Aşık veysel şiirleri kısa

'Karışık Şiirler' forumunda Büsra tarafından 1 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. GÜZELLİĞİN

    Güzelliğin on para etmez
    Bu bendeki aşk olmasa
    Eğlenecek yer bulaman
    Gönlümdeki köşk olmasa.

    Kim okurdu kim yazardı
    Bu düğümü kim çözerdi
    Koyun kurt ile gezerdi
    Fikir başka başk'olmasa.

    Güzel yüzün görülmezdi
    Bu aşk bende dirilmezdi
    Güle kıymet verilmezdi
    Aşık ve maşuk olmasa.

    Senden aldım bu feryadı
    Bu imiş dünyanın tadı
    Anılmazdı Veysel adı
    O sana aşık olmasa.

    AŞIK VEYSEL

    _______________________

    KARA TOPRAK

    Dost dost diye nicesine sarıldım
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    beyhude dolandım, boşa yoruldum
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    Nice güzellere bağlandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
    Her türlü istediğim topraktan aldım
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi
    Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
    Kazma ile dövmeyince kıt verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Adem'den bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyve bitirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Karnın yardım kazmayınan, belinen
    Yüzün yırttım tırnağınan, elinen
    Yine beni karşıladı gülünen
    Benim sadık yarim kara topraktır

    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    bunda yalan yoktur herkes de gördü
    Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bir dileğin varsa iste Allah'tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Hakikat istersen açık bir nokta
    Allah kula yakın, kul da Allah'a
    Hakkın gizli hazinesi toprakta
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bütün kusurumu toprak gizliyor
    Melhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Her kim ki olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel'i bağrına basar
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    AŞIK VEYSEL
     



  2. GÖNÜL SANA NASİHATİM

    Gönül sana nasihatim
    Çağrılmazsan varma gönül
    Seni sevmezse bir güzel
    Bağlanıp da durma gönül

    Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
    Yok mu sende hiç bir korku
    Terkedersin evi barkı
    Beni boşa yorma gönül.

    Yorulursun gitme yaya,
    Hükmedersin güne aya,
    Aşk denilen bir deryaya
    Çıkamazsın girme gönül.

    Ben kocadım sen genceldin,
    Başa bela nerden geldin
    Kahi indin kah yükseldin
    Şimdi oldun turna gönül.

    Bazı zengin bazı züğürt,
    Bazı usta bazı sakird
    Bazı koyun bazı aç kurt
    Her irenkten derme gönül

    Veysel gönülden ayrılmaz,
    Kahi bilir kahi bilmez,
    Yalan dünya yarsız olmaz,
    İster saçı sırma gönül.

    AŞIK VEYSEL

    _______________

    NASİHAT..

    Kulak ver sözüme dinle arkadaş!
    Uyma lak lak edip gülüşenlere!
    Meşgul eder seni işinden eyler,
    Karışırsın tembel, perişanlara

    Adım at ileri, geriye bakma!
    Bir sağlam iş tut, elden bırakma!
    Saçma sapan sözler, hep delme takma,
    Allah'ın yardımı çalışanlara!

    İleriyi gören, geriye bakmaz!
    Tuttuğu işi elden bırakmaz!
    Allah cömert ama ekmek bırakmaz,
    Oturup geçmişi konuşanlara!

    Maziye karışmış yıllarda, ayda!
    Geçmişi konuşmak, sağlamaz fayda!
    Gören göze ibret vardır her işte!
    Seyret gökyüzünde yarışanları!!
     



  3. ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA

    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın kulu yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır

    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır

    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hali yalandır

    Cahil okur amma alim olamaz
    Kamillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

    AŞIK VEYSEL
    _________________

    BİR HAYAL PEŞİNDE DOLANDIM DURDUM

    Bir hayal peşinde dolandım durdum
    Asla terk etmezem sanma unuttum
    Sönmez ümidlerden beklerim yardım
    Bu gün yarın dedim gönlüm avuttum

    Gahi zengin oldum hülya yaşattım
    Nerde güzel gördü isem laf attım
    Sevda denizinde gönlüm aldattım
    Arzularım suya düştü ne ettüm

    Gahi fakir oldum hayli süründüm
    Gahi mecnun oldum aba büründüm
    Nerde güzel gördü isem yerindim
    Ucu çıkmaz bir küçücük yol tuttum

    Veysel bu sevdadan vazgeç dediler
    Olup bitenleri yaz geç dediler
    Sevdiğin kapıdan az geç dediler
    Acı sözü sevdiğimden işittim

    AŞIK VEYSEL
     



  4. DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır,
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur, bayram gelir,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Can bedenden ayrılacak,
    Tütmez baca, yanmaz ocak,
    Selam olsun kucak kucak,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş, kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Gün ikindi akşam olur,
    Gör ki başa neler gelir,
    Veysel gider, adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın


    AŞIK VEYSEL
    _____________

    DURUM..

    Dünya debdil oldu durum değişti.
    Kimi aya gider kimi cennete.
    Dünya güzellendi itibar düştü,
    Anne baba yoksun kaldı hürmete.

    Bin dokuzyüz altmışyedi yılında
    Çirkin sözler gezer halkın dilinde
    Ud edep kalmadı kızda gelinde
    Büyükler küçüğe gelir minnete

    Bakmaz mısın insanların işine
    Kötülükler doğar peşi peşine
    Mezhep kavgasından din döğüşüne
    Sanki varıp sığmamışlar cennete.

    Kimisi söz verir sözünde durmaz
    Hakikati doğru sözü duyurmaz
    İşlediği suçun farkına varmaz
    Ne yüzle varacağız ahirete

    Kötülükler memlekete kök saldı
    Fitnelik fesatlık arttı çoğaldı
    Bu işin ıslahı Allah'a kaldı
    Ulu Tanrım yardım etsin millete.

    Tezvirlerin işi gider ileri
    Yalancıya itibar çok ekseri
    Hilekarın sahtekarın işleri
    Yol açıyor rezalete nefrete.

    Gitmiyor gönlümün kederi, yası
    Doğru söyleyene diyorlar asi
    Bitmez bu dünyanın kuru davası
    Çekil Veysel bir köşe-yi vahdete.

    AŞIK VEYSEL
     



  5. UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece

    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece

    Uykuda dahi yürüyom
    Kalmaya sebeb arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece

    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece

    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlayan gahi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece

    AŞIK VEYSEL
     



  6. Âşık Veysel Şatıroğlu

    Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel (d. 25 Ekim 1894, Şarkışla, Sivas - ö. 21 Mart 1973), Türk halk ozanı.

    Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.