Atatürk haftası sunum metni

Konusu 'Önemli Gün ve Haftalar' forumundadır ve Wish tarafından 30 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye

    Atatürk Haftası Sunum Örneği
    Atatürk Haftası Sunusu



    I. SUNUCU :
    Rüzgar eser, saçların dağılmaz,
    Yağmur yağar, gözlerini çürütmez,
    Bizimle birlikte yaşarsın,
    Seni kimse unutmaz.

    Sen üşümezsin,
    Sen yorulmazsın,
    Sen ölmezsin, unutulmazsın,
    Çünkü sen Atatürk’sün!


    II. SUNUCU :


    Ata demek, tan demek,
    Yürekte yatan demek,
    Yaptığı devrimlerle
    Yurdu yaşatan demek.


    I. SUNUCU :

    Sizleri, özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı sağlayan; yurt ve millet bütünlüğünü koruyan, cumhuriyetimizin kurucusu, ilk cumhurbaşkanımız, ulu önder Atatürk ve silah arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşuna ve ardından İstiklal Marşına davet ediyorum.

    II. SUNUCU :


    Bugün, kurtarıcımız, cumhuriyetimizin kurucusu, Türk inkılabının yaratıcısı, ulu önder Atatürk’ün ölüm yıldönümüdür. Atatürk’ün yaptıklarını bir kez daha hatırlamak, onu daha iyi anmak ve anlatabilmek için buradayız.
    Şimdi, Sayın …………………. “ Neden Atatürk?” adlı konuşmasını yapmak üzere huzurunuza geliyor.

    I. SUNUCU :


    Bin sekiz yüz seksen birde,
    Türk’ün kader günü doğdu.
    Renk değişti gökte,yerde,
    Al bayrağın ünü doğdu.

    Mustafa isimli cana,
    Zübeyde olmuştu ana,
    Yön versin diye cihana
    Bu milletin şanı doğdu.

    Tarihler ile Atatürk’ün hayatını sunuyoruz :

    Erkek :
    Mustafa Kemal Atatürk, 1881’de Selanik’te Ahmet Subaşı Mahallesinde doğdu. Anası Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendi’dir. Atatürk’ün doğduğu yıllarda Osmanlı Devletinin durumu iyi değildi. İçerde karışıklıklar, dışarıda düşman tehditleri vardı.
    Zübeyde Hanım oğlu Mustafa’yı mahalle okuluna göndermek istiyordu. Ali Rıza Efendi ise softalığa karşıydı, yeni düşüncelere saygı besliyordu. Oğlunun Şemsi Efendi okuluna gitmesi taraftarıydı. Mustafa, önce ilahilerle mahalle okuluna yazıldı. Birkaç gün sonra da Şemsi Efendi’nin okuluna girdi, bu okulu çok sevdi. Mustafa çok meraklıydı, planlı ve düzenli çalışırdı. Hareketleri kısa ve kesindi, ağırbaşlıydı, şakayı severdi, sorunları akıl ve mantığıyla çözerdi.

    Kız :
    Mustafa bir süre sonra babasını yitirdi, okulunu bitirmeden Selanik’ten ayrıldılar. Dayısının Langaza yakınlarındaki çiftliğine taşındılar. Burada kız kardeşiyle tarla bekçiliği yaptılar. Dünyaya araştırıcı, inceleyici bir gözle bakıyordu, büyük bir okuma isteği duyuyordu. Çiftlikte öğrenim sorununa çözüm bulunamadı, tekrar Selanik’e döndüler.


    Erkek :
    1893’te gizlice Selanik Asker Ortaokulu sınavlarına girdi, parlak bir başarı kazandı ve kendi yolunu çizmiş oldu. Subay sınıfı ülkenin seçkin tabakasıydı. Askerlik okulları öğrencilerine askerlik bilgisi yanında tarih, ekonomi, felsefe dersleri de veriyordu.
    Mustafa, daha ilk günlerinde öğretmenlerinin beğenisini kazandı, ilgilerini çekti. Matematik öğretmeni Mustafa’ya olgun anlamına gelen “Kemal” adını taktı. Böylece adı Mustafa Kemal oldu.

    Kız :
    1895’te Askeri Ortaokulu bitirdi. Manastır Askeri Lisesine girdi. Öğrencilik yıllarında Osmanlı Devletinin gerileme nedenlerini tam ve doğru olarak öğrendi.

    Erkek :
    13 Mart 1899’da Harp Okuluna girdi, özgürlük ve vatan duygularını geliştirdi, kendini iyi yetiştirdi. Çok okumaktaydı.

    Kız : 1902’de Harp Akademisine girdi.

    Erkek :
    11 Ocak 1905’te kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı ve Şam’da görev aldı.

    Kız : 1906 yılında Şam’da Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. Amaç Anadolu’da yeni bir devlet oluşturmaktı. Çünkü Osmanlı yöneticileri gaflet içindeydi.

    II. SUNUCU : Türklük gerilemiş, çaresiz kalmış,
    Götürmüşken üç kıtaya şeref ve şan,
    Kalmış bir sultanın keyfine işler,
    Nice yıllar olmuş, Türklük perişan…

    Erkek :
    23 Temmuz 1908’de meşrutiyetin ilan edilmesi için çalışmalar yaptı.

    Kız :
    1909’da 31 Mart ( 13 Nisan) olayını bastıran Hareket Ordusunun kurmay subayı oldu.

    Erkek :
    27 Kasım 1911’de binbaşılığa yükseldi.

    Kız : 9 Ocak 1912’de Batı Trablus Savasını yönetti.

    Erkek : 27 Ekim 1913’te Sofya Askeri Ataşeliğinde bulundu.

    Kız : Yıl 1915… Ufuklar kararmakta… Sömürgeler kabaran iştahlarıyla ve tüm güçleriyle saldırdılar Türk yurduna, yurdumuzu paylaşmak, milletimizi yok etmek için.

    Erkek :
    Mustafa Kemal hemen görev istedi ve 2 Şubat 1915’te Tekirdağ’daki 19. Tümeni kurdu.

    Kız :
    Düşman yüklenmişti Çanakkale’ye denizden ve karadan…


    I. SUNUCU :
    Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahut kafesi
    Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,

    Yedi iklim-i cihanın duruyor karşısında,
    Ostralya’yla beraber bakıyorsun Kanada !...

    Öteden saikalar parçalıyor afakı,
    Beriden zelzeleler kaldırıyor amakı,
    ...
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O, ne müthiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer…

    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak…


    Saçıyor zırha bürünmüşte o namert eller,
    Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller,

    Veriyor yangını durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler,
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

    Erkek :
    25 Nisan 1915’te Mustafa Kemal ve kahraman ordumuz destanlar yazdırdı.

    Kız :
    1 Haziran 1915’te Mustafa Kemal albaylığa yükseldi.

    Erkek :
    9 Ağustos 1915’te Anafartalar Grup Komutanı oldu.

    Kız :
    10 Ağustos 1915’te Anafartalar Zaferini kazandı.

    Erkek :
    1 Nisan 1916’da general oldu.

    Kız :
    6 Ağustos 1916’da Bitlis ve Muş’u düşman elinden kurtardı.

    Erkek : 20 Eylül 1917’de memleketin ve ordunun durumunu açıklayan ve yapılacak işleri gösteren bir rapor hazırladı, hükümete sundu.

    Kız : 26 Ekim 1918’de Güney Cephesinde düşman ilerleyişini durdurdu.

    Erkek : Bir yanda Mehmetçiği tırpan tırpan biçen mermiler… Yıllarca süren kanlı, acılı savaşlar… Bir yanda soğuk, açlık ve cephede kırılan ana kuzuları… Gencecik fidanlar… Ve geride kalan gözü yaşlı eşler, çocuklar, analar, babalar…
    Bütün millet yorgun, sıkıntı ve yokluk içinde…

    Kız :
    31 Ekim 1918’de Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grup Komutanı oldu.

    II. SUNUCU :


    Ordular her yanda yenilmiş kardeşim,
    Kan ağlar beş cepheden memleket.
    Çekilmiş gibi Tanrım,
    Bir ara üstümüzden,
    Sessizliğim büyümüş,
    Sağır yerler, gökler,
    Sağır be hey!..

    Mütareke yapmış sultan,
    Can uğruna pare pare etmiş vatanı.
    Kaçmış gitmiş güvendiğim paşalar hep,
    Yurt açık kalmış,
    Çökmüş omuzlarıma yedi düvelin zoru,
    Ağır be hey!..

    Bilirim yorgunsun, nice savaş yıllarından,
    Ayağın Hicazda kalmış, kolun Kafkas’ta.
    Belki başında kopmuştur.
    Ama hemşerim göğsün var ya,
    Neden sesin çıkmaz,
    Bağır be hey!..



    I. SUNUCU :
    Atım acından hasta, çalmışlar kılıcımı,
    Üşürüm…

    II. SUNUCU :
    Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
    Yok mu dur kurtaracak bahtı kara maderini?

    I. SUNUCU :
    Vatan parçalanıyor, kırılıyor milletin gururu… Ruhlara bir kabus çöküyor… Gözlerden akıyor umutsuzluk yaşları… millet, ağlıyor için için…

    II. SUNUCU :

    Türkiye kandan olmuştu al al,
    Düşmanlar yurdu etmişti işgal,
    Seni beklerdi matemli hilal…
    Mustafa Kemal, Mustafa Kemal!

    Erkek :
    13 Kasım 1918. Mustafa Kemal İstanbul’a dönüyor ve boğazdaki düşman gemileri arasından geçerken “Geldikleri gibi giderler.” diyor. O, umudunu yitirmemiştir…

    Kız :
    30 Nisan 1919. Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişliğine atanıyor.

    Erkek : 16 Mayıs 1919. Mustafa Kemal bir vapur ile İstanbul’dan ayrılıyor .

    I. SUNUCU :

    Yıl 1919…
    Mayısın on dokuzu.
    Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını,
    Yeryüzüne can veren,
    Cana heyecan veren,
    Al yüzlü doğan güneş!

    Yıl 1919…
    Mayısın on dokuzu.
    Ufukta bir gemi var,
    Hız yüklü, iman yüklü,umut yüklü bu gemi…

    II. SUNUCU :

    Bu gemi Bandırma Vapurudur.

    ŞİİR :
    Tekmil Anadolu ayakta,
    Bu gelen Bandırma Vapuru,
    Mustafa Kemal’in bakışı,
    Göklerden duru.
    Boz kalpağını hele bir çıkarsın Mustafa Kemal,
    Altın saçlarını pırıl pırıl uçursun rüzgarda.
    Mustafa Kemal’in elbisesi
    Rütbesiz, nişansız…
    Ve avuçlarında
    Kaderi yazılmış Türkiye’nin.
    Karadeniz sereserpe uzanmış önünde,
    Bandırma Vapuru yavaş yavaş yol alır,
    Gazi Anadolu’m divan durmuş bekleşir.
    Mustafa Kemal geliyor…
    Vapur yaklaşır, yaklaşır…
    Saygı gösterir dağlar taşlar,
    Selam verir Gazi Anadolu’m.
    Bandırma Vapurunun içinde
    Güneşten süt emmiş,bir barışın kahramanı var.
    Mustafa Kemal, ölümsüz kahraman,
    Sen Samsun’a ayak bastığın an,
    Al bir bayrak gibi açılıp rüagarlarınla
    Dalgalandı vatan!

    I. SUNUCU :
    Mustafa Kemal, Samsun’a çıkar çıkmaz milleti örgütlemeye çalıştı.

    Kız :
    21 Haziran 1919. Amasya Genelgesini yayımladı

    II. SUNUCU :
    “Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas’ta milli bir kongre toplanacaktır. Her ilden, milletin güvenini kazanmış üçer delegenin en kısa sürede yola çıkarılması gerekmektedir.”

    Kız : 8-9 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal askerlikten ayrılır.

    Erkek :
    23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresine katılır ve kongre başkanı seçilir.

    Kız :
    Erzurum Kongresinde şu kararlar alınmıştır :

    I. SUNUCU :
    “Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez. Her türlü yabancı saldırı ve Osmanlı Devletinin dağılması durumunda birlikte savunma yapılacaktır. İstanbul Hükümeti vatanın bağımsızlığını sağlayamaz ve koruyamaz ise geçici bir hükümet kurulacaktır. Yurtta her işi milli güçler yapacak, milli istek egemen olacaktır.”

    II. SUNUCU :
    Dağlar uçurdu beni, eğildi yere,
    Yurdumun yolları ulaştırdı beni,
    Tez elden ereğe.

    Ön düşüncem,
    Özgürlüktü.
    Son düşüncem :
    Ya özgürlük ya ölüm.
    Böylece halkımla birlikte olup yürüdüm.

    Umut dolu,
    Aydınlık sahalara…
    Sonra dadaşlar arasında Erzurum’da,
    Seğmenlerle Sivas!ta.

    Erkek :
    4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi toplandı. Burada Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen benimsendi, kurulan, hakları koruma dernekleri bir isim altında birleştirildi. Bir de temsil heyeti seçildi. Mustafa Kemal temsil heyetinin başkanlığına getirildi. Sivas’tan Ankara’ya geçildi.

    II. SUNUCU :
    Mustafa Kemla varmıştı Ankara’ya,
    İnsan, insan,
    Burç, burç,
    Ankara büyümüştü.

    Kız : 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa Ankaralılara şöyle seslendi :
    “Merhaba Ankara hemşehrileri!.. Yanınıza geldik, yanınızdan gitmeyeceğiz. Hep birlikte Milli Kurtuluş Cephesini güçlendireceğiz. Yeni Türk devletini burada kuracağız, her işimizi Anadolu’ya göre düzenleyeceğiz.”

    Erkek :
    12 Ocak 1920’de Milli Ant bütün dünyaya duyurulur :
    “Mondros Ateşkes Antlaşması sınırında kalan Türk yurdu bölünemez bir bütündür. Tam bağımsızlık için kapitülasyonlar kalkmalıdır. Komşularımızda bulunan Türk azınlığa verilen haklar kadar ülkemizdeki azınlıklara hak verilecektir.”
    Kız : 16 Mart 1920’de İstanbul işgal edildi. Mebuslar Meclisi dağıtıldı. Böylece Osmanlı Devleti fiili olarak ortadan kalkmış oluyordu.



    I. SUNUCU :
    Ağır gelir, gayrı ağır gelir,
    Düşmanlar heybetime.
    Sultanıma hükmeder,
    Vatanımdan fazla.
    Utanırım of,
    Utanırım ama
    Yetmez.
    Düşman gücünden değil, hâşâ çöküşümüz,
    700 yılın doruğunda of,
    Kıydılar devletime.

    Erkek :
    Yıl 1920. Nisanın yirmi üçü… İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da toplandı. Egemenlik kayıtsız, koşulsuz milletindir.Milli Meclis, ülkenin ülkenin işlerine el koyarak hedefini çizdi.

    Kız – Erkek :
    YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!..

    Kız : 9-10Ocak 1920, Birinci İnönü, 1 Nisan 1920, İkinci İnönü Savaşları kazanıldı.

    Erkek : 5 Ağustos 1921. Mustafa Kemal Paşa’ya Başkomutanlık görevi verildi.

    Kız :
    22 Ağustos – 13 Eylül 1921’de Sakarya Savaşı kazanıldı. Bu savaş sırasında :

    Erkek :
    19 Eylül 1921’de Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi.

    Kız :
    26 Ağustos 1922. Gazi Mustafa Kemal Büyük Taarruzu yönetti.

    Erkek :
    30 Ağustos 1922. Gazi Mustafa Kemal, Başkomutanlık Meydan Savaşını kazandı.

    II. SUNUCU :
    Genç, ihtiyar,
    Atlı, yaya,
    Koşuverdik cephede savaşmaya.
    Keskin nişancıları,
    Pötürge’nin, Yozgat’ın,
    Bir kalp gibi çarptılar Ege’de efelerle.
    Sürdük, çıkardık düşmanı yurttan,
    Döktük denize.

    Kız :
    10 Eylül 1922. Gazi Mustafa Kemal İzmir’e girdi.

    Erkek :
    11 Ekim 1922. Mudanya Silah Anlaşması imzalandı.

    I. SUNUCU : Asıl zorlu savaş
    Şimdi bekliyordu bizi.
    Gerçekten, temelden ,kökten kurtuluş için.
    Düşüncelerimizde, duygularımızda, alışkanlıklarımızda,
    Kendi kendimizle, kendi karanlığımızla kıyasıya savaşmalıydık.
    Uzun geceler bitmeliydi,
    Silkinip atılmalıydı, sabaha ulaşmalıydık.
    Kim uyutmuştu,
    Kim efsunlamıştı koca ulusu?
    Silkinip atılmalıydı, yüzyılların paslı uykusu…





    II. SUNUCU :
    Toprak kabardı,
    Bayrak dalgalandı,
    Yeni seslerin adımlarıyla doldu yer.
    İlk adam,
    Mavi gözlerle baktı toprağa,
    Toprağın haritasını çizdi bayrağa.

    Ve sildi parça parça güneş dilimleriyle,
    Sarayla sultan adını.

    Kız : 1 Kasım 1922. Saltanat kaldırıldı.

    Erkek : 24 Temmuz 1923. Lozan Barış Anlaşması imzalandı.

    Kız :
    13 Ekim 1923. Ankara başkent oldu.

    Erkek :
    Yıl 1923. Ekimin yirmi dokuzu…

    I. SUNUCU :
    İlk adam,
    Mavi gözlerle baktı toprağa.
    Toprağın haritasını çizdi bayrağa.
    O yazdı alın yazımızı,
    Ve bağırdık bütün gücümüzle,
    Gök gibi açınca ağzımızı :
    Cumhuriyet!...

    SUNUCULAR – KIZ – ERKEK :
    CUMHURİYET!.. CUMHURİYET!..

    II. SUNUCU :
    Çünkü : Cumhuriyet; özgürlük, insanca varlık yolu,
    Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu…

    I. SUNUCU :
    Cumhuriyet yönetimi, ulusumuzun rahat ve daha iyi yaşaması, çağdaş olması için pek çok önemli yenlikler getirdi :
    Yorgunluk, yoksulluk, esaret, zillet,
    Kalktı yavaş yavaş, her türlü illet.
    Fikirde, sanatta uyandı millet,
    Kafa yenilendi, kol yenilendi.

    Kız :
    Cumhuriyetin ilanından sonra cumhuriyete gölge düşürecek, ilerlemeye engel olacak, bizleri utandıracak olan her türlü engel ortadan kaldırıldı.

    Erkek :
    3 Mart 1924’te halifelik kaldırıldı, medreseler kapatıldı, öğretim birleştirildi. 24 Ağustos 1924’te tekkeler ve türbeler kapatıldı, böylece inanç ve bilim özgürlüğüne giden yol açılmış oldu. Artık çağdaş düşünceler yok edilemeyecek, vicdanlar baskıdan kurtulacak, toplum özgür olacaktır.

    Kız :
    Ben Hukuk İnkılabıyım. Benimle 8 Nisan 1924’te Şeriye Mahkemeleri kalktı. 5 Kasım 1925’te Ankara Hukuk Fakültesi açıldı. 17 Şubat 1926’da Medeni Kanun benimsendi. 1 Mart 1926’da Ceza Yasası, 28 Haziran 1926’da Ticaret Yasası kabul olundu.
    Hukuk İnkılabı sizlere akılcı, özgür düşünceye bağlı kurallar getirdim, bunun yolunu açtım. Yabancıların iç işimize karışmasını önledim. Uygarlığın ve gelişmenin yolundaki engelleri temizledim.

    II. SUNUCU :
    Değiştik her yönde bütün biz Türkler,
    Atıldı başlardan külahlar, börkler.
    Soyuldu sırtlardan abalar, kürkler,
    Şapka yenilendi, şal yenilendi.


    Erkek :
    24 Ağustos 1925. Benimsenen yasa ile Türk milletine, özgürlüğe, bilime açık ve çağdaş bir görünüm kazandırıldı.

    I. SUNUCU :
    Kasabada, köyde okullar kurduk,
    Yediden yetmişe tahsile girdik,
    Hurafeye çoktan nihayet verdik,
    Elif yenilendi, dal yenilendi.

    Kız :
    Ben Yazı İnkılabıyım. Yüzyıllarca Arap yazısını kullandınız. Herkesi okur- yazar yapamadınız. Herkes okur-yazar olamadıkça çağdaş uygarlığa erişilemezdi. Bu nedenle 3 Kasım 1928’de Türkçe’ye uygun bir alfabe hazırlandı ve benimsendi. Böylece herkesin okuyup yazması kolaylaştırıldı. Yazı İnkılabı sayesinde Türk milleti uyandırıldı. Bu inkılap gerçekleri görmeyi sağladı. Demokrasiyi uygulamak ve iyice yerleştirmek için Yazı İnkılabı zorunluydu.

    Erkek :
    Atatürk’e 24 Kasım 1928’de Başöğretmen unvanı verildi.

    II. SUNUCU : Medeniyet, köşe köşe uzandı,
    Güzel eserlerle her yer bezendi.
    Türklük benliğini tekrar kazandı,
    Takvim yenilendi, dil yenilendi.

    Kız : Ben Yazı İnkılabının kardeşi, Dil İnkılabıyım. Türkçe yabancı sözcükler arasında boğulmak üzereydi. Oysa bir toplumun birliği, bütünlüğü ve sonsuza kadar yaşaması için kendi dilini koruması, onu güzelleştirmesi zorunludur. Dilini koruyup ilerletemeyen milletlerin kültürleri , geçmişleri ve yaptıkları unutulur gider. Zamanla kendileri de eriyip yok olurlar. Kısaca dil bir milletin kimlik kartıdır. Onun için Atatürk, 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumunu kurdu. Dil Kurumu çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yaptı. Türkçe’nin kurallarını belirledi, dilin içindeki yabancı sözcükleri temizledi, dilimizi zenginleştirdi, bilim ve sanat dili durumuna yükseltti.
    Dil İnkılabı sayesinde özgür düşünce ortamı hazırlandı. Milli güven ve kimlik güçlendi.

    I. SUNUCU : Ulu,
    Kökten bir çınarım.
    Kaybolmuş benliğimden dönmüşüm,
    Kendi kendime.
    Yönelmişim çağdaş uygarlığa, dolu dizgin,
    İnsancıl gücümle.

    Erkek : 15 Nisan 1931. Türk Tarih Kurumu kuruldu. Türklerin geçmişi derinlemesine araştırıldı. Türklerin insanlık tarihiyle eşit bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıkarıldı. Türkler bu süre içinde çok önemli uygarlıklar yaratmışlardı. Hep bağımsız devletler kurmuşlar, özgür yaşamışlardı.
    Tarih İnkılabı, Türk milletine milli kimlik bilinci verdi. Kendine güvenme ve övünme kaynağı oluşturdu, bağımsızlık tutkusu aşıladı.

    Kız : Atatürk, 29 Ekim 1933’te Onuncu Yıl Nutku’nu okudu.

    II. SUNUCU : Bildik ki her gönül hürriyet özler,
    Kaldırdık peçeyi, açıldı yüzler,
    Erdi sosyal hakka kadılar, kızlar,
    Miras yenilendi, mal yenilendi.

    Erkek : 9 Aralık 1934’te benimsenen yasa ile Türk kadını erkeğinin yanında ve toplum içinde gerçek yerini aldı. Kadınlar, her meslek ve iş kolunda milletin kalkınmasına katılma olanağı buldu. Bundan sonra yeteneğini, başarısını gösterdi. Türk kadınları en iyi koşullarda yetişerek bilgili, kültürlü analar konumuna yükseldiler.



    I. SUNUCU :
    Cumhuriyet ulusta
    Güvenliğin başıdır.
    Yücelmeye yardımcı,
    Geriliğe karşıdır.

    Kız : Ben Atatürk İnkılaplarının özü, temeli ve kaynağı olan laikliğim. Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı tutulması, Allah ile kul arasına başka bir gücün girmemesidir. Türkiye Cumhuriyeti niçin laikliği seçmiştir? Çünkü laik olmayan bir toplum cumhuriyetle yönetilemez. Laik olmayan devlet demokratik olamaz.
    Laiklik, düşünce yaşantımızda akıl ve bilimi egemen kılmak için konmuştur. İlerlemenin, çağdaş olmanın, bilim ve teknikte gelişmenin yolu, özgür düşünmekten ve akıldan geçer.

    Erkek : Bağımsız yaşamak istiyorsak, demokrasi ve cumhuriyetimizi korumak istiyorsak, bilim ve teknikte gelişecek isek, özgür kalmak istiyorsak laiklikten ayrılamayız.

    Kız : 24 Kasım 1934. Gazi Mustafa Kemal’e Atatürk soyadı verilir. Soyadı kanunu benimsenir.

    Erkek : 31 Mart 1938. Atatürk’ün hastalığı ile ilgili ilk resmi duyuru yapılır.

    Kız : 15 Eylül 1938. Atatürk vasiyetnamesini hazırlatır.

    Erkek : 10 Kasım 1938…
  2. Wish

    Wish Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2006
    Mesajlar:
    16.698
    Beğenileri:
    104
    Ödül Puanları:
    63
    Yer:
    Ankara

    Cevap: Atatürk haftası sunum metni

    ŞİİR :
    ATATÜRK ARAMIZDAN AYRILIYOR
    10 Kasım 1938
    O sabah
    Gök karardı birdenbire
    Kuşlar kanat çırptı.
    Yaprakları döküldü ağaçların.
    O sabah
    En acı ağıtını okudu felek.
    Bir acı ağıt ki,
    Dolaştı yeryüzünü
    Doğudan batıya
    Kuzeyden güneye dek.
    Bir acı ağıt ki,
    Toprak kulak verdi,
    Sular ürperdi,
    İç geçirerek.
    O ölmez olandı,
    Mustafa Kemal’di adı.
    Son kere çaldı kapısını ölüm,
    Başı düştü yastığa
    Ve kalkamadı.
    Yıl 1938
    Kasım on.
    Dokuzu beş geçiyor saat.
    Ve o, Kocatepe’de
    Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi
    Rahat
    Ve cesur
    ÖLDÜ.





    II. SUNUCU :
    Dört nala uçan
    Bir atlı gibi
    Nerde o altın başlı kumandan?
    O, beyle bey, işçiyle işçi,
    Bir kurşun gibi ilerde
    İzmir’e sancak gibi girişi.
    Nurlar içinde mi şimdi aslan?
    Tanrı’nın rahmeti üstüne olsun,
    Atatürk adlı kahraman.

    I. SUNUCU :
    Atatürk yeni bir vatan, çağdaş bir millet bırakarak ayrılmıştır aramızdan. Atatürk, yaptıklarıyla, konuşmalarıyla, davranışlarıyla cumhuriyet ve demokrasiye bağlılığı, akıl ve bilim yolunda ilerlemeyi, çağdaş olmayı, çok çalışmayı, yenilikleri benimsemeyi, halktan yana olmayı, devleti ve milleti güçlü kılmayı istemiştir.

    II. SUNUCU :
    Atatürk deyince aklıma,
    Çalışmak gelir.
    Zorlu savaşlarla, çetin işlere
    Alışmak gelir.
    İnsanca uygarca yaşamak için,
    Kendi kendine yarışmak gelir.


    I. SUNUCU :
    ATATÜRK DİYOR Kİ :

    Kız :
    “EY, TÜRK GENÇLİĞİ! BİRİNCİ VAZİFEN TÜRK İSTİKLALİNİ, TÜRK CUMHURİYETİNİ İLELEBET MUHAFAZA VE MÜDAFAA ETMEKTİR. MEVCUDİYETİNİN VE İSTİKBALİNİN YEGANE TEMELİ BUDUR.”

    Erkek : “UYGARLIĞIN BULUŞLARI, TEKNİĞİN HARİKALARI DÜNYAYI DEĞİŞMEDEN DEĞİŞMEYE UĞRATTIĞI BİR DEVİRDE, ASIRLIK KÖHNE DÜŞÜNCELERLE, GEÇMİŞE BAĞLILIKLA VARLIĞINI KORUMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

    Kız :
    “Asıl uğraşmaya zorunlu olduğumuz şey, yüksek kültür ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.”

    Erkek :
    “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir,fendir.”

    Kız : “Azami tasarruf, milli özelliğimiz olmalıdır.”

    Erkek : “Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.”

    Kız :
    “Özgürlüğün,eşitliğin, adaletin dayandığı nokta milli egemenliktir.”

    Erkek :
    “İlim ve fen girişimlerinin çalışma merkezi okuldur.”

    Kız :
    “Kuvvet birdir ve o, milletindir.”

    Erkek :
    “Milli varlığımızla düşman olanlarla dost olmayalım.”

    Kız : “Sağlam ve gürbüz nesil, Türkiye’nin mayasıdır.”

    Erkek : “Büyük davamız, en uygar ve en gelişmiş millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bunun için planlı olarak, ölçüp biçerek çalışmalıyız.”

    Kız :
    “Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır.”

    II. SUNUCU :
    Düşman ezerken bizi,
    Atatürk öne geçti.
    Sönmez bir güneş doğdu,
    Karanlıkları boğdu.

    ŞİİR :
    YOLUM ATATÜRÇÜLÜK YOLUDUR

    Halka inandı, ona yaslandı,
    O, dev karşısında bir aslandı.

    Çanakkale’de ve Kafkasya’da
    Tanındı Avrupa’da Asya’da.

    Geçti ulusumun başına,
    Girdi Kurtuluş Savaşına

    Eski, köhne ne varsa önünde,
    Hepsini kaldırdı, kısa günde.

    Açtı bütün geriliğe savaş,
    Olmaktı amacı uygar,çağdaş.

    Dedi : “Türk övün, güven, çalış,”
    “Yurtta barış, dünyada barış.”

    O, var tüm eserlerde, her yerde,
    Koşarız ona, girdikçe derde.

    İçim Atatürk sevgisiyle doludur,
    Yolum Atatürkçülük yoludur.

    I. SUNUCU : Nedir Atatürkçülük?

    Kız : Atatürkçülük,Atatürk’ün sözleri ve devrimleriyle getirdiği yeni düşünce sistemi ve önümüzde açtığı yoldur. Kısaca Batı uygarlığına yönelmek ve laik olmaktır.

    Erkek :
    Atatürkçülük, Türk milletini ve insanlığı yüceltmek, Türk milletini ve insan onurunu, insan değerini korumak için konulmuş, geleceğe açık, ileriye, özgürlüğe, insancılığa yönelik ilkelerdir.

    Kız : Atatürkçülük, akılcı, bilimsel, çağdaş ve uygar olma yolunda ileri atılıştır.

    Erkek : Atatürkçülük, milli birlik, beraberlik ve bütünlük yoludur. Milli benliği bulma ve öz değerleri kendi eliyle yaratma dileğidir.

    Kız : Atatürkçülük, çağdaş demokrasiye yükseliştir, halktan yana olmak halk için çalışmaktır.

    Erkek :
    Atatürkçülük, yurtta ve dünyada barış ilkesine bağlılıktır.

    Kız :
    Atatürkçülük, parçalayıcı, dağıtıcı ve ayırıcı düşüncelere karşı çıkıştır.


    II. SUNUCU : Atatürk, yirminci yüzyılın yetiştirdiği en büyük devlet adamıdır. Ölümüne bütün dünya üzüldü. Çünkü o, yalnız milli sınırlar içinde değil, dünyada da barışı istemiştir. Ezilen sömürülen milletlerin yol göstericisi olmuştur.

    I. SUNUCU :
    ONUN İÇİN DEDİLER Kİ :

    Kız :
    “Atatürk, toplumda kötümserlik duygularını derhal yıkan ve ülkede, çalışmak için, güçlü, ileri ve mutlu olmak için gereken neşeyi ve gücü hemen çevresine aşılayan bir varlıktır.”
    İsmet İNÖNÜ
    (2. Cumhurbaşkanı)
    Erkek : “Atatürk’ün arkasından gidenler geride kalamazlar. Atatürk, bugün için de önderimizdir, ışığımızdır, yarın içinde…”
    Cemal GÜRSEL
    (4. Cumhurbaşkanı)
    Kız : “Atatürk’ün Türkiye’de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar, bir toplumun kandisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.”
    John F. KENNEDY(Con KENEDİ)
    (ABD Eski Başkanı)
    Erkek : “Atatürk, öyle bir insandır ki, istediğini bilir,bildiğini yapar, yapamayacağı bir şeyi de istemez.”
    Kripell (Kıripel)
    Kız : “Bir milleti uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk en birincidir.”
    Timpul Gazetesi, Bükreş, 12 Kasım 1938

    Erkek :
    “Kemal Atatürk’ün Ankara’daki anıtı, Türk halkı için sürekli bir birlik ve inkılap simgesidir.”
    Arriba Gazetesi, Madrit, 10 Kasım1963

    Kız : “Atatürk olmasaydı, yeni Türkiye var olmazdı.”
    Stadladet (Sıtadlaytıt) Gazetesi, Helsinki, 1938

    Erkek : “Ankara’da bulunduğum zaman güneşe bakar, fakat bu güneşi ufukta değil Çankaya’da görürdüm. İçtenlikle diyebilirim ki gerçek güneş, Çankaya’daki güneşti.”
    De Raymond
    (Belçikanın Anklara Eski Büyükekçisi)


    II. SUNUCU :
    Ufkunda doğacağım, ufkunda batacağım,
    Asırlarca yazsam, hep seni anlatacağım.

    Şimdi Atatürk şiirlerinden bir demet sunuyoruz :

    ŞİİR :
    KASIM RÜZGARLARI

    Kasım rüzgarları eser, ben ağlarım
    Büyür gözlerim geceler gibi.
    Turnalar geçti üzerimden,
    Kanadım kırıldı, çöllerde kaldım.
    Kimseler tutamıyor yerini.
    Bir haber çıkmadı senden,
    Naçar kaldı vatanım.

    Kasım rüzgarları eser, ben ağlarım.
    Dayayacak yer yok alnımızı,
    Adın dağlara taşlara yazılmış bir kere,
    Mermere, denizlere, göklere…
    Unutamayız, unutamayız Atamızı!

    Kasım rüzgarları eser ben ağlarım.
    İstanbul’u sel aldı,
    Bir yar sevdik yel aldı.
    Artık duyulamıyor kükreyen erkek sesin.
    Gündüzler artık beyaz değil.
    Yok seni hatırlatan bir bakış,
    Göklerin, denizlerin ötesinden.
    Mevsim bahar değil,
    Kış.

    Kasım rüzgarları eser, ben ağlarım.
    Bir hasret inceden ince
    Gelir oturur içime,büker boynunu vatanım.


    ŞİİR :

    MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

    Tükenir elbet,
    Gökte yıldız, denizde kum tükenir.
    Bu vatan, bu topraklar cömert,
    Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Ben de etten kemiktendim elbet,
    İki Mustafa Kemal var iyi bilin.
    Ben işte! İkincisi sonsuzlukta,
    Ruh gibi bir şey görünmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda ,
    Bilimin yapıcılığın aydınlığında,
    Güzel düşünceler, soyut fikirlerde ben,
    Evrensel, yepyeni buluşlarda,
    Geriliği kovmuşum ben dönmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    Başın mı dertte, beni hatırla,
    Duy beni en sıkıldığın an.
    Baştan sona her şeyiyle bu vatan,
    Sakın ağlamasın kasımlarda.
    Fatihler, Kanuniler ölmez,
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez.

    ŞİİR :

    MUSTAFA KEMALİ DÜŞÜNÜYORUM

    ………








    I. SUNUCU :
    Bir şiirle dile gelmez Atatürk,
    Fikirler çözülmez, sığmaz beyana,
    Bir tek yönde tarif olmaz Atatürk

    II. SUNUCU :
    Şimdi Atatürk’ü anlatmak üzere Türkçe Öğretmenimiz Ferhat Akyol huzurunuza geliyor.

    I. SUNUCU :
    Sen olmasaydın eğer, büyük kurtarıcı, ulu önder…

    SUNUCULAR- GÖREV ALANLAR :
    (Birlikte)

    Kim yol gösterecekti bize?
    Kim tutacaktı bayrağımızı dimdik?
    Kim kurtaracaktı yurdu?
    Kim gövertecekti toprağımızı?
    Nasıl sevecektik birbirimizi?

    II. SUNUCU :

    ATATÜRK’Ü ANLAMAK
    Sevmek anlamakla olur.İnsanlar, anlamadıkları, tanımadıkları şeyleri sevmezler. Atatürk konusunda da bu böyledir. Atatürk’ü tanıtmak, sevdirmek, onu kalplerde ve kafalarda şekillendirmek istiyorsak, eserlerine, fikirlerine dönelim. Gözyaşı ve ağıt
    bu işi başaramaz.

    Atatürk de bir insandı. Bütün canlılar gibi doğdu, yaşadı ve öldü. Ama onun diğer insanlardan ayrılan yönü milletini kurtarması, yeni bir vatan yaratması ve hayatını halkının uğruna adamasıdır.İşte 10 Kasımı Atatürk’ün bu yönü üzerine kurarsak,gerçek anlamına oturtmuş oluruz.

    I. SUNUCU :
    Siz büyük ölüler!
    Biz öldükten sonra da yaşayacaksınız!
    Ruhunuz şâd olsun!


    Anma programımız sona ermiştir. Hepinize teşekkür ediyoruz.