Ata Süleymi Kimdir

'Biyografi' forumunda Merve tarafından 12 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Ata Süleymi Kim
    Ata Süleymi Hayatı


    Ata Süleymi

    Atâ es-Süleymî, Tâbiîndendir. Basra’da doğdu. 757 senesinden sonra vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik hazretleriyle görüştü. Zamânın velîlerinden ve başka âlimlerden ilim ve edeb öğrendi.

    AĞLAMADIĞI BİR GÜN YOKTU!
    Atâ Süleymî, Allah korkusundan dolayı çok ağlardı. Gözyaşının dindiği günü gören olmadı. Yanına gelen ziyâretçiler etrâfı yaş bulur, abdest alırken su sıçramış sanırlardı. Ağlamaktan gözleri rahatsızlandı. Vaaz dinlerken veya bir cenâze gördüğünde düşer bayılırdı... Bir gün ateş dolu bir tandır gördü. Cehennem ateşini hatırlayıp düşüp bayıldı. Binek üzerinde hatırlasa yere yuvarlanırdı. Evine öylece getirilir teslim edilirdi...
    Bir gün Bişr bin Mansûr ona; “Büyük bir ateş yakılsa ve bu ateşe giren kurtulacak (başka bir rivâyette Cennet’e girecek) denilse o ateşe kendini atan çıkar mı?” diye sordu. Atâ hazretleri ona; “Kardeşim ben o ateşe kendimi atmayı o kadar isterim. Lâkin sevincimden ateşe yaklaşamadan rûhumun çıkacağını tahmin ederim” dedi.

    Beşir bin Mansûr Süleymî anlatır: “Atâ bana şöyle dedi: ‘Ey Beşir! Ölüm peşimde, kabir önümde, gideceğim yer mahşer, geçeceğim yol Cehennem üzerindeki sırât köprüsüdür. Bilemiyorum ki, Rabbim bana ne muâmele yapar?’ Sonra öyle feryâd etti ki, düşüp bayıldı... Ayılınca baktım ki benzi solmuş çok zayıf düşmüştü. Sâlih el-Mürrî’ye gidip hâlini anlattım. Benimle birlikte yanına geldi. Belki bir şeyler yedirip içirebiliriz dedik. Bize; ‘Şu keçeyi kaldırın’ dedi. Kaldırıp baktık ki altında bir dirhem vardı. Onunla sevik (çorbalık) satın alıp, hazırladık ve ona içirmek istedik. Ağzına aldı. Fakat bir türlü içemedi. Boğazından geçmedi. Ölecek diye korktuk.

    “DÜNYADAKİ GARİPLİĞİME ACI”
    Dedim ki: ‘Ey Atâ! Olur mu böyle? Bunu senin için aldık. Hazırlamak için uğraştık.’ Bana dönüp; ‘Ey Beşir! Onu bana içirirken sıcaklığını hisseder hissetmez meâlen; Zîrâ (Âhirette kâfirler için) bizim yanımızda bu kapılar ve (içine girecekleri) bir ateş var. Bir de boğaza takılıp kalan bir yiyecek var. Ayrıca acıklı bir azap da var” (Müzzemmil sûresi; 12-13) buyurulan âyet-i kerîmeyi hatırladım. Böyle yapmamak elimde değildir” dedi.
    Ve bir gün “Allah’ım! Dünyâdaki garipliğime acı. Ölüm ânında bana merhamet eyle. Senin huzûruna çıktığımda rahmetinle muâmele et” diye dua ederek son nefesini verdi.



    alıntı