Atatürk hangi takımı tutuyordu

'Bilgi Rehberi' forumunda Mahmut 34 tarafından 17 Ekim 2010 tarihinde açılan konu


  1. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk hangi takımı tutuyordu? her sitede farklı cevaplar verilmiş


    Atatürk, belirtilere göre bir takım tutmuyor diye iddia edilmiş ve düşünülmüştür.Bazı doktorlar yada insanlar fenerbahçeyi tutuyor diyebilir çünkü:Birgün Atatürk fennerbahçe takımını ziyater etmiştir.Ama bazıları ise,beşiktaşı tutuyor diyordu nedeni ise: Beşiktaş
    takımının rengi ilk önceden bayrağımızın rengi yani, kırmızı beyazdır.1 Dünya Savaş'ında bir çok kişi öldüğü için siyaha boyanmıştır.Bu nedenler dolayı bjk Türk takımı olduğu söylenmiştir.Ama bu yanlışlıt kısaca anlatımlara ve gözetimlere göre Atatürk
    ( fenerbahçe takımını tutuyordur.)
     



  2. Son günlerde spor kamuoyunda Atatürk’ün hangi takımı tuttuğu ile ilgili çeşitli tartışmalar yapıldı. Yazılı ve görsel medyada spor yöneticileri, gazeteciler, eski sporcular vb. oldukça hararetli şekilde büyük Atatürk’ün tuttuğu takım hakkında fikirlerini ortaya koydular. Birçok sporseverin Atatürk’ü kendi takımlarına maletmeleri düşündürücü, anlamlı ve sevindiriciydi. Demek ki, emperyalistlerin, işbirlikçilerin, ikinci cumhuriyetçilerin, Kürtçü ve şeriatçıların tüm olumsuz propagandalarına rağmen Atatürk herkes tarafından sahipleniliyordu.

    Atatürk hangi takımı tutardı?

    Türk futbol tarihinin en önemli klüpleri sayılan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray takımlarının yöneticileri, sporcuları ve taraftarları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi takımlarını tuttukları hakkında iddiaları bulunmaktadır. Örneğin Fenerbahçeliler Gazi Atatürk’ün 3 Mayıs 1918 tarihinde kulübü ziyaret ederek defterlerine yazdıkları sözlerden dolayı Atatürk’ü Fenerbahçeli olarak kabul ederler. “Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi” yazarı Dr. Rüştü Dağlaroğlu’nun kitabında Atatürk’ün Fenerbahçeliliği ile ilgili yazı şöyledir :

    “Fenerbaçe Klübü’nün her tarafta mahzar-ı takdir olmuş bulunan asar-ı mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmetini tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.”

    Beşiktaşlılara göre de Atatürk Beşiktaşlıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce bir süre Beşiktaş’ta bulunan Akaretler Yokuşu’nda oturmuştu. Evinin biraz ilerisinde de Beşiktaş Jimnastik Kulübü bulunmaktaydı. Atatürk, evinin bahçesinden Beşiktaşlı sporcuları ilgiyle izlermiş. Hatta kulübün kurucuları olan Ahmet Fetgeri, Aşeni ve Fuat Balkan beylere Beşiktaş sporcularının ciddi, disiplinli, çevik ve maharetli çalışmalarından dolayı tebrik etmiştir.

    Galatasaraylılar ise Atatürk’ün kendi takımlarını tuttuğunu iddia ederler. 1928 yılında Hava Kurumu tarafından düzenlenen Gazi Büstü müsabakalarının Galatasaray tarafından kazanılması üzerine Mustafa Kemal Atatürk 7 Eylül 1928 tarihinde Galatasaray’a mektup yazmıştı. Öte yandan Galatasaray kulübünü çeşitli defalar ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk bu ziyaretlerin birisinde kendi yazısı ve imzasıyla birlikte bir fotoğrafını da Galatasaray takımına hediye etmişti.

    Mustafa Kemal Atatürk 3 büyüklerin dışında Altay Kulübü’nü de ziyaret etmişti. İzmir takımına göre de Atatürk Altaylıydı. 1934 yılında kurulan Güneş Spor Kulübü’nü Mustafa Kemal Atatürk 30 Aralık 1935 tarihinde ziyaret etmişti. Güneş Dil Teorisi ile birlikte anılan Güneş Spor, Atatürk’ün 1938 tarihinde ölümünden bir yıl sonra 1939 yılında kapanmıştır. Bazı tarihçilere göre Güneş Spor ismi Atatürk tarafından verilmişti. Aynı tarihçiler Atatürk’ün tuttuğu takım olarak Güneş Spor’u işaret etmişlerdir.

    Atatürk’ün spor anlayışında ahlak hep en önemliydi…

    Çeşitli kulüplerimizin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkması oldukça güzel bir davranıştır. Ancak bu yeterli değildir. Önemli olan Gazi’nin spor anlayışını benimsemektir. Sporcunun zeki olmasını, çevik olmasını ama her şeyden önce ahlaklı olmasını isteyen büyük Atatürk’ün ilkelerine acaba ne kadar sahip çıkabildik? Spor sahalarında olan kavgalar, gürültüler, bıçaklamalar, öldürmeler Atatürk’ün spor anlayışına ne kadar uyar? Özellikle büyük kulüplerimizin yöneticilerin, sporcuların ve seyircilerinin birbirleri ile sportmenlik dışı ve Türk’ün anlayışına uymayan davranışlarında bulunmaları Atatürk’ün spor anlayışı ile hiç bağdaşmamaktadır. Atatürk’ün hangi takımı tuttuğundan ziyade Gazi’nin spor felsefesini benimsemek ve ona göre davranmaktır aslolan. Ayrıca Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Sağcı-Solcu diye yıllardan beri bölünmek bu topraklarda yaşayan insanlara ne kazandırmıştır? Önemli olan bir arada ve birlikte yaşamaktır. Atatürk’ü illa bir takıma maletmek bu bölünmeyi daha da arttırır düşüncesindeyiz. Atatürk tüm ülkeye ve takımlara malolmuş istisna bir kişiliktir. Dolayısıyla bölünmeyi daha fazlalaştırmanın anlamı yoktur. Eğer kulüplerimiz gerçekten Atatürkçü bir anlayıştan yana iseler, Gazi’nin en çok sevdiği güreş sporuna ilgi göstermeleri gerekmektedir. Ayrıca unutmamak gerekir ki güreş Türklerin ata sporudur.

    İlhan Cavcav Fenerbahçe’yi PKK’ya benzetiyor

    Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav Fenerbahçe Takımı için söylediği PKK benzetmesi tüm sporseverleri ve özellikle de Fenerbahçelileri çok üzmüştü. Uzun yıllardan beri Gençlerbirliği Takımı’nın başkanlığını yapan İlhan Cavcav, 2003 tarihinde oynanan Ankara derbisi Gençlerbirliği-Ankaragücü maçında da, kendi takımının attığı gol sonrası yaptığı asla sportmenliğe uymayan el hareketiyle de gündemi uzun süre işgal etmişti. Cavcav, yaptığı çok çirkin davranıştan sonra basın toplantısı düzenleyip özür dilemişti. Yine İlhan Cavcav son yaptığı büyük gaftan sonra da her zamanki gibi özür diledi. Uzun lafın kısası Cavcav’ın artık alışkanlık haline getirdiği önce kabahat işleyip sonra özür dilemesi spor kamuoyu tarafından şiddetle eleştirilmiş ve istifası istenmiştir. Bize göre de böyle yapması hem takımın hem de kendisi için doğru olur düşüncesindeyiz.

    Tarihte olaylı Fenerbahçe Gençbirliği maçları

    Fenerbahçe ve Gençlerbirliği arasında Türkiye 1. Ligi 1960-61 sezonunda da olaylar meydana gelmişti. Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’dan 1 puan ilerde şampiyonluk kovalıyordu. 5.3.1961 tarihinde İstanbul İnönü Stadyumu’nda Fenerbahçe Gençlerbirliği ile zorlu bir maç oynamıştı. Gençlerbirliği Başkanı Orhan Şeref Apak’ın Fenerbahçe’ye yenilmeleri halinde yakasına 1 ay boyunca Fenerbahçe rozeti takacağını söylemesi maç öncesi tansiyonu oldukça arttırmıştı. Büyük bir heyecan içerisinde başlayan karşılaşmada Fenerbahçe son 7 dakikaya 3-2 mağlup girdi. Sarı Kanaryalar’ın 83. dakikada attığı golün hakem tarafından sayılmaması ve bir sivilin sahaya girip Fenerbahçeli futbolcuların boğazına sarılıp kendisini yarbay olarak tanıtmasıyla maç bir süre durmuştu. 27 Mayıs Devrimi nedeniyle askeri bir ortamda bulunan Türkiye’de Fenerbahçeli bazı yöneticilerin Demokrat Partili (DP) olmasından dolayı Fenerbahçe ihtilalciler tarafından pek hoş görülmüyordu. Maç bir süre sonra olayların sona ermesiyle devam etti. Fenerbahçe son dakikalarda bulduğu golle maçı 3-3’lük skora taşıdı. Maç sonrasında ise, İstanbul Hakem Kulübü Başkanı Sulhi Garan dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Cemal Tural’a Fenerbahçe’yi şikayet etmişti. Bir süre sonra da Fenerbahçe Kulübü kapatılmak istenmişti. 1960-61 sezonunda bu olaylardan sonra Fenerbahçe’nin 6 futbolcusu 1 ay ve 3 ay arasında değişen cezalar almışlardı. Fenerbahçe her türlü olumsuzluğa rağmen Galatasaray’ın bir puan önünde şampiyon olarak ligi bitirmişti.

    İlhan Cavcav Fenerbahçe tarihini okudu mu?

    Tekrar İlhan Cavcav’ın Fenerbahçe hakkında söylediklerine gelirsek, özellikle Gençlerbirliği Başkanı’nın geçmişi kahramanlıklarla dolu Fenerbahçe tarihini iyi okumasını tavsiye ederiz. 1907 tarihinde kurulan (bazı tarihçilere göre 1899 yılında kurulmuştu) Fenerbahçe, vatan savunmasında şehitler vermiş, Anadolu’ya Kurtuluş Savaşımızda silah kaçırmış, emperyalist İngiliz işgal gücü takımlarıyla yaptığı maçların birçoğunu kazanmış, 1923 yılında emperyalist İngilizlerin işgal komutanı General Harrington adına düzenlenen kupayı büyük bir haysiyet, gurur mücadelesi yaparak kazanmış ve Lozan’da “Türk’ün Ateşle İmtihanı”nı diplomasi yolu ile çözmeye çalışan İsmet İnönü ile arkadaşlarını yüreklendirmişti. Fenerbahçe için “vatan savunması” her şeyden daha önemlidir. Bu yüzden de bilinen ilk (1913) Kuruluş Tüzüğü’nün 2. maddesi vatan savunması ve buna bağlı olarak asker yetiştirmekle ilgilidir. Bu ayrıntıları İlhan Cavcav öğrenmek isterse Fenerbahçe Stadyumu’nda bulunan Fenerbahçe Müzesi’ni ziyaret edip görebilir. Özellikle Kurtuluş Savaşı’nda yaptıkları özveriden dolayı Fenerbahçe halk tarafından çok sevilmiştir. Zaten Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapan da bu ruh ve anlayıştır.

    Yurtdışındaki ülke ve örgütlerin elinde kucaktan kucağa dolaşan bebek katili kanlı terör örgütü PKK’yı Fenerbahçe ile her ne sebeple olursa olsun benzetmek, her şeyden önce ülkesi için şehit olmuş atalarımızın kemiklerini sızlatır. Böyle bir durum bebek katili PKK’nın yurt içindeki işbirlikçilerinin de fazlasıyla işine gelir. Milyonlarca taraftarı olan Fenerbahçeliler yazımızın başında dediğimiz gibi üzülmüş ve kırılmışlardır. Ancak her şeye rağmen Fenerbahçelilere en yakışan sakince davranıp, sporun güzelliğini ve centilmenliğini her zamanki gibi ön plana çıkartmasıdır.
     



  3. bence hiç bir takımı tutmuyordu
     



  4. fb tabikide
     



  5. atatürk beşiktaşı tutuyor
     



  6. bence beşiktaşı yada feneri tututyor çünkü en fazla beşiktaş yazısı var ve ben beşiktaş diyorum arkadaş:D
     



  7. atatürk beşiktaşı tutar çünkü beşiktaş eskiden kırmızı -beyazdı ama savaşta siyah beyaz yapılamış. en büyük beşiktaşlı atatürk
     



  8. Atatürk bana göre fenerbahçe tutuyordu.Fenerbahçeyi tutmasa takımı ziyarete gitmezdi.
    :)
     



  9. Ben Galatasaraylıyım. Ama bencede Fenerbahçeyi tutuyordu . Ama tam olarak bunu hiç kimse bilemez ...
     



  10. Atatürk Beşiktaş takımını tutuyor bende Beşiktaşlıyım ölümüne beşiktAŞK
     



  11. atatürk hiçbir takım tutmuyordu . Çünkü fenerbahçeye heykelini dikmeye izin vermiş ilk defa beşiktaş oyuncularıyla sohpet etmiş galatasarayada imzasını hediye etmişti.takım tutmamasının bir sebebide hiçbir takımı karmamak istemesidir.