Ata El-Ezrak Kimdir

'Biyografi' forumunda Belinay tarafından 9 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Ata El-Ezrak biyografi
    Ata El-Ezrak Hayatı


    Ata El-Ezrak Kimdir
    Ata El-Ezrak Büyük velilerden.Ata El-Ezrak Doğum ve vefat tarihleri, yerleri ve babasının adı kaynaklarda bildirilmemiştir. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Yedinci asırda Irak'ta yaşamış ve Ata es-Sülemî ile görüşmüştür. Kerametleri meşhurdur.

    Ata el-Ezrak hazretleri bir kere gece namazını kılmak için bir yere gidiyordu. Bu esnâda önüne bir hırsız çıktı. Hemen Allah'ım! Beni bu hırsıza karşı nasıl dilersen öyle muhâfaza et." diye dua etti. O anda hırsızın iki eli ve ayakları kurudu. Hırsız, hatasını anlayıp yaptıklarına pişman oldu. Bir daha böyle bir şey yapmayacağını söyleyince, onu affetti. Hırsız iyileşti ve Ata hazretlerine ısrarla Allah aşkına söyle sen kimsin? diye sordu. O da; Ata'yım." dedi. Sabah olunca herkese Gece falanca yere namaz kılmaya giden birisini tanıyor musunuz?diye sordu. Evet tanıyoruz. O Ata es-Sülemidir.dediler. Hırsız Ata es-Sülemiye gidip hâlini arz edip, tövbe etmek istediğini söyleyince Aradığın ben değilim. Senin aradığın Ata el-Ezrak'tır. dedi.

    Ata el-Ezrak hazretlerine, hanımı, pazardan bâzı ihtiyaçlarını temin etmesi için iki dirhem verdi. Ata el-Ezrak pazara varınca, ağlayan bir köle gördü. Ona niçin ağladığını sordu. Köle Efendim bana iki dirhem vermişti. Onlarla pazardan bazı ihtiyâçlarını alacaktım. Fakat iki dirhemi kaybettim. Şimdi ben efendime ne cevap veririm, benim halim nasıl olur?" dedi. Ata el-Ezrak elinde bulunan iki dirhemi o şahsa verdi. Oradan ayrılarak mescide gitti. Kendi kendine Allahü teâlâ bu müddet içerisinde bir kapı açar dedi. Akşam olunca, akşam namazını kıldıktan sonra, tanıdığı bir marangoz dostunun yanına gitti. Marangoz ona; "Şu talaşlardan al. Belki lâzım olur. Onunla tandır yakarsınız. Başka size verip gönül alacak bir şeyim yok." dedi. Atâ el-Ezrak da talaş ile torbasını doldurdu. Evine bırakıp, hanımına görünmeden yatsı namazını kılmak için mescide gitti. Evdekiler uyuduktan sonra eve gitmeye niyet etti. Çünkü hanımının verdiği iki dirhem ile evin ihtiyâcını görmemiş, bir şahsı sevindirmişti. Bu yüzden de evde bir huzûrsuzluk çıkabilir, diye düşünmüştü. Ev halkının uyuduklarını tahmin ettiği bir zamanda eve gitti. Hanımının uyumadığını ve ekmek pişirmiş olduğunu gördü. Hanımına unu nereden bulduğunu sorunca, hanımı; "Senin getirdiğin torbadan aldım. Ne de güzel unmuş, bir daha hep bundan alın." dedi. Allahü teâlâ, onlara hiç ummadıkları bir şekilde lütufta bulunmuştu.

    Alıntı