Aşk acısını anlatan uzun yazılar

'Kısa Bilgiler' forumunda Dilarakraks4 tarafından 11 Ocak 2016 tarihinde açılan konu


  1. Bir kağıta yetmez anlatmaya binlerce sayfada çok Saçma biliyorum Dünya'da binlerce acı varken binlerce derdin Arasında çok Saçma ama şöyle döksem satırlara. Yüreğim deniz ucu bucağı gözükmeyen dışımda Boğaziçi köprüsü sanki asfalta çok gelmiş arabalar yıkılmak üzere olan köprü sanki bir adım daha gelsem sana düşücekmişim gibi aşağıya ne anlatabilirim nede dinlerler anlatsam Saçma gelir Güler'ler. Susturup gülerler kendi kendime konuşsam deli derler düşünerek beynimide yerim susarsam boğulur giderim içerideki denizde ama çabalamamda kurtulmak için bir kulaç atmaya bile gerek görmem dibe batmayı isterim korkutucuda gelebilir ama diptede güzellikler var bilmezler elimle ağzımı kapatırım kimse Görmez içimde Yaşar'ım her anı hissedilmez acıdan kıvransamda söylemem söylersem de tıklarım kulağımı kimse iplenmez. Hayal kırıklıklarının üstüne yuva edilmez altı sağlam değildir çöker gider üstüne hayal kurmayıda sevmem Saçma gelir doğaçlama yAşarım mutlulukları acılarıda biriktiririm beynimde onlarda YAŞ atlar benimle Mutluluğun canı cehenneme mutsuzluklarda güleydim seninle. olmayacak yol bilirim sonu var bile bile dolaştırmak istedim sona geç ulaşmayı istedim doğaçlama şimdi bunların hepsi planlasamda yazamazdım bilirim konuşmaya hallim yok susmak tecelli Gülmek acı verir ağlamak rahatlatır Buda benim tek tesellim yosun bağlayan Kaya gibi yüreğim artık dalgalara adamışım kendimi sonunu görmekten korkmadığım bir hayat var deparda atarım gerekirse sus ve dinle ne korkutan deniz beni nede sonunu bildiğim filmler korkutanda öte dedim ya Herşeyin Can'ı cehenneme parada değil mutluluk belki sevilmekten geçer huzur zaten ölüceğini bilerek Yaşar herkes ama amaçsızdır Dünya'ya gelmek bırakta satırlara dökülsün Acılar. Belki o zaman rahat olur Yürek. Çıkmaz sokak beynim düz gidiyor. Beynimin çıkmaz sokağında sen oluyorsun asla başka bir yere varmadan sadece duvara toslıyacağımı bilerek hızlı adımlarla bazen koşarak yürüyorum ayağımın altında cam kırıkları her adımda parçalıyor ayaklarımı. Ayaklarımdan başlıyor akmaya kanlar sonra tüm vücuda yayılıyor. Durduramıyorum kabuk bağlamasına izin vermiyorum inat ediyorum kanım Kuruyana kadar devam ediyorum izin vermiyorum iyileşmesine iyileşmesindende korkuyorum istemiyorum iyileşmesini benim cam kırıklarım da sen oluyorsun izin vermiyorum kimseye dokundurtmuyorum geçmesin kanasın gücüm yettiği yere kadar sonra yoruluyorum nefesim kesiliyor biraz duraksıyorum arkama bakıyorum geri dönüşte çok uzak kalıyor çünkü ben yolu yarılamış oluyorum sonra biraz mola veriyorum çıkmaz sokakta bir kaç göz yaşı ve biraz sitem yolun ortasında bitti diye kafama vuruyorum defalarca bitti diyorum geride dönme ileride gitme kal ortada diyiyorum sonra sesin geliyor kulağıma bakışın gülüşün sonra tekrar aptallaşıyorum ve devam ediyorum bu sefer hızlı adımda atmıyorum koşuyorum nefes nefese bu sefer daha çok batıyor kırıklar ağlaya ağlaya geliyorum Can'ımın açıdığınıda hıssetmiyorum çünkü farkına varıyorum ben bir tek sana his besleyebiliyorum seninle hergün konuşuyoruz aslında kendi içimde gülüyoruzda ağlıyoruzda kavga ediyoruz tartışıyoruz ama ben senın yerınede affedıyorum bizi senin yerinede seviyorum ikimizi birlikte gülüyoruz içimde birlikte üzülüyoruz aslında ben senin doğum günü partini bile ayarladım haberin yok Asla olmayacakta zaten bir ben birde içimdeki sen bileceksin bunu. Sonra seni uçuruma benzetiyorum aşağısında Deniz kayalıklar da ben oluyorum Dalgalar benim sana hissetiklerim her defasında bana çarpıyorlar korkma sakın sana zarar veremiyorlar çünkü sen uçurum oluyorsun dalga dibinde kalıyor sen hissetmiyorsun bile sadece ben ve benim içimdeki sana çarpıyorlar. Sen asla anlayamayacağın için uçurum oluyorsun. Bize gökyüzü olmak yakışırdı kafamızı kaldırdığımızda ve nereye gidersek gidelim yukarı baktığımızda birbirimizi gördüğümüz mavi sonsuzluk. Bunu bize yakıştırmadın bu yüzdende ben hiç bunun hayalini kurmadım.