Arkeojeofiziğin Bilimleri Kaça Ayrılır

'Ders notları' forumunda June tarafından 15 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Arkeojeofiziğin Bilimleri Kaça Ayrılır

    Arkeolojide jeofizik yöntemler, uygulama alanı olarak kalıntı arama, kalıntı kurtarma, kalıntı yaşlandırma olmak üzere üçe ayrılır.

    Kalıntı arama
    Kalıntı arama kendi içinde; a- Yerleşim yerinin belirlenmesi için bölgesel; b- Belirlenen yerleşim yeri içinde sürdürülen ayrıntı çalışmalar olmak üzere ikiye ayrılır. Çoğunlukla uygulamalar halihazırda belirlenen yerleşim alanlarında, kazı izlencesini yönlendirici, yerel yüksek ayrımlı jeofizik yöntemlerle yeraltı haritalamaları biçimindedir. Bölgesel yerleşim yerlerinin bulunmasında kullanılan yöntemler ise; hava ya da uzaydan çekilen fotoğraflar yakın kızılötesi çekimler ya da sayısal imgeleme (imargery) yöntemleridir. Kalıntıların derine gömülü olduğu ya da yersel ve politik koşullar nedeniyle yaklaşılamayan yerlerde Isısal Kızılötesi (Thermal Infrared) yöntemleri uygulanır. Elektrik, Yapay Uçlaşma (IP), Elektromagnetik (EM), Elektromagnetik Radar, Radiometrik, Magnetik Gravite ve Sismik yöntemler, arkeojeofizikte ençok kullanılan yüzey arama yöntemleridir.

    Kalıntı Kurtarma
    Geleneksel arkeolojik kazılar, daha önce insanın yaşadığını belli eden, yüzeyde kalıntılar içeren ya da yerleşim üzerine tarihsel bilgilerin ya da jeofizik belirteçlerin olduğu yerlere yoklama çukurları ya da delmeler yaparak sürdürülür. Kazının amacı, daha sonraki deneyler, istatistik çalışmalar ve diğer buluntularla ilgili üçboyutlu ilişkiyi belirlemek üzere kültürel ve biyolojik belgelerin derlenmesidir.

    Bu üç boyutlu ilişki:
    1. Kazı Yeri:
    Seçilen bir alanda yüzey belirteci içersin ya da içermesin kazının nereden başlayacağı sorundur. Her yana çakma ya da delme yaparak yitirilen zaman ve artan giderler arkeologları mutlu etmez. Yönlendirmenin, kazı öncesi, jeofizik ölçümlerle belirlenmesi hedefe daha kısa sürede, daha ekonomik varmak için tercih edilir.
    2. Kazı Süresi:
    Arkeologlar için üzücü yan, yıllarca gömülü olarak korunan eserlerin kazı ile yüzeye çıkarak bozuşması, küflenmesi ya da yağma edilmesi ya da birbirlerine göre konumlarının değiştirilmesidir. O nedenle, kazının zarar vermeden, birbirleri ile ilişkili yerlerde başlanıp bitirilmesi istenir.
    3. Eski Yerleşim Alanının Yeni Kullanıma Açılması:
    Günümüzde ise, insanlık, gerek çevrecilerin baskısı ile gerekse yasalarla arkeolojik alanların yerlerinin belirlenmesi ve bu gibi yerlerin tümüyle yitirilmeden korunmaya alınmasına özen göstermektedir.
    Jeofizik yöntemlerin uygulanmasıyla eski bina temelleri, daha önce toprak ya da kaya içine kazılan yerler, boş odalar, gömüler, taş, kil ve kireç ocakları, gömülü sütunlar, çöp döküm alanları, eski kentler, kolay, çabuk ve ekonomik olarak bulunabilmektedir.

    Kalıntı Yaşı Belirleme
    Arkeomagnetizma kapsamındaki bu işlemde, kil ve kireç ocağından toplanan örneklerin son yakma zamanında kazandıkları yerin o günkü mıknatıslanma yönünün, yer magnetik alanının seküler değişim tarihçesine göre olduğu yere bakarak uygarlığın son bulduğu tarih belirlenebilir.