Asker Sevgiliye Doğum Günü Mektubu

'Güzel Sözler' forumunda Masal tarafından 30 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Asker Sevgiliye Aşk Mektubu


    Doğum Günü Mektubu Asker Sevgiliye



    ylesine Bendesin ki, Ölmüyorsun. Ölsen, ben de öleceğim sanki. Çıkarsan içimden bütün kanımda seninle akıp gidecek.Öylesin...Kan gibisin..."

    Hayatımın Vazgeçilmezine,

    Gözlerine bakmaya doyamadan tam on gün su gibi aktı gitti.
    Ve bu sabah kalbimi,sevgimi,canımı ve Seni Ankara'ya uğurladım. Bugün aklıma seninle İlk tanıştıgımız gün geldi. Hayatımın ilk dönüm noktası ve ölsem bile unutamayacağım anlardan bir tanesi.
    Senden önce hiç bitmeyecek sandığım yolda çaresizce yürüyordum.Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir yıldız gördüm, ne de bir tek yağmur damlası düştü yere. Ne sıcak vardı, ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın üzerinde atıyordum adımlarımı. Binlerce kilometreymiş gibi uzanıp gidiyordu yol önümde ve yeşile dair hiç birşey görünmüyordu.
    İçimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım gülüşlerimi dışarıya vurabilmek için çırpınıyordum. Ama hiç kimsenin yüzü o cesareti vermiyordu bana.
    Sonra hiç varılmıycakmış kadar uzakta bir kusun havalndığını gördüm. Bir umut yakalamıştım sonunda. Hızlandırdım adımlarımı. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya başladım. Kuşa yaklaştıkça gri havanın dağıldığını, güneşin sarı ışıklarını, çiçeğin her rengini gördüm. En sonunda da Seni...
    Orada küçük ama yemyeşil bir çayırın ortasında öylece tek başına oturuyordun. Senin biraz ötende hava kurşun gibi griyken, Senin basındaki gök masmaviydi. Ve Sen o maviliğe dikip gözlerini çok uzaktan gelecek birini bekler gibiydin.
    Ben gördüklerimin şaşkınlığıyla karşında kıpırdamadan duruyordum. Ve Sen gözlerindeki Karadeniz'de kaybolmama izin verirken o güzel sesinle bana "Hoşgeldin" dedin...
    Ve o ses yeniden hayata döndürdü beni Sevdiğim. İstemdışı bir gülümseme yayıldı yüzüme. Yüreğimin atışının hızlandığını, tenimin ısındığını hissettim.
    Az önce terk ettiğim karanlık yoldan geçip giderken biz el eleydik artık. Bir sevdanın iki ortağıydık.
    Korkmuyorum artık yeni gelecek günden. Umutsuz değilim artık Aşkım. Senden önce yaşadığım tüm kötü günleri değiştirdim Senin verdiklerinle..
    O büyük karanlığı, kurşun gibi gri havayı Senin estirdiğin rüzgar alıp götürdü. Bildiğim her şeyi yeniden tanımladım Senin gelişinle. Yeniden ad verdim her güzelliğe. Çirkin olan ,kötü olan ne varsa Seninle birlikte kaybolup gitti. Beni de hayatımı da bir anda bağladın kendine. En ulaşılmaz noktalara, en cıkılmaz doruklara vardırdın benliğimi. Terk edilmiş bir limanda kendi halinde bekleyen köhne gemilerime en gizli denizleri açtın Ben o maviliğin yolcusuyum şimdi, en sıkılmaz yolcusu...
    Adın bir dönülmezliğin simgesi artık. Sen sözcükleri ölümsüz kılansın, Sen umudun, Sen aşkın,Sen özlemin,Sen hayatın adısın. Ve Senin adını anmak bile tarif edilmez bir sevinç yayıyor içime.
    Şimdi yaşamayı seviyorum işte. Çünkü içinde sen varsın...
    Ve içimde çoğalttığın sesimle haykırıyorum, herkes duysun diye... Hiç kimse sevdama Senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi Senin kadar yaşatmadı...

    MUTLU YILLAR SEVDİĞİM... DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN...


    Kaç gece yalnız geçti hesaplasana… Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik, neler yaşayabilirdik düşünsene..! Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle. Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.

    Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik. Girmediğimiz sokak kalmazdı. Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.

    Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.Paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı. Özlerdik birbirimizi delicesine. Bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık.

    Peki biz ne yaptık. Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik. Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi. Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık. Sana huzur vaat etmiyorum. Aşkta huzur arayan yanılır. Ben tutkunun, en koyu sevdanın sözcüğüyüm. Onlar adına konuşuyorum.

    Gözlerinin içine bakıp “Seni Seviyorum” demek istiyorum. Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum. Yaşama senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.


    DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİM


    Hasretinden yanıyorum sevgilim.

    Ne zor zamanlar senin askerde olduğun zamanlar. Sen askere gitmeden önce hiç ilgimi çekmediği halde televizyonda askerler ile ilgili tüm haberleri seyrediyorum şimdi. Seninle beraber gün sayıyorum. Her yere telefonumu yanıma alarak gidiyorum şimdi. Arasan da sesini duysam diye bütün gün bekliyorum. Bütün gün geçmeyen dakikalarımın telefonda seninle konuşurken bir anda geçip gitmesine sinir oluyorum. Askerliğin bitince seninle yaşayacaklarımı şimdiden hayal ediyorum.

    Hasretin yakıyor yüreğimi. Gözlerimden akan yaşları silecek ellerin yok artık. Ağlama sus derdin ama sende ağlıyorsun biliyorum. Sende dayanamazsın bensizliğe, kalbin yanar da anlatamazsın kimselere derdini. Ben seni senden iyi bilirim. Bana sıkma canını derken bile yandı için ama ne yapalım gül kokulu yârim. Bugünler de geçer elbet. Kavuşunca bırakmayız birbirimizi, asla kopamayız artık birbirimizden. Seni benden ayıran yıllara, yollara inat hep aynı sevgimle, hasretimle bekliyorum seni.

    Geldiğinde ne bahar rüzgârları eser şu gönlümde. Bir çocuğun tebessümü düşer yüzüme. Hasret, hasret bitti derim gözlerinin içine bakıp da. Geldin mi yârim, geldin mi yiğidim. Yollarına bakmak ne zordu ama katlandım senin için ölüme bile katlanırım. Dönülmez yol değildir askerlik elbet dönülür. Peygamber ocağıdır orası her yerden iyi korunur. Her şeye çözüm bulurum da yiğidim özlemine çare bulamıyorum. Akşam olunca hüzün çöküyor kalbime, ağlasam bir türlü ağlamasam bin türlü. Senli şarkılar dinliyorum, seni anlatıyor hepsi. Bir şey fark ettim de yiğidim sen gittiğinden beri aslında her şey sana benziyor. Seni anlatıyor. Bu bile güzel geliyor bazen.

    Anlatıyorsun oraları, bence mutlu rolü yapıyorsun. Ben bilirim seni, mutlu olamazsın yabancı yerlerde. Başkaları anlamaz derdini.

    Ne desem boş be sevdiğim tek bildiğim seni çok sevdiğim. Hasretine hasret eklediğim sevdiceğim. Kokusuna, sesine, gülüşüne kurban olduğum erim. Sağ salim dön gel yeter ki, ben hep burada seni bekleyeceğim.

    Gelişine umutlar ektim, nolur gel. Dönme bir daha geri kokunu alıp tekrar gitme hep yanımda kal artık. İstemiyorum sensiz geceyi, sensiz sabaha uyanmak istemiyorum artık.

    DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN, MUTLU YILLAR SEVGİLİM

    UNUTMA! SENİ ÇOK SEVİYORUM ASKERİM