Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve Ezlem tarafından 28 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye

    şair ataol behramoğlu şiirleri,ataol behramoğlu şiirleri,Ataol Behramoğlu en güzel şiirleri


    AKŞAMÜSTÜ BİR KAHVEDE

    [​IMG]

    Akşamüstü bir kahvede
    Bira içtim birkaç bardak
    Gazeteden yoruldukça
    Gelip geçene bakarak

    Kahvenin müşterileri
    İçerdeydi daha fazla
    Camlı terasta idim ben
    Çıkıntı yapan sokağa

    Sevimsiz bir kocakarı
    Torununu azarladı
    Bir köpek geldi içerden
    Camdan dışarıya baktı

    Salınarak geçip gitti
    Genç bir anne çocuğuyla
    Kasketli iki müşteri
    Bir şey konuştu patronla

    Biraz sonra geldi köpek
    Baktı yine aynı yere
    Tıraş edilmiş yüzünde
    Kederle ve ciddiyetle

    Kocakarı torununu
    Azarladı bir kez daha
    Karıştı iki kasketli
    Akşamın ıssızlığına

    Köpek yine gelip baktı
    Camdan ve hep aynı yere
    Yüzünde aynı ciddiyet
    Ve gözlerinde kederle

    Kocakarı içkisini
    Bitirmiş olmalıydı ki
    Çıkıp gitti torunuyla
    Biri bir kahve söyledi

    Az önceki anne çocuk
    Döndüler elde ekmekle
    Köpek yine gelip baktı
    Camdan ve hep aynı yere

    Bakıyor birkaç saniye
    İçeriye dönüyor ve
    Geliyordu çok geçmeden
    Bakmak için aynı yere

    Koyulaşırken gitgide
    Usul ve yumuşak akşam
    Eğildim ben de yavaşça
    Baktım köpeğin ardından

    Uzuyordu bomboş sokak
    Gelip giden azalmıştı
    Parketmiş birkaç araba
    Ve akşamın ıssızlığı

    Eğilip bir daha baktım
    Belirgin hiçbir şey yoktu
    Köpek ise arada bir
    Gelip bakıp dönüyordu

    Ben de bu notları aldım
    Bir şiir yazarım diye
    Yaşamın anlamsızlığı
    Ve ciddiyeti üstüne
  2. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    BEBEKLERİN ULUSU YOK

    [​IMG]

    İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
    Bebeklerin ulusu yok
    Başlarını tutuşları aynı
    Bakarken gözlerinde aynı merak
    Ağlarken aynı seslerin tonu


    Bebekler çiçeği insanlığımızın
    Güllerin en hası, en goncası
    Sarışın bir ışık parçası kimi
    Kimi kapkara üzüm tanesi

    Babalar çıkarmayın onları akıldan
    Analar koruyun bebeklerinizi
    Susturun susturun söyletmeyin
    Savaştan yıkımdan söz ederse biri

    Bırakalım sevdayla büyüsünler
    Serpilip gelişsinler fidan gibi
    Senin benim hiç kimsenin değil
    Bütün bir yeryüzünündür onlar
    Bütün insanlığın gözbebeği

    İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
    Bebeklerin ulusu yok
    Bebekler, çiçeği insanlığımızın
    Ve geleceğimizin biricik umudu...


    Ataol BEHRAMOĞLU​
  3. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

    [​IMG]

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Şehre simsiyah bir kar yağar
    Yollar kalbimle örtülür
    Parmaklarımın arasından
    Gecenin geldiğini görürüm

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Çocuklar sinemaya gider
    Yüzümü bir çiçeğe gömüp
    Ağlamak gibi isterim
    Derinden bir tren geçer

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Alıp başımı gitmek isterim
    Bir akşam bir kente girerim
    Kayısı ağaçları arasından
    Gidip denize bakarım
    Bir tiyatro seyrederim

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Uzaktan bir bulut geçer
    Karanlık bir çocukluk bulutu
    Gerçeküstücü bir ressam
    Dünyayı değiştirmeye başlar
    Kuş sesleri, haykırışlar
    Denizin ve kırların
    Rengi birbirine karışır

    Sana bir şiir getiririm
    Sözler rüyamdan fışkırır
    Dünya bölümlere ayrılır
    Birinde bir pazar sabahı
    Birinde bir gökyüzü
    Birinde sararmış yapraklar
    Birinde bir adam
    Her şeye yeniden başlar ​
  4. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR

    [​IMG]

    Beyaz, ipek gibi yağdı kar
    Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
    Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
    Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
    Şarkılar çaldı odalarda
    Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
    Düşmanlarımız dışında
    Düşmanlarımız çünkü
    Sevgiyi yok ettikleri için
    Düşmanımız oldular-
    Beyaz ipek gibi yağdı kar
    Bir kız kardan hafif yüreğiyle
    Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.
    Uzaktaki şehir
    Uykuya dalmıştır şimdi.
    Düşündüm bir bir
    Kardeşlerimin ne yaptıklarını
    Nihat
    Uyumuyor olmalı.
    -Nefis bir şarkı
    Söylüyor yandaki odadaki kız
    Bir Rus
    Halk şarkısı.
    Ve şimdi koroyla
    Başladılar-
    Nihat düşünüyordur
    Karanlıkta.
    -Sanırım
    Bir saatten sonra

    Dışardan söndürüyorlar ışıkları-
    Beyaz ipek gibi yağdı kar
    Bir kız kelebek adımlarıyla
    Geçip gitti karın üzerinden.
    İnsanlar kendi şarkılarını
    Kendi hayallerini taşıyorlar.
    Çağdaş şarkılar
    Gerekli onlara
    Hem Hayatlarının
    Derinliklerinden söz eden
    Gerçekleştirilmiş
    Gerçekleştirilmemiş duygularından,
    Hem
    Kavgayı ateşleyen
    Somut
    Anlaşılır
    Akıllı şarkılar.
    Beyaz, ipek gibi yağdı kar
    Acılarla dolu bu dünyaya.
    İnsafsızlık
    Vahşet
    Hala güçlü
    Ve hala iktidarda.
    İnsanlar
    Ölüyorlar.
    Gepgenç
    Sımsıcak
    Ölüyorlar
    Sanki
    Ölmüyorlarmış gibi.
    Bir yandan sürüp gidiyor-
    Hayat;
    Bir yanda tel örgüler
    Parmaklıklar.
    Beyaz, ipek gibi yağdı kar
    Yağdı kirpiklerine bir kızın
    Yağdı mavi bir nehre
    Saçlarıma yağdı
    Otobüslere
    Ağaçlara
    Evlere.
    İçimden okşadım onu.
    Kelebek adımlarını
    Yanımdan geçen kızın.
    Herhangi bir kız
    Hayalleri olan.
    İstedim ki
    Daha güzel
    Olsun şu dünya.
    İstedim ki
    Beyaz
    İpek gibi yağan karın altında
    Bitsin artık
    Bu sürüp giden alçaklıklar.
    Bir bebek
    Ölüm tehdidi altında yaşamasın
    Beşiğinde.
    Ve paramparça olmasın
    Sımsıcak
    Capcanlı
    Yaşayıp giderken insanlar.
    Bırakın, beyaz
    İpek gibi yağan karın altında
    Hayallerimiz olsun.
    Yaşayalım
    Özgür
    Güzel
    Düşünceli.
    Anlatalım
    Düşündüklerimizi birbirimize.
    Sevinç egemen olsun her yerde
    İnsanca
    Bir kaygı.
    Beyaz, ipek gibi yağdı kar.
    Yağsın.
    Dünya daha güzel olacak
    İnanıyorum buna.
    Bir insan kalbinin güzelliğine
    Çocukluğuna
    Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
    İnandığım kadar.



    Ataol BEHRAMOĞLU​
  5. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    BU AŞK BURADA BİTER

    [​IMG]

    Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
    Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
    Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
    Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

    Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
    Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
    Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner
    Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

    Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
    Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
    Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
    Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

    Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
    Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
    Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
    Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
  6. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    BU DERT BENİ ADAM EDER

    [​IMG]

    Gece gündüz dolaşırım tenhalarda menhalarda

    Benim annem güzel anem beni koyver

    Sağ yanımda bir sızı var, sol yanımda yandım aman altıpatlar

    Bu dert beni verem eder



    Eğri büğrü bakar oldum boyunbağı takar oldum şaşkın oldum

    sakar oldum

    İkide bir yüreğimi dağa taşa diker oldum

    Şunca yıl karanlıkta göz kırpmaktan bıkar oldum

    Benim annem şeker annem gençlik elden gitti gider



    Dama çıktım damdan düştüm kılıç kestim esrar içtim

    Şahin oldum keloğlanın külahını kaptım kaçtım

    Yâre ağlar güler uçtum yarı yolda yorgun düştüm

    Benim annem kadın annem bu nasıl iş bana deyver



    Gece gündüz düşünürüm tenhalarda menhalarda

    Aman annem güzel anem beni koyver

    Sağ yanımda bir sızı var, sol yanımda dağlar duman altıpatlar

    Bu dert beni adam eder.

  7. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    ESKİ NİSAN

    [​IMG]

    Canımın yongası, sevdiğim,
    Bir kaç gün çaldık ilkbahardan
    Geçtik yıllardır özlediğim
    Erguvan ışıklı kıyılardan

    Aşkı sessizlik tanımlar
    Gençken tersini düşünürdüm
    Akşamla dönerken geriye dalgalar
    Yalnızlığı çırılçıplak gördüm

    Durduktu önünde Ege Denizi'nin
    Gözleri mayıs bulanığı,
    Kuytuluğunda eski evlerin
    Dolaştıktı Ayvalığı

    Eski nisan, her şey gibi,
    Kalbim de, rüzgar da eski,
    Çırpınıp duruyor havada
    Yitik anıların kelebeği​
  8. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    GECE VAKTİ KİMDİR KAPIYI ÇALIP GELEN

    [​IMG]

    Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen
    Yitirdiğim bir mutluluk mu
    Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun
    Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen
    İçimde bağıran acılar mı
    Serseri, başıboş bir rüzgar mı
    Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen
    Ansızın çıkıp gelen bahar mı
    Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen
    Yüreğim mi,damarlarimda hışırdayan kan mı
    Bağırarak bu kansız evlerin suratına
    Bağırarak bu kansız sokakların suratına
    Bağırarak bu kansız insanların suratına
    Bağırarak yüreğimdeki kanı
    Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen

    Ataol BEHRAMOĞLU​
  9. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    HEMİNGWAY' İN BİR HİKAYESİNDEN
    ÇAĞRIŞIMLARLA

    [​IMG]

    Kadın ve adam oturuyorlardı
    Uzakta beyaz dağlar vardı
    Gara girmek üzereyken Barselona-Madrid treni

    Kadın üzgündü, üzgündü, üzgündü
    Adam düşündü, düşündü, düşündü
    Aşkımız bitmesin isterim dedi

    Biralar içildi ve başka içkiler
    Kadın ve adam kederliydiler
    Ne birleşiyor, ne ayrılıyor elleri

    Neden, neden sönüp gider bir aşk
    Acının silinmez tortusunu bırakarak
    Onulmazca inciterek yürekleri

    Kadın daha gerçek bir acıyla yaralıydı belki de
    Tasalı bir sevecenlikle baktı erkeğine
    Gözyaşları içinde gülümsedi

    Kadın ve adam oturuyorlardı
    Aralarında bir masa vardı
    Ve hüznün aşılmaz engelleri



    Ataol BEHRAMOĞLU
  10. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    PARKTA RASTLADIĞIM ADAM

    [​IMG]

    Parkta rastladığım adamın
    Bir kolu kesikti bileğinden
    Çiftçiymiş
    Tekirdağ' ın köylüklerinden

    Bir kızı veremden ölmüş
    Bu şehri İstanbul' da
    Karısı tutturmuş:
    Kızımın mezarı nerde ben orda

    Satmış savmış ihtiyarcık
    Varını yoğunu
    Feriköy' de bir evceğize
    Sokmuşlar başcağızlarını

    İkinci kız desen
    Kibarca: Akıl hastası
    Anaya babaya
    Vermez bir rahat yüzü

    Oğlanlardan büyüğü
    Dört çocuklu bir şoför
    Küçük oğlan
    Bir tamirhanede ömür çürütür

    Fayda yok anlayacağın
    Ne oğlanlardan, ne kızlardan
    Bir fabrikada iş bulmuş
    Kaçak işçi çalıştıran

    Kırk yılın köylüsü
    Ne yapsın işçi olursa
    Daha yılı dolmadan
    Kaptırıvermiş elini çarka

    Gerisi bilinen hikaye
    Patrondan imdat görmez
    Evde karı ağlar
    Deli kız vermez rahat

    Kendisine rastladığımda
    Düşünüp duruyordu bir kanepede
    Ben sordum o anlattı
    Güzelim Tekirdağ şivesiyle...

  11. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    TOPRAĞA DÜŞEN

    [​IMG]

    Ona "Haydi
    Savaşa dediler
    Başkaca birşey
    Söylemediler

    Aldılar köyünden
    Davulla zurnayla
    Geride üç çocuk
    Bir eş ve bir ana

    Eline bir silah
    Tutuşturdular
    Ve karşılaştı
    Düşman ordular

    Vurulup düştü
    İlk çatışmada
    Göğsünde bir oyuk
    Üç delik alnında

    "Ey bu topraklar için
    Toprağa düşen"
    Bir karış toprağın
    Var mıydı yaşarken?


    Ataol BEHRAMOĞLU​
  12. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    TÜRKİYE, ÜZGÜN YURDUM, GÜZEL YURDUM

    [​IMG]

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Boynu bükük ay çiçeği
    Şiirin ve aşkın geleceği

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Dağ rüzgarı, portakal balı
    Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Yazgısı kara yazılmış gelin
    Kurumuş sütü memelerinin

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Harlı bir ateş gibi derinde yanan
    Haramilerin elinde bulunan

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Güngörmüş, bilge toprağım
    Yunus, Pir Sultan ve Nazım

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Bozlat, ağıt, halay ve zeybek
    Dumanı üstünde ekmek

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Yüzü kırış kırış anam
    Ağlayan narım, gülen ayvam

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Asmaların üstünde gün ışığı
    En güzel geleceğin yakışığı

    Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
    Zinciri altında kımıldayan
    Bitecek sanıldığı yerde başlayan


    Ataol BEHRAMOĞLU
  13. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    YENİDEN HÜZÜNLE

    [​IMG]

    İşte yine can sıkıntısı
    bana bir şiir yazdıracak.
    Tırnaklarım uzamış,
    İçimde yaralı bir aşk.

    İçimde yaralı bir aşk
    ve birkaç piyes ölüsü,
    birkaç gözyaşı kırıntısı,
    intihar gelgiti birkaç.

    Sırtüstü uzandım dünyaya,
    odamın ampülüne bakıyordum,
    ampulün bağlı olduğu borunun
    tavanda kıvrılışına.

    Tavanda kıvrılışına
    birkaç damla gözyaşının
    birkaç damla tentürdiyot,
    kalbim ağrıyordu, bir yaz-
    günü düştüm sokaklara,
    karanlık sokaklara düştüm,
    bir yaz gecesiydi galiba,
    ürpererek indikçe bayırlardan,
    kimsesiz ve boş alanlara,
    çaresiz, bomboş bir cesettim,
    bir suyla dolu bir kova
    olarak kalmışım dünyada.
    Herkes kim bilir nerdedir-
    şimdi? sevgilim...Kim bilir-
    nerdesin?
    Kalbim -ki bir gün durur-
    var mıydı acaba?
    Ölümü ve tuzlu
    fıstıkları unutmadım,
    bayat tuzlu fıstıkları.
    Sarhoşlar kusardı bir de
    ben varken orda. Dünya'da.
    1965 yılında.
    Bir savaş ve hüzün korkusuyla
    kahvelere dolardı insanlar
    Sevgilim! Sevgilim!
    "Kanayan yerim benim"
    çürük yumurta, bayat pastırma
    ve
    bamya yenilen bir lokantada
    mareşal fevzi çakmak, koca yusuf
    dünya güzeli fatma
    dostumdular.
    Ben o şehirde yalnızdım
    bunu kimseler bilemez
    gidip gidip rıhtıma
    dururdum.
    Kör bir dilenci vardı, o da-
    dostumdu, beni-
    evlendirmek isterdi kızıyla.
    Ben içimde bir acıyla
    boyna bir resim yapardım.
    Sarı kurdeleli kızlara-
    hikayeler anlatırdım hatta
    uzak dünyalar ve
    albert aynştayn hakkında.
    Onlar
    uzun uzun susarlardı.
    Güzelim kızlari Hürriyet-
    gaztesi okurlardı
    Ses ve Hafta.

    Her şey o kadar birbirinin
    aynıydı, hayat-
    akıp gidiyordu sıkıntıyla.
    Domino taşlarına ve
    bir nehrin akışına benzeyen
    cesur ve genç hayat. Akıp giden.
    Kitapçı vitrinlerini
    ve
    alanları hızla eskiten-
    hayat, bazen-
    beni heyecanlandırırdı.
    Yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda
    kocaman, eflatun, bir güneş
    tıkanırdı gırtlağıma
    onu karnıma sokardım.
    Güneşi, göğsüme ve karnıma.
    Akşam-
    beni bulurdu bir koyda.
    Kırlara doğru
    koşardım bir bağırtıyla.
    Az önce ıslanmış kırlara,
    serin ve bereketli,
    her zaman bağışlayan,
    o taze, ve hüzün-
    anası kırlara...

    Sevgilim! Sevgilim
    Gece-
    yürüyor,
    Dünya-
    yürüyor ordularla.
    Kitaplarla ve matbaacı-
    çıraklarıyla. İçimde-
    bir dağ çeşmesi akıyor...
    Sabah oldu oluyor anında-
    eski, külüstür, kömür-
    yüklü sarı bir kamyonla
    yanında durmuştuk, orman-
    battaniyeliydi hala.
    Bir hastane odasında-
    sabaha karşı, yaralı-
    bir onbaşı gibi uyuyordu.
    Sabaha-
    karşı bir hastane odasında-
    aklıma çanlar geliyor.
    Bir adam-
    kesik çocuk başları satıyor.
    Yeniden
    hüzünle başlıyorum bir
    romana...
    1965
    (Bir Gün Mutlaka)


    Ataol BEHRAMOĞLU​
  14. Ezlem Üye

    Cevap: Ataol Behramoğlu Tüm Şiirleri

    YIKILMA SAKIN

    [​IMG]

    Kötü şey uzakta olmak
    Dostlarından, sevdiğin kadından
    Yasaklanmak bütün yaşantılara
    Seni tamamlayan, arındıran
    Kapatıldığın dört duvar arasında
    Sağlıklı, genç bir adam olarak

    Neler gelmez ki insanın aklına
    Sevinçli, özgür günlere dair
    Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta
    Onunla ilk kez öpüştüğün şehir
    Acı, zehir zemberek bir hüzün
    Kalbinden gırtlağına doğru yükselir

    Görüyorsun işte küçük adamları
    Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana
    Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına
    Kimisi düpedüz halk düşmanı
    Diren öyleyse, diren, yılma
    Yürüt daha bir inatla kavganı

    Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i
    Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda
    Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini
    Karanlıklari yırtmak arzusuyla
    Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa
    Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri

    Elbette vardır bir diyeceği, bir haberi
    Bir kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının
    Dağlar dilsizdir yalçındır
    Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da
    Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya
    Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır

    Kötü şey uzakta olmak
    Dostlarından, sevdiğin kadından
    Yasaklanmak bütün yaşantılara
    Seni tamamlayan, arındıran
    Ama bir devrimciyi hakli kılan
    Biraz da acılardır unutma

    Yıkılma sakın geçerken günler
    Yaralayarak gençliğini
    Onurlu, güzel geleceklerin
    Biziz habercileri düşün ki
    Ve halkın bağrında bir inci gibi
    Büyüyüp gelişmektedir zafer.



    Ataol BEHRAMOĞLU