Aşık Şenlik Kimdir

'Biyografi' forumunda Merve tarafından 30 Nisan 2012 tarihinde açılan konu


  1. Aşık Şenlik Kimdir

    Aşık Şenlik Biyografisi

    Asıl adı Hasan olup 1850'de Çıldır'ın Suhara (Yakınsu) köyünde doğmuştur. Aşık Şenlik Terekeme (Karapapak) boyundandır. Çıldır denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Aşık Şenlik.İşgal günlerinde halka moral veren, hiç kimseden çekinmeden sözününü söyleyen ve ondan sonra gelen bütün aşıkların üstadı büyük ozan...

    Asıl adı Hasan'dır.Karapapak oymağından olup Çıldır'ın Suhara(Yakınsu,Aşık Şenlik) kasabasında doğmuştur.Babası Molla Kadir ağa, annesi Zeliha hanımdır. Aşık Şenlik kendi köyünden iki evlilik yapmıştır. 1. Eşi Abdullah kızı Mürvet hanımdır. Mürvet hanımdan iki çocuğu olmuştur. (Memedo ve Hanife) 2. eşi Asker kızı Huridir. Huri hanımdanda üç çocuğu olmuştur. (Kasım, Namaz (namazo) ve Halay'dır.) Şenlik, 14 yaşında kuş avcılığı yaparken dere boyunda uyuya kalmış, düşünde aşk badesini içmiş. Rüyasında kendisine Arapça öğretilmiştir.Kendisini uyandırmaya gelenlere şiirle karşılık verice köyün imamına götürmüşler o da buna hak badesi içirildiğini söylemiştir.19 yaşında dönemin önde gelen aşıklarından olan Aşık Nuri'den saz dersleri almıştır.Kars, Ahıska, Borçalı, Tiflis, Gürü ve Revan'ı , dolaşmış, çağının birçok aşığıyla karşılaşmalar yapmıştır.

    Karapapak ağzını iyi biçimde kullanan aşığın eserlerinde özellikle İslami etkilere ve Allah sevgisine sıkça rastlanır.Ayrıca aşk, doğal güzellikler,yiğitlik,esaret,yaşam-ölüm gibi temalara da değinmiştir.Yaşanan olaylardan esinlenerek duzenledigi Latifşah, Sevdakar, Salman Bey hikayeleri halk türkülerinin tüm özelliklerini taşımaktadırlar.

    Şenlik çağı, halk ozanları bakımından geniş ve güçlü bir çağdır. Ozanımız bu ozanlardan Feryadi, Mazlumi, Sümmani, Aşık Abbas ve İzani ile karşılaşmıştır. Sümmani, ile bütün hayatları boyunca bir kardeş gibi yaşamışlardır. Söylentiye göre bir karşılaşmalarında uzun boylu çaba sarf edip, yorulunca Şenlik'in annesi içeri girerek her ikisine de kardeşsiniz anlamına gelmesi için göğüslerini göstermiş ve ozanları ayırmıştır."

    Dil olarak ağdalı bir dil kullandığı görülse de, çağının ozanlarında genel olarak görülen bu durum, salt Şenlik için eleştiri konusu edilebilecek bir özellik değildir.

    1877-1878 Osmanlı-Rus savaşının olduğu dönemde Şenlik kahramanlık destanlarıyla, koçaklamalarıyla yöredeki milis kuvvetlerin direnç kaynağı olmuştur.

    Kars'ın Ermenilerle dolu olduğu günlerde, Çıldır'dan Kars'a gelen Aşık Şenlik, durumun kötü olmasından, geri döner. Dönerken yolda arkasında süvarileriyle, bir Rus Generali rastlar. Kendisinden vaziyet hakkında ve Rus Çarlığını mı, yoksa Osmanlıların yanında mı yer alacağını soran Rus generaline şu yanıtı verir:

    Hulusi gabilden bilsen fikrimi

    Men Allah'tan Al'osmanı isterem.
    Merhamet sahibi ol rahmi gani
    Nesli mürsel hökmü hanı isterem.

    Süleyman mülkünde bergarar duran
    Muhammet vekili makamı nuran
    Hıfsının ezberi ayeti Kur'an
    Selavatl, o Sulfanım isterem.

    Al'osman şahım var şahlar serveri
    Dilinde salavat zikri ezberi

    Kaftan kafa zirü zeminden beri
    Hükmetmağa bir tek onu isterem.

    Emri Hak yedinden çekilip kalem

    Var imiş ettiğim yetişti belam

    Mülkünde saltanat hükmünde alem

    Divanında Şevket Şam isterem.

    Gam günlü Şenlik'in gönlünün şadı

    Çıkmaz hatırımdan Al'osman adı,

    Gidipti dünyanın lezzeti tadı

    Mahşer günü bir mekanı isterem.

    Bunu dinleyen Çarlık Rusyası nın generali bu büyük ozanımızı kutlayarak "Eğer Çarlık Rusyasını istiyorum deseydin, hemen boynunu vurduracaktım. Tam dinine sadıkmışsın." diyerek, yirmi beş lira da mükafat verir. Zamanın tanınmış bir çok aşıklarıyla karşılaşmalarda bulunan Şenlik, istilacılarla mücadele veren en güçlü aşık olarak bilinir.

    1913 yılında, Revan'da hanlar arasında yapılan bir düğünde, toy babası seçimi için bilinmedik bir hikaye yarışı başlar. "Latif Şah" hikayesi Revan'lı Bala Mehmet tarafından, okununca, aldığı birincilikle, başını belaya sokar. Toy babası seçimini kazanan Bala Mehmet, bazı hanlar tarafından sıkıştırılarak, hikayenin ustasının gelmemesi halinde başının vurulacağını belirtirler. Hanların baskısı üzerine Şenlik'e gelen aşık, onu da alıp, Revan'a giderler. Oradaki aşıklar Şenlik'in atışmalarda yendiği, bağladığı kişiler olup, Aşık Şenlik'e kin besleyenlerdir. Revan'da yapılan atışmalarda da yenilirler. Zaten kinli olana bu aşıklar, Şenlik'e bir tuzak kurarak, yemeğine zehir katarlar. Hastalanan Aşık Şenlik, trenle Arpaçay'a kadar gelir, Dilaver köyünde iyice hastalanır ve ölür. Cenazesi Akbaba'nın Hozu köyüne ve oradan Çıldır'ın Suhara köyüne getirilir.

    alıntı