Ashab-ı Kehf'in Yaşadığı Yer Neresidir

'Sorularla İslamiyet' forumunda Violet tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ashab-ı Kehf'in Yaşadığı Yer Neresidir

    Ashab-ı Kehf'in Yaşadığı Yer Neresidir

    Ashab-ı Kehf'in yaşadığı yer konusunda birkaç iddia vardır Bunlardan en makul görünenleri ise Efes ve Tarsus'tur Hemen hemen tüm Hıristiyan kaynaklar, gençlerin sığındıkları mağaranın bulunduğu yer olarak Efes'i gösterirler Bazı Müslüman araştırmacı ve Kuran yorumcuları da Efes konusunda Hıristiyanlarla hemfikirdirler Bazıları da bölgenin Efes olmadığını uzun uzadıya açıkladıktan sonra, olayın geçtiği yerin Tarsus olduğunu ispatlamaya çalışmışlardır

    Hem Hıristiyan hem de İslam kaynaklarında övülen Ashab-ı Kehf'in (Mağara Ehli) zalim bir hükümdarla karşı karşıya oldukları ve bu hükümdarın, genel kabule göre, Roma İmparatoru Decius olduğu tahmin edilmektedir Decius'un baskı ve zulmü ile karşılaşan gençler, bulundukları topluma Allah'ın dinini terk etmemeleri konusunda birçok uyarılarda bulunmuşlardır Toplumun yaptıkları tebliğlere kayıtsız kalması, imparatorun baskıyı artırması ve ölüm ile tehdit edilmeleri sebebiyle gençler yaşadıkları yerden uzaklaşmaya karar vermişlerdir

    Kuzey Batı Anadolu'da bulunan Roma Valisi Piliniyus'un (MS 69-113) İmparator Trayanus'a yazdığı mektupta "İmparator'un heykeline tapınmadıkları için cezalandırılan Mesihçiler"den (Hıristiyanlar'dan) bahsedilir Bu mektup, o dönemde İsevilere yapılan baskıları anlatan önemli belgelerden birisidir İşte böyle bir ortamda kendilerinden Allah'ı bırakıp imparatora veya din karşıtı bir sisteme boyun eğmeleri istenen gençler, bunu kabul etmemişlerdir


    Ashab-I Kehf'in Yaşadiği Yer Konusundaki Yorumlar

    Hemen hemen tüm Hıristiyan kaynaklar, gençlerin sığındıkları mağaranın bulunduğu yer olarak Efes'i gösterirler Bazı Müslüman araştırmacı ve Kuran yorumcuları da Efes konusunda Hıristiyanlarla hemfikirdirler Bazıları da bölgenin Efes olmadığını uzun uzadıya açıkladıktan sonra, olayın geçtiği yerin Tarsus olduğunu ispatlamaya çalışmışlardır Biz bu çalışmada iki ihtimal üzerinde de duracağız Tüm bu araştırmacı ve yorumcular -Hıristiyanlar da dahil- olayın Roma İmparatoru Decius (başka bir ismiyle Decianus) zamanında, yani MS 250 civarında geçtiğini belirtirler

    Decius, Neron'la birlikte Hıristiyanlara en çok zulmeden Roma İmparatoru olarak bilinir İktidarda bulunduğu kısa dönemde, hakimiyeti altında yaşayan herkesin Roma tanrılarına kurban adamalarını zorunlu kılan bir kanun çıkarmıştır Herkes bu putlara kurban adamakla, dahası bunu yaptıklarını gösteren bir onay belgesi almak ve devlet görevlilerine göstermekle yükümlü tutulmuştur Karara uymayanlar için de idam cezası uygulanmıştır Hıristiyan kaynakları bu dönemde Hıristiyanların önemli bir bölümünün "şehirden şehire" kaçarak ya da daha gizli sığınaklara giderek bu putperest ibadetinden kaçındıklarını yazarlar Ashab-ı Kehf, büyük olasılıkla, bu İsevilerin içinden salih bir gruptur

    Bu arada vurgulanması gereken bir nokta vardır: Bazı Hıristiyan ve Müslüman tarihçi ve yorumcular tarafından hikaye tarzında anlatılmış, birçok uydurma ve eklenen rivayetler neticesi efsaneye dönüştürülmüştür Olay tarihi bir gerçektir


    Ashab-ı Kehf Efes'te mi

    Ashab-ı Kehf'in yaşadığı şehir ve sığındığı mağara konusunda çeşitli kaynaklarda değişik yerler gösterilmektedir Bunun en büyük sebebi, halkın, bu denli cesur ve yiğit insanların kendi yaşadıkları ortamda olmalarını istemeleri ve bu bölgelerdeki mağaraların birbirine çok benzemesidir Örneğin bu yerlerin hemen hepsinde mağaraların üzerine yapıldığı belirtilen birer mabed vardır

    Konuyla ilgili en eski kaynak Suriyeli rahip Saruclu James'e aittir (Doğumu, MS 452) Ünlü tarihçi Gibbon, Roma İmparatorluğu'nun Çöküşü adlı kitabında James'den birçok alıntı yapmıştır Buna göre, yedi Hıristiyan gence işkence yaparak onları mağaraya sığınmaya zorlayan kralın ismi, İmparator Decius'tur Decius Roma İmparatorluğu'nu MS 249-251 yılları arasında yönetmiştir ve onun dönemi Hz İsa'yı takip edenlere yapılan işkencelerle ünlüdür Müslüman tefsircilere göre olayın geçtiği yer "Aphesus" veya "Aphesos"tur Gibbon'a göreyse bu yerin ismi Ephesos (Efes)tir Yani Anadolu'nun batı sahilinde, Roma'nın en büyük limanlarından ve en büyük şehirlerinden biri Bu şehrin harabeleri bugün de Efes Antik Kenti olarak bilinmektedir

    Gençlerin uzun uykularından uyandıkları dönemin İmparatorunun adı ise Müslüman araştırmacılara göre Tezusius, Gibbon'a göre ise II Theodosius'tur Bu İmparator, Roma İmparatorluğu Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra MS 408-450 yıllarında tahtta bulunuyordu

    Bazı tefsirlerde aşağıdaki ayeti açıklarken, mağaranın ağzının kuzeye baktığından ve bu nedenle güneş ışığının içeri girmediğinden söz edilir Böylece mağaranın önünden geçen birinin içeriyi görmesi de mümkün değildir Nitekim ayette de şöyle denmektedir:

    "(Onlara baktığında) görürsün ki, güneş doğduğunda onların mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan keser geçerdi ve onlar da onun (mağaranın) geniş boşluğundalardı Bu, Allah'ın ayetlerindendir" (Kehf Suresi,17)

    Bugün bu kalıntı ve mezarların üzerlerine birçok dini yapı inşa edildiği biliniyor 1926'da Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından bölgede yapılan kazılardan sonra, Panayır (Pion) Dağı'nın doğu yamacında bulunan kalıntıların, V yüzyılın ortalarında (II Theodosius dönemi) Ashab-ı Kehf adına yapılmış olan yapıya ait olduğu bilinmektedir


    Ashab-ı Kehf'in Tarsus'ta Yaşadığı Konusundaki İddialar

    Ashab-ı Kehf'in yaşadığı yer olarak gösterilen ikinci yer Tarsus'tur Gerçekten de Tarsus'un kuzeybatısında Encilüs veya Bencilüs adıyla bilinen dağda Kuran'daki tariflere uygun bir mağara vardır

    Tarsus fikri birçok İslam aliminin de ortak görüşüdür Kuran tefsircilerinin en ünlülerinden biri olan Taberi, Tarih-ül Ümem isimli kitabında, Ashab-ı Kehf'in mağarasının bulunduğu dağın adını "Bencilüs" olarak belirtmiş, bu dağın da Tarsus'ta olduğunu söylemiştir

    Bir diğer tanınmış Kuran alimi olan Fahreddin Razi de eserinde, "bu yere Efsus denilse de, buradan kasıt Tarsus'tur, zira Efsus, Tarsus'un başka bir adıdır" diyor

    Bunlardan başka, Kadı Beyzavi'nin ve Nesefi'nin tefsirlerinde, Celaleyn ve Tıbyan tefsirlerinde, Elmalılı'nın, Ö Nasuhi Bilmen'in ve diğer birçok alimin tefsirlerinde bu yerin ismi olarak "Tarsus" verilmiştir Ayrıca tüm bu müfessirler Kehf Suresi'nin 17 ayetindeki "güneş doğduğunda onların mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan keser geçerdi" cümlesini, bu dağdaki mağaranın ağzının kuzeye bakıyor olmasıyla açıklar

    Ashab-ı Kehf'in yaşadığı yer, Osmanlı İmparatorluğu zamanında da merak edilmiş ve bununla ilgili bazı araştırmalar yapılmıştır Başbakanlık Osmanlı arşivlerinde konuyla ilgili bir dizi yazışma ve bilgi mevcuttur Örneğin Tarsus mahalli idaresinin Osmanlı Devleti Hazine Amirine gönderdiği bir mektupta, Tarsus'ta bulunan Bencilüs Dağı'ndaki Ashab-ı Kehf mağarasının koruma ve temizliği ile ilgilenenlere maaş bağlanması konusundaki talebini bildiren bir dilekçe ve mektup yer alır Bu mektuba cevap olarak, istenen maaşların devlet hazinesince ödenebilmesi için, burasının hakikaten Ashab-ı Kehf'in yaşadığı yer olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiği bildirilmiştir Bunun için yapılan araştırmalar da Ashab-ı Kehf'in mağarasının yerinin tespitinde yararlı olmuştur

    Meclis tarafından yaptırılan bir araştırmada hazırlanan raporda şöyle denmiştir: "Adana eyaletine bağlı bulunan Tarsus'un kuzeyinde ve Tarsus'a iki saat uzaklıktaki dağda bir mağara bulunmaktadır ve bu mağaranın ağzı Kuran'da bildirildiği gibi kuzeye bakar" Ashab-ı Kehf'in kimler olduğu, ne zaman yaşadıkları ve nerede yaşadıkları gibi konular her zaman insanları araştırmaya yöneltmiş bu konu ile ilgili birçok yorum yapılmıştır Ancak bu yorumların hiçbiri kesinlik içermemektedir Dolayısıyla mağaraya sığınan bu inançlı gençlerin hangi tarihlerde yaşadıkları, ayetlerde zikredilen mağaranın nerede olduğu sorularına kesin yanıtlar verilememektedir




    ------------------------------