı, ulusal müziğimiz aynı zamanda yalnız ülke içinde değil, uluslararası alanlarda da seslendirilebilir olmalıydı.

    ATATÜRK, bir müzisyen olmasa da derin bir müzik kültürü ve anlayışına, zevkine sahipti. Müziği seviyordu. Şu sözleri bunu anlatmaktadır:
    "Müzik, yaşamın bir parçası değil kendisidir. Yani 'Hayat Müziktir.' Müzik ile alakası olan tek varlık, insandır. Müziksiz bir hayat da zaten mevcut değildir."

    Evet ATATÜRK ne kadar da haklıydı; müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci, kendisiydi. Ancak, müziğin türü üzerinde dikkatle durulmalı, düşünülmeliydi.

    ATATÜRK, Türk müziğine alaturka damgasını vuranlardan değildi, hele Arap, Fars ve Bizans müziklerinden etkilenmiş olduğu görüşünü asla kabul etmemiş.

    Atatürk’ün müzik Hakkındaki Düşünce ve Sözleri

    Atatürk, güzel sanatlara ve onun bir paçası olan müziğe özel bir önem veriyordu.
    Müziği toplumun temel kültür değerlerinden biri olarak görüyor ve Türk ulusunun yücelmesinde başlıca hareket unsuru olarak ele alıyordu. Atatürk’ün bu konudaki görüşlerini şu sözlerinden anlayabiliriz:
    ‘’Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir’’
    ‘’Efendiler! Hepiniz milletvekili olabilirsiniz! Bakan olabilirsiniz! Hatta Cumhurbaşkanı
    olabilirsiniz! Fakat sanatkar olamazsınız!’’
    ‘’Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir’’
    ‘’Biz Batı musikisini saygıyla dinlediğimiz gibi, bizim musikimiz de bütün dünyada saygıyla
    dinlenilecek bir halde olmalıdır.’’
    ‘’Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikle ilgisi olmayan varlıklar insan
    değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise müzik mutlaka vardır.Müziksiz hayat zaten var olamaz.Müzik hayatın neşesi , ruhu , sevinci ve her şeyidir.Yalnız , müziğin türü üzerinde düşünmeye değer.’’
    ‘’Bir millet sanat ve sanatkardan yoksunsa, tam bir hayata sahip olamaz.’’


    Alıntı
     
  2. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Atatürk Türk Müziğine Katkıları

    çok uzu kısası yokmu acaba?????????????
     
  3. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Atatürk Türk Müziğine Katkıları

    çok uzun ama olsun işe yaradı :))
     
  4. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Atatürk Türk Müziğine Katkıları

    Atatürkün Türk Müziğine Katkıları Nelerdir ?


    Müzik ile ilgili gelişmeler doğrultusunda amaçları gerçekleştirmek için çeşitli müzik kurum ve kuruşları açılmıştır.
    • Türk halk ezgileri derlenmiş notaya alınmış ve yayımlanmıştır.
    • Bu eserleri seslendirmek ve yorumlamak için orkestıralar ve korolar kurulmuştur.
    • Müziğimizde yeni bir kavram olan çok seslilik kullanılmaya başlanmıştır.
    • Halk ezgilerinin batı tekniği ile çok seslendirme çalışmaları yapılmıştır.
    • Aynı ezgilerimiz çağdaş tekniklerle işlenerek özgün eserler bestelenmiştir.
    • İlk türk operası olan “Özsoy Operası “Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenip sahneye koyulmuştur.
    • Türkçe operalar sahneye konulmuştur.
    • Geleneksel Türk halk müziğigeleneksel Türk sanat müziği ve çağdaş çok sesli Türk müziği alanlarında değerli sanatçılar ve öğretmenler yetiştirilmiştir.
    • Çeşitli üniverstelere bağlı fakültelerde müzik bölümleri açılmıştır.
    • Çeşitli müzik guruplarımız yurt dışında düzenlenen festivallere katılarak büyük başarılar elde etmişlerdir.
    • Ülkemizde uluslar arası özelliğe sahip bir çok müzik festivali düzenlenmektedir. ARKADAŞLAR ÜSTTE ATATÜRKÜN TÜRK MÜZİĞİNE KATKILARINI YAZDIM.