asaf halet çelebi şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve Misafir tarafından 17 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi

    asaf halet çelebinin şiirleri

    Sandukalar / Asaf Halet Çelebi

    sandukalarda can yatıyor
    canlar içinde bir can var
    canlar içindeki
    câaan

    sandukalarda yazılar var
    kendi kendini okuyor
    kendi kendini okuyan
    yazılar

    sandukalar öd ağacından
    misk ile amber kokuyor
    cânımda tüten bir koku var
    câaan


    Samandıra Baba / Asaf Halet Çelebi

    yaramaz kız bahçeye gelecek
    benimle oynayacak

    samandıra babacığım
    ona bütün oyuncaklarımı versem
    ve bütün nedirciklerimi

    kertenkeleler kaçacak
    ve biz güneşten saklanacağız
    çok yaprakların altına

    samandıra babacığım
    çok uslu oturacağım
    yaramaz kız gelecek diye

    Romantik Gençliğim / Asaf Halet Çelebi

    ejderhalar çıkarıyorum
    duvar kovuklarından
    alevler çıkarıyorum
    yağmur karaltılarında
    hazîn
    yürüyorum

    uzattım ellerimi
    çok uzaklara gitmiş
    yıldızlar düşürmüş gelirken
    yıldızsız kalınca gece
    uyunur
    tavanı yok siyah gök

    sırt üstü yere yattım
    tavansız göğe düşüyorum
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2013
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Nurusiyah / Asaf Halet Çelebi

    bir vardım
    bir yoktum
    ben doğdum
    selimi salışın köşkünde

    sebepsiz hüzün hocamdı
    loş odalar mektebinde
    harem ağaları lalaydı
    kara sevdâma
    uyudum
    büyüdüm
    ve nûrusiyâha ağladım

    nûrusiyâha ağladığım zaman
    annem süzudilâra idi
    ve babam bir tambur
    annem süstü
    babam küstü
    ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım
    nûrusiyâaah
    nûrusiyâaahhh


    Adımı Unuttum / Asaf Halet Çelebi

    adımı unuttum
    adı olmayan yerlerde
    ne in
    ne cin
    ne benî adem

    zamanlar içinde
    kuşlar uçuyor
    kervanlar geçiyor
    bir iğne deliğinden

    çarşılar kuruluyor
    sarayları oyuncak
    insanları karınca şehirler
    zamanları gördün mü
    bir iğne deliğinden

    adımı unuttum
    adı olmayan yerlerde
    geçip gidenlere bakarak


    Nigarı Cin / Asaf Halet Çelebi

    çîn-ü-mâçîndeki nigâr
    gezer bendeki diyârda
    güler bende
    nigâr

    içim boştur
    ve ayna kaplı
    o aynalarda bir gamzesi var
    kimisi sefine
    kimisi deryâ
    deryâ-yı-nâz
    kimsi bulut
    kimisi bağ

    o diyar ki onda acayipler olur
    ve ordaki nigâri
    kimse bilmez
  3. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Nedircik Yavruları / Asaf Halet Çelebi

    kilimimde namaz kılmaya gelen ayaklar
    ve en çok küçük parmakları
    beni görmeden üstüme basarlar

    şaşarım beni işleyene

    kilimimin nakışları
    nedircik yavrularına benzer
    ki çocukluğumdan beri çok uğraşırım
    nedircik yavrularıyla


    Mısrı Kadim / Asaf Halet Çelebi

    acaba ot gibi yerden mi bittim
    acaba denizlerde mi şaşırdım
    ve zamanı nasıl unutmaktayım

    zaman unutulunca mısri kadîm yaşanabiliyor
    kendimi unutunca seni yaşıyorum
    yaşamak
    bu ânı yaşamaktır

    ammon râ' hotep
    veya tafnit
    kim olduğumu bilmek istemiyorum
    yalnız etrafında nefes almalıyım

    dut bu â'ru ünnek pahper
    kama pet kama tâ
    mısır metinlerinde okuduğum cümleler
    seninle okuduklarımsa büsbütün başka şeylerdi


    seninle bir bahçedeyiz geliyor bana
    orada hem var hem yok gibiyim
    daha doğrusu bütün bir bahçe oluyorum
    insanlığımdan çıkarak
    kama pet
    kama tâ

    Mara / Asaf Halet Çelebi

    bilmemek bilmekten iyidir
    düşünmeden yaşayalım
    mâra
    günü ve saatleri ne yapacaksın
    senelerin bile ehemmiyeti yoktur
    seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
    ne seneleri
    yalnız seni hatırlarım
    ki benim gibi bir insansın

    tanımamak tanımaktan iyidir
    seni bir kere tanıdıktan sonra
    yaşamak acısını da tanıdım
    bu acıyı beraber tadalım
    mâra

    başım omzunda iken sayıkladığıma bakma
    beni istediğin yere götür
    ikimiz de ne uykudayız
    ne uyanık
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Mansur / Asaf Halet Çelebi

    renkler güneşten çıktılar
    renkler güneşe girdiler
    renkler güneşsiz öldüler
    ne renk gerek bana
    ne renksizlik

    güneşler bir yerden çıktılar
    güneşler bir yere girdiler
    güneşler onsuz öldüler
    ne aydınlık gerek bana
    ne karanlık

    şekiller bir yerden geldiler
    şekiller bir yere gittiler
    şekiller görünmez oldular

    büyük köşe vur
    bütün sesler bir seste boğuldu
    mansûr

    mansûuur


    Asuri Şiiri / Asaf Halet Çelebi

    gövdesinden kopmamış kelle
    yukarı bakıyor
    ağaçta düşüncesi var gibi

    gövdesinden kopmuş kelle
    hiç bir yere bakmıyor
    hiç bir düşüncesi yok gibi

    ağacın gövdesi var
    kellenin gövdesi yok
    sallanıyor yemiş gibi
    sarılmış ağaca
    saçlarından

    kesilmiş insan başı da oluyor
    kesilmiş manda başı olduğu gibi

    ağaçta düşüncesi olan
    o yemişi ağaç vermedi
    sen taktın sonradan

    kelle avcısı
    kellenin pastırma eti
    yemiş değil yiyemezsin
    kellenin pıhtı kanı
    şarap değil içemezsin
    ıstırap kesilmemiş kellede olur
    kesilmişinde değil
    öç alamazsın

    Mağara
    / Asaf Halet Çelebi

    içimdeki mağarada
    kurumuş ölüler yatar
    zehirle gülen zümrüt
    ve yakut yatak içinde
    bir zaman
    beni uğurlamaya gelen
    haramîler

    içimdeki mağarada
    bir yığın kitap var
    bakınca yakından
    tasvirlerin gözleri oynar
    ve konuşur
    hepsinin yüzleri benim yüzüm gibi
    ve gözleri benim gözüm gibi
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Kuşa Görünme / Asaf Halet Çelebi

    her sabah nafakamı getirir bir kuş
    nereye kaçayım
    o kuşun elinden

    kuyulara saklansam
    kuyulara girer
    tavan aralarına kaçsam
    tavan aralarını bilir
    tabutlukta yatsam
    gelir beni bulur sabahları

    gel kız
    tabutluğa gir benimle
    memelerin kan içinde
    bacakların yaralı
    nafakamı beraber yiyelim
    ve paçavraların işitmiyor diye bana sokul

    gel kız
    tabutluğun içinde yat benimle
    yalnız kuşa görünme sabahları

    Kitaplar / Asaf Halet Çelebi

    kargacık
    burgacık
    yazılar
    yazılar dolu kitaplar
    kitaplar dolu yazılar
    tüylü tüysüz kargalar
    yazılar
    yazılar dolusu mürekkep
    mürekkepten şekiller
    F H
    Z U
    D, W

    yarısı kopmuş sicim
    yarısı kopmuş kitap
    ciltli kitap
    ciltsiz kitap

    sahifelerdeki yazılar beynimde
    beynimdeki yazılar havada
    ve harfler muallâkta

    yazıların dili yok
    benim dilimle söylüyor yazılar
    yazılarin dili yok

    gotik yazılarda ıhlamur
    çincelerde çam
    hiyeroglifte baykuş
    ayak
    ve ince adam

    mehtapta sarhoş ahûlar
    ve yandan bakan göz
    ta'lik yazılarda

    ve sahifeler bomboş


    Kilise
    / Asaf Halet Çelebi

    evlôim ni i vasilîya tu patrôs

    bütün resimler bizi gözetliyor
    tahtalardan

    kanı serâp
    eti ekmek
    îsus
    ve müselles içindeki başsız göz

    kîrya elêison
    güneş açıldı
    buhur yandıktan sonra

    meryem anaya mum yakıyorum
    başsız gözden korkarak

    ayios o teos
    ayiosis hiros z
    ayios atânatos
    eleision imâs
  6. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Kahkaha / Asaf Halet Çelebi

    billûr sarayında çengi dilârâ
    bahçede bin kaplumbağa
    ve inci ile donanmış fil

    gidince açıldı kapılar
    ne iç oğlanları var
    ne cariyeler

    kimse

    yalnız bir kahkaha
    bütün odalarda

    her boş odaya girişimde
    bir kahkaha
    ve çıkışımda
    bir kahkaha


    Kadıncığım / Asaf Halet Çelebi

    oyluk kemiğimi çıkarıp
    kendime bir kadıncık yaptım
    ve bir şamar vurup
    rafa oturttum

    ben evden çıkınca
    kadıncığım yemeklerimi pişirdi
    söküklerimi dikti
    ve akşam olunca
    korkusundan
    çıkıp rafa oturdu

    geceleri kadıncığımın dizlerine korum başımı
    ve üç kıl koparınca
    uyurum

    İnsanlar
    / Asaf Halet Çelebi

    yeryüzünde olmuşlar

    kafaları kafama benziyor
    elleri ayakları var
    benim de var

    su istiyorum
    su veriyorlar
    meramımı anlıyorlar
    ağzımın kımıldanışından
    dokununca gövdelerine
    kaçmıyorlar

    soruyorum kim olduklarını
    insanız
    diyorlar

    İkinci Pencere / Asaf Halet Çelebi

    yeşil yapraklar
    yeşil havuz
    yeşil yaprakların düştüğü havuz
    koyu yeşil

    ve rüyamda
    fıskiyenin üstünde
    fırıl fırıl dönen insan

    kırılmış merdivenlerde
    malta taşlarının altındaki tesbih böcekleri
    ve yerin altından
    çıkan
    solucanlar
    büyük bademin altında
    sohbet ederler
    giderler
    gelirler
    aralığın görünmeyen yerinde

    ve ben
    limonluğun içindeki
    kırmızı toz dolu sandığı düşünüyorum
    pencerede
  7. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    İbrahim / Asaf Halet Çelebi

    ibrâhim
    içimdeki putları devir
    elindeki baltayla
    kırılan putların yerine
    yenilerini koyan kim

    güneş buzdan evimi yıktı
    koca buzlar düştü
    putların boyunları kırıldı
    ibrâhim
    güneşi evime sokan kim

    asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
    buhtunnasır put yaptı
    ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
    güzeller bende kaldı

    ibrâhim
    gönlümü put sanıp kıran kim

    Hırsız / Asaf Halet Çelebi

    pencereden giren mehtap
    bu evde hırsız var
    mehtapta
    pencerede oturmuş
    beni görüyorum

    kapıyı çalsam
    içerden ben çıkacağım
    içerden çıkacak beni
    ne kadar görmek istiyorum

    penceredeki beni uyandırmalıyım
    içerde hırsız var
    içerdeki hırsızın
    ben olacağımdan korkuyurum

    Adımlar / Asaf Halet Çelebi

    bir adım attığım yerde
    ne vardı ki
    gitmemle kayboldu

    her adımımda
    sonsuz ben'leri koyuyorum
    boşluğa
    ve yine ben dolmuyorum

    geçip gittiğim yerlerden
    iç içe
    öne
    ve arkaya bakan
    bir sürü
    ben
    ler
    koymuşumdur
    eskileri çocuk
    şimdikiler ihtiyar

    He / Asaf Halet Çelebi

    vurma kazmayı
    ferhâaad

    he'nin iki gözü iki çeşme
    âaahhh

    dağın içinde ne var ki
    güm güm öter
    ya senin içinde ne var
    ferhâaad

    ejderha bakışlı he'nin
    iki gözü iki çeşme
    ve ayaklar altında yamyassı

    kasrında şirin de böyle ağlıyor
    ferhâaad
  8. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Harput / Asaf Halet Çelebi

    harpût
    kulaklarını sarkıt
    eski korkutlar çıkıyor
    karanlıklardan
    bacadan düşen
    harpût

    görmek istemiyorum
    gözümden ye beni
    duymak istemiyorum
    kulağımdan ye beni
    düşünmek istemiyorum
    kafamdan beni yût
    harpût

    Halayıklarım / Asaf Halet Çelebi

    iki taşı birbirine vurup
    acayip âleminden çıkardın
    ağzı var
    dili yok
    halayıklarımı

    zebercetten sarayımdaki halayıklarım
    saz benizli
    badem gözlüdürler
    saçları salkım salkım
    omuzlarındadır
    ve yaptıkları işi sessiz yaparlar

    zabarcatten sarayımda hamamlar yaptırdım
    tepe camları zümrütten
    ve akîki yemâniden
    ve kurnası var
    necef taşından

    Güneşin Işığı / Asaf Halet Çelebi

    her şey güneşi seviyor
    hattâ denizler bile
    denizlerde nefes alan sen bile
    ve biz
    güneşi değil ışığını seven insanlarız

    güneş içime vuruyor

    güneşin ışığı var
    güneş yok
    güneşin ışığını kim anlatabilecek

    pazar pazar gezmek
    dağ dağ dolaşmak
    ve ormanlarda kalmak

    güneşin ışığını anlatabilecek olanı arıyorum

    güneş içime vuruyor


    Gözlerim Kimi Gördüler
    / Asaf Halet Çelebi

    odalarda oturdum
    odaları kapladım
    sokaklara çıktım
    sokakları doldurdum
    görünen her şey ben oldum
    ve her şey beni gören göz oldu
    ve ben görünmez oldum
  9. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Galt's'ray /

    içim açılıyor
    pilav kokan koridorlarda
    grand-courr'a çıkınca
    içim kapanıyor

    ebedî vakansta
    çocuk olamayacaksın artık
    allâsmarladık
    neuf-cent-dix-neuf

    Fransa İçin Şiir / Asaf Halet Çelebi

    çocukluk arkadaşım petit-poucet
    yamyam devin kilerindedir
    küçük kızkardeşi ormanda ağlıyor
    tin tin eder kabâcık
    beni bırakıp giden babâcık

    ormanlardan
    güneşli tarlalara koşan çizmeli kedi
    ne olur
    kurtar benim marquis de carabasse'imi

    yanan paris'in çocuklarını
    öperek ağlamak istiyorum
    belki masallarımla uyurlar

    Doğduğum Evin Penceresi / Asaf Halet Çelebi

    bir çam vardı önünde
    doğduğum odanın
    çöpten yapraklarında
    güneşi
    rüzgârla sallayıp
    kafesten
    içeri dolduran bir çam

    sedirinde iskambilden kuleler yıkılmış odada
    loş ve sessiz ikindilerin acısıydı
    sızan

    gözlerim dalardı
    kafesten
    duvara
    ve duvardan
    kafese
    seyretmeyi
    güneşi
    yüz bir güneşti
    kafesin her deliğinden
    giren
    susmuş bir çocukla şaka eden
    yüz ikindi güneşi

    Cüneyd / Asaf Halet Çelebi

    bakanlar bana
    gövdemi görürler

    ben başka yerdeyim

    gömenler beni
    gövdemi gömerler

    ben başka yerdeyim

    aç cübbeni cüneyd

    ne görüyorsun

    görünmeyeni

    cüneyd nerede
    cüneyd ne oldu

    sana bana olan
    ona da oldu

    kendi cübbesi altında
    cüneyd yok oldu
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2013
  10. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Çingenelerim / Asaf Halet Çelebi

    deniz kenarına inen çingenelerim
    sulara içmeden bakarlar
    o sular tuzludur
    balıklar içer

    yeşil otların içine gömülen çingenelerim
    otları yemezler
    o otlar tatsızdır
    katırlar yer

    çiçekli şalvar seven çingenelerim
    çiçeği sevmezler
    kalem parmaklı çingenelerim
    kalem tutmazlar
    falıma bakarlar da
    yüzüme bakmazlar
    elime bakarlar da
    ayağıma bakmazlar
    paramı isterler de
    beni istemezler

    yüzlerini güneşle yıkayan çingene kızlarım
    kibarım diye bana gönül vermezler

    Nirvana / Asaf Halet Çelebi

    karanlığa geçelim

    karanlığı geçelim

    ne uyku
    ne ölüm
    hem uyku
    hem ölüm

    düş içime uyu
    ve sonsuz büyü
    unut renkleri
    ve şekilleri
    hepi
    ve hiçi
    beni
    ve seni
    ve geceyi yuttu
    nirvana

    Cep / Asaf Halet Çelebi

    seni rüyalarımda buldum
    ve çok beğendiğim için
    oradan çıkmak istemedim
    şimdi derinlikte
    ve genişlikteyiz
    ve bizzat
    rüya
    ben'im

    kendi kendimi görüyorum
    ve kendi içimde seyretmekteyim
    bir cebim var ki
    karanlıktır
    oradan oyuncak güneşler
    bahçeler
    ve denizler çıkar
    ve bıkınca onları başka bir cebime atarım

    en güzel oyuncağım sen
    bahçelerimin beni eğlendirmediği zaman
    gel
    ve beni avut

    Camlı Odalardan / Asaf Halet Çelebi

    üsküdarda
    üsküpüler dokusa gerek
    kumrular

    camları parıldıyor
    üsküdar evlerinin
    akşamüstleri
    camlı odalarda
    ne olsa gerek

    istanbula bakıp da
    beni görmeyen çocuklar
    camlı odalarda
  11. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Biber / Asaf Halet Çelebi

    sümüklüböcek yuvasına kaç
    akşamüstüdür
    şimdi kocakarı masayla kovalar seni
    kıvılcımlar sıçrar
    ve ateşin üstündeki boru devrilir

    sümüklüböcek yuvasına kaç
    tuzluğun bir gözünde biber kokusu var
    hafız hanımın sesi bu kokuya benzer
    beni kurtar hafız hanım
    kıvılcımlar sıçradığı zaman
    kocakarı insanı kovalar
    akşamları

    Beddua
    / Asaf Halet Çelebi

    kendi göklerimden indim
    kendi duvarlarıma
    konduğum duvarlar yıkılsın
    bahtiyâaar

    havuzlarımda birkaç damla su içip
    ağaçlarımın çiçekli dallarına uçtum
    konduğum dallar kurusun
    bahtiyâaar

    seni bahçelerimde uyuttum
    seni duvarlarımda sakladım
    havuzlarıma güneşler vurduğu zaman
    gözlerini açıp bana gülerdi
    bahtiyâaar

    yazık sana verdiğim emeklere


    Ayna / Asaf Halet Çelebi

    aynadan bakan benim
    küçük gotamacık
    duvarlardan karşına çıkan
    aynalardan hayalini çalan
    mahabbet olup vücudunu saran
    küçük câriyen
    nigâr-i çîn

    nigâr-i çîn
    bin bir aynada oynar
    ayna ayna içindedir
    nigâr-i çîn
    nigâr-i çînin içinde
    ve zaman
    zamanın dışında

    uzat ellerini küçük gotamacık
    hayal hayal içinde
    dünya bir hayal dolabıdır
    aynalardan geçer
    küçük gotamacık
    çok sürmeden hayallerimiz
    aynaların arkasından geçer

    aynaya bakan benim
    hayal annemin oğlu
    bodhista gotama

    dünyada en güzel şey
    seni buldum
    artık hiç bir şey istemem
    küçük câriyem nigâr-i çîn
    uzat ellerini
    aynaların dışına çıkalım
  12. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Yamyam / Asaf Halet Çelebi

    zaman zamanına dönsün
    hasta çocukları yiyen
    kromanyon adam
    kovuklarındaki yılanları ye
    taşların altındaki böcekleri ye
    yalnız
    sakın beni yemekten
    mağaranın hasta çocuğu zehirlidir

    zaman bu zamandır
    ihtiyarları ağaçlara çıkaran
    silken
    düşüren
    ve yiyen ostralya adamı
    kokmuş leşleri ye
    aşina kafaların bitlerini ye
    yalnız
    sakın beni yemekten
    acıların ihtiyar adamı zehirlidir

    zaman zamana uymuyor
    doğurduğunu yiyen
    yamyam kadını
    çocuğun aşkımdı
    pişirmeden yemişe benziyorsun

    Uyanıklık / Asaf Halet Çelebi

    uykum geliyor
    uykum geliyor
    uzaklaşıyorum
    yaklaşıyorum
    kendimden
    kendime

    sevdiğim havaları rahat dinliyorum
    şekil keskinlikleri körleşiyor
    ağırlıklar kalkıyor
    çıkıyorum
    bu âlemlerden
    uykum geliyor
    uykum geliyor

    uyanık yollar yürüyorum
    uykuda yollar yürüyorum
    uykuda insanlar görüyorum
    niçin gördüğümü bilemiyorum
    uykum geliyor
    uykum geliyor


    Trilobit
    / Asaf Halet Çelebi

    dünyalar ve yıldızlar
    en küçük şey
    acıkan dilimi uzatıp
    hepsini birer birer yaladım
    ve yuttum

    biraz serinlemiş gibiyim

    50.000.000 sene evvel
    ılık bir denizde bir trilobitken
    duydum melâli
    zaman nedir unutarak
    açıp ağzımı
    bütün denizleri içtim
    ve kendim kaybolup
    deniz oldum
    sonsuz deniz oldum

    Tahtadan Yaptığım Adam / Asaf Halet Çelebi

    tahtadan yaptığım adam
    ne yemek yiyor
    ne konuşmak biliyor
    kaskatı gözlerle
    görünmez yerlere bakıyor

    tahtadan yaptığım adam
    hatırlıyor ki
    bir zaman
    nefes alan
    ince ince yaprakları vardı
    toprağı istiha ile yiyen
    liften
    ince ince ağızları vardı

    tahtadan yaptığım adam
    ağaçtan uzaklaştı
    ve insana yaklaştı
    yazık ki
    ne insan oldu
    ne ağaç
  13. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Sıdharta / Asaf Halet Çelebi

    nigrôdhâ
    koskoca bir ağaç görüyorum
    ufacık bir tohumda
    o ne ağaç ne tohum
    om mani padme hum (3 kere)

    sidharta buddha
    ben bir meyvayım
    ağacım âlem
    ne ağaç
    ne meyva
    ben bir denizde eriyorum
    om mani padme hum (3 kere)

    Ayna / Asaf Halet Çelebi

    bana aynadan bir suret göründü
    benden başkası
    bilmem memleket-i çînden midir
    ya mâçînden mi

    sordum kimsin diye
    bir kahkaha atıp
    ben çîn padişahının kızı
    çoktandır âşıkınım
    dedi

    dedim çık
    o aynadan
    hayalimi çalan
    hayalim olmazsa olmasın
    yalnız
    var olduğuna inanmak için
    ellerim sana dokunsun

    bana çîn padişahının kızı
    gelemem
    dedi

    ancak bir gün
    hayalin gibi seni de
    bu aynanın içine alıp
    kaybolacağım

    Şehir / Asaf Halet Çelebi

    allahtan pencereler açmışlar içi sıkılan evlere
    pencereler olmasaydı
    nasıl gezerlerdi
    karanlıklarda
    ayağa kalkmış büyük böcekler
    nasıl tırmanırlardı
    merdivenlerden


    tahta evler eski kutulardır
    apartmanlar yaldızlı nisan şekeri kutularıdır
    içinde siyah ve sarı başlı böcekler oturur
    başka küçük bir kutudan
    uzaktaki başka böceklerin
    cızırtılı seslerini duymaya meraklıdırlar

    sevgilim bir böcektir
    taşdan duvarlar içinde
    karafatmalarla yaşar
    beş senedir getirdiğim şekerleri yiyip
    elimi ısırmıştır

    karafatmalar onu benden ayırdılar
    o şimdi bana küsülüdür
    kutu duvarları içinde
  14. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul

    Cevap: asaf halet çelebi şiirleri

    Şefkat / Asaf Halet Çelebi

    başkasının çocuğu da olsan
    sen bir insan yavrususun

    bir insan yavrusunu sevmek istiyorum
    ağzı
    burnu
    kulağı
    ve sıcak kanı olan
    ve uyuyabilen
    bir insan yavrusunu

    uyu
    çocuk
    uyu
    dizimde

    Sema-i Mevlana / Asaf Halet Çelebi

    tennure giymiş ağaçlar
    aşk niyâz eder
    mevlânâ

    içimdeki nigâr
    başka bir nigârdir
    içimdeki sema'a
    nece yıldızlar akar
    ben dönerim
    gökler döner
    benzimde güller açar

    güneşli bahçelerde ağaçlar
    halak-semâvâti-vel'ard'h
    yılanlar ney havalarını dinler
    tennure giymiş ağaçlarda

    çemen çocukları mahmur
    câaan
    seni çağırıyorlar

    yolunu kaybeden güneşlere
    bakıp gülümserim
    ben uçarım
    gökler uçar

    İstanbul'umun Dili / Asaf Halet Çelebi

    annemin dili
    babamın dili
    İstanbulumun dili
    İstanbullumun dili
    İstanbulumun efendisi
    hanımefendisi
    sokaklarımın bekçisi
    yoğurtçusu, balıkçısı
    can dilimi konuşanım
    canım benim
    ninnilerimi bu dil söyledi
    masallarımı bu dil
    bu dille duydum türkülerimi
    bu dille okudum şairlerimi
    "zalim beni söyletme derunumda neler var"