Arıcılık

'Hayvanlar Alemi' forumunda Wish tarafından 22 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. Genel anlamda arıcılık, bir amaç doğrultusunda "Arıları Kullanabilme ve Yönetebilme Sanatı" olarak adlandırılabilir. Teknik arıcılık için bilgi ve tecrübeye ihtiyaç vardır. Aksi halde, bilgi ve tecrübe olmadan teknik arıcılık hatta sıradan bir arıcılık bile yapmak mümkün değildir. Arıcılığa başlamadan önce arı ailesi (koloni), aile bireyleri ve koloninin yaşam düzeni ile arıcılığı ilgilendiren diğer konularda bilgi sahibi olunmalıdır.

    Bilgi ve tecrübeden yoksun yapılacak arıcılık ekonomik kazanç bir yana, başarısızlıkla sonuçlanır.


    Arıcılığın tarihçesi insanların mağara hayatı yaşadığı on binlerce yıl öncesine kadar gitmektedir. M.Ö. 7000 yıllarına ait mağaralara çizilen resimler, çok eski tarihlere ait arı fosilleri ve benzeri tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır. İlk insanlar doğal olarak ağaç kovukları ve kaya oyuklarına yuvalanan oğulları öldürerek ballarından yararlanmışlardır.


    Tarihi gelişim içinde taş devrinden itibaren; önce mantar ve ağaç kütükleri sonra da toprak ve kilden yapılmış kaplar kovan olarak kullanılmış ve zamanla bugün kullanılan kovanlar geliştirilmiştir. Gerçek arıcılık, insanların ağaç kovukları içinde yuvalanan arıları öldürmeden bir miktar bal almaları ve bir miktar balı da arılara bırakmaları ile başlamıştır. Arıların gen merkezlerinin Orta-Doğu ülkeleri olduğundan arıcılığın ortaya çıkması bu ülkelerde olmuştur. Bununla birlikte M.Ö. 1300 yıllarına ait olduğu sanılan ve Hititler devrinden kalma Boğazköy'deki taş yazıtlarda arılardan bahsedilmesi arıcılığın Anadolu'da da çok eski tarihlere dayandığını göstermektedir.

    Son birkaç yüzyıl öncesine kadar çok uzun bir süre ilkel olarak yapılan arıcılık, bir çok bilimsel buluş ve gelişmelerin ışığında günümüz arıcılığına kadar gelişme süreci yaşamıştır. Günümüz arıcılığına gelinmesinde; 1787 yılında ana arının havada çiftleştiğinin tespiti, 1845 yılında arı üreme biyolojisinin izahı, 1851 yılında çerçeveli fenni kovanın keşfi, 1857 yılında temel petek kalıplarının bulunuşu, 1865 yılında bal süzme makinesinin icadı, 1882 yılında larva transfer yöntemiyle ana arı yetiştirme tekniğinin keşfi ve 1926 yılında ana arılarda yapay döllemenin bulunuşu gibi icatlar katkıda bulunmuştur.
     



  2. Balarısı

    Dünyada 100.000 dolayında böcek türü taksonomik olarak sınıflandırılmıştır. Bu 100.000 tür içinde 23.000 dolayında arı türü bulunmaktadır. Bal arıları evrimleri süresince diğer böcek türlerinden farklılık göstererek kendilerine has morfolojik ve anatomik yapılarını geliştirmişlerdir. Örneğin bal arılarında polen toplamaya yarayan polen sepetçiklerinin oluşması, nektar ve polenle beslenmeye geçiş bu farklılaşmanın en tipik örnekleridir.

    Hayvanlar aleminin böcekler sınıfında yer alan bal arısının taksonomisi aşağıda verilmiştir.
    Alem (Kingdom) :Hayvanlar (Animalia)
    Şube (Phylum) :Eklembacaklılar (Arthropoda)
    Alt şube (Subphylum) :Antenliler (Antennata)
    Sınıf (Class) :Böcekler (Insecta)
    Takım (Order) :Zar kanatlılar (Hymenoptera)
    Familya (Family) :Arılar (Apidae)
    Cins (Genus) :Bal arıları (Apis)
    Tür (Species) :Bal arısı (Apis mellifera)
    Apis cinsi içinde "Batı" bal arısı olarak adlandırılan Apis mellifera dışında 3 tür daha bulunur ki bunlar "Doğu" bal arısı türleri olan; Apis cerana, Apis dorsata ve Apis florea'dır.

    Dünya bal üretiminde A. Cerana'dan kısmen yararlanılırken üretimin tamamına yakın kısmı A. mellifera kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Diğer 2 tür ise kovana alınamamış olup doğal yuvalarda tek bir petek üzerinde yaşamaktadırlar.




    Arı taksonomisinde türden sonra ırklar yer almaktadır. Örneğin Anadolu ırkı, Apis mellifera anatolica olarak ifade edilir.
     



  3. Temel Arıcılık Aletleri

    MASKE

    Arı sokmasına karşı koruyan en önemli araçlardan birisidir. Özellikle yüzü, boynu ve başı korur. Arıcının hareketlerini kısıtlayarak rahat iş yapmasını engeller fakat bir tehlike anında hayat kurtarıcıdır. Sahip olunan arı cinsi ne kadar sakin huylu olursa olsun, her zaman sinirlenip sokma ihtimali vardır. Düz açık renkli, sıkı dokunmuş pamuklu ya da keten kumaştan yapılır.

    Yardımcı Arıcılık Aletleri


    MAHMUZ

    Çerçevelere gerilen teli hazır peteğe gömmek için kullanılır. Ucunda sapı olan bir dişli tekerlek şeklindedir. Pirinçten imal edilir.

    ÇERÇEVE TELİ
    Özellikle bal süzme makinesinden geçirilen peteklerin parçalanmaması için, çerçevenin arasına tel germek gerekir. Ayrıca bu tel çok sıcak havalarda hazır petek yumuşadığı zaman sarkıp yerinden düşmemesine de yardımcı olur.

    Arıcılıkta kullanılan tellerin muhakkak paslanmaz ve galvanizli olması gerekir. Bu teller kilo ile ya da çeşitli büyüklüklerde makara ile satılırlar.
    ÇERÇEVE DELECEĞİ
    Tel germek için çerçeve çıtalarını delmekte kullanılan aletlerdir. Çıtayı delmek için biz ya da matkap kullanılabilir.

    Çok sayıda çerçeve çıtasını delmek için ise bu işe özgü çok değişik makineler yapılmıştır.
    YEMLİK
    Yemlik arılara yazın su, ilkbahar ve sonbaharda ise şerbet vermek için kullanılır. Çok çeşitli tipleri vardır. Plastikten, camdan ya da galvanizli saçtan imal edilirler. Genellikle üç tip yemlik bulunur.
    Birincisi seyyar yemliklerdir. Özellikle su vermek için arılığın herhangi bir yerine konur. Şerbet vermek için ise kovan üst tahtasındaki yemleme deliğinin üzerine konur.

    İkinci tip yemlikler kovan üst tahtasına sabitlenmiş yemliklerdir. Genellikle tahtadan imal edilirler.
    Üçüncü tip yemlikler ise çerçeve şeklindedir. İçine şerbet doldurularak çerçeve gibi kovanın içine konulur. Arıları rahatsız etmeden kolayca şerbet verebileceğimiz yemlikleri herzaman tercih etmek gerekir.
    ANA IZGARASI
    Ana arıyı bulunduğu yerde hapsederek diğer bölümlere gitmesini önlemek için kullanılır. Ana ızgarası 4,2 mm aralıkla dizilmiş tellerden ya da aynı ölçüde üzerine delikler açılmış saçtan yapılır. Bu aralıktan işçi arılar rahatlıkla geçer, ama erkek arılarla ana arı geçemez.

    Genellikle ballıklara ana arının yumurtlamasını engelleyerek peteklerin kararmasını önlemek amacıyla kullanılır. Ya da çok hızlı artan kovan nüfusunu frenleyip arıları bala çalıştırmak için kullanılır.
    SIR BIÇAĞI
    Bal süzme makinelerinde süzülecek olan peteklerin sırlanmış gözlerini açmak için kullanılır. Bıçak şeklinde, ya da tarak şeklinde olanları vardır. Bıçak şeklinde olanı sıcak su içinde ısıtılarak kullanılır.

    Tarak şeklinde olanı ise kullanmak daha zordur ve ustalık ister.

    Çok sayıda petek gözü açacaklar için geliştirilmiş elektrikli profesyonel sır bıçakları da vardır.
    POLEN TUZAĞI
    Kovana giren arıların arka bacaklarındaki polenleri toplamak için kullanılır. Kovan girişine konulur.

    Kutu şeklindeki polen tuzağının üzerinde ancak işçi arıların girebileceği büyüklükte delikleri olan bir tabaka vardır. İşçi arı bu delikten geçerken arka ayaklarındaki polen sıyrılarak kutunun haznesine düşer. Yine polen tuzağının da çok çeşitleri vardır.
    ANA ARI KAFESİ
    Ana arıyı verilmek istenen kovana alıştırmak için kullanılan minyatür bir kafestir. Ana arı bu kafesin içinde olacak bir şekilde kovana konur. Bir kaç gün içinde ana arının kokusu ile kovan kokusu aynı olacağından arılar bu yeni anayı kabul ederler.

    Bu iş için illaki kafes alınmasına gerek yoktur. Üzerinde delikler açılmış herhangi bir kutu bu işi rahatlıkla görür.
    OĞUL YAKALAMA KUTUSU YA DA TORBASI
    Yüksek bir yere konduğu için alınması güç olan oğulları yakalamak için kullanılır. Pratik olarak uzunca bir sırığın ucuna bir teneke ya da kutu takılarak yapılabilir.

    Ya da bu iş için özel olarak üretilmiş oğul yakalama torbalarından satın alınabilir. Oğul yakalama torbasında oğul torbanın içine alındıktan sonra torbanın ağzını kapatacak bir düzenek bulunur.
     



  4. Kovan ve Çeşitleri

    Arı kolonisinin bütün bir ömrünü geçirdiği kovanın teknik özellikleri, arıcılığın verimliliğiyle yakından ilgilidir. Bugün dünya üzerinde çok değişik modellerde kovan çeşitleri kullanılmaktadır, fakat en yaygın olanları Langstroth ile Dadant tipi kovanlardır.
    Yurdumuzda bir çok arıcı Langstroth tipi kovan kullanmakla birlikte, bu kovanlar değişik ölçülerde yapıldığı için Dadant tipine yaklaşan ara modeller çoğunluktadır.
    Kovan, dip tahtası, gövde-kuluçkalık, ballık, örtü tahtası ve kapak olmak üzere 5 parçadan oluşur.

    Kovan dip tahtası eğer tek parçadan yapılamıyorsa, parçaların birleşme yerlerinde boşluklar bırakılmamalıdır. Çünkü dip tahtasındaki her boşluk ve çatlak, dışarıdan gelen bakteri, mantar ve böcekler için bir yaşama alanı sağlar. Özellikle güve kelebeği yumurtalarını bu çatlakların içine bırakır.
    Gövde ya da diğer ismiyle kuluçkalık arıların esas yaşam alanıdır. Arıların giriş deliği bu bölümdedir. Ana arı genellikle bu bölümde bulunur ve yumurtlama işlemlerini buradaki petek üzerinde yapar. Arılar uygun mevsimde kovan gövdesine sığamadıklarında üst kata çıkarlar. Arı kolonisi kış mevsimini kuluçkalıkta geçirdiği için kovan gövdesinin sağlamlığına ve kış şartlarına dayanıklılığına daha çok özen gösterilmelidir.
    Örtü tahtası olarak sağlam bez ya da çuval parçaları da kullanılabilir. Hatta birçok arıcı bunu tavsiye etmektedir. Bez parçasının avantajı kovan örtüsü açılırken ses yaparak arıyı kızdırmaması ve özellikle yazın kovaniçi havalandırmasına yardımcı olmasıdır. Ayrıca kovan içindeki nem ve rutubetin atılmasına da yardımcı olur.
    Kapakta havalandırma delikleri muhakkak bulunmalı ve yazın bu delikler açılmalıdır. Yine kovan kapağı yerine iyi oturan ve hava şartlarından kovanı koruyacak şekilde yapılmalıdır.
    Eğer kovan hazır olarak satın alınacaksa muhakkak arıcılıkla uğraşan firmalardan alınmalıdır. Özellikle arıcılıkla uğraşmayan, yerli marangozların yaptıkları kovanlarda bir çok teknik hatalar bulunmaktadır.

    Hangi tip kovan kullanılacak olursa olsun, iyi bir kovan için dikkat edilmesi gerekenler ortak kurallar aşağıdaki gibidir:
    1- Kovan gövdelerinin kalınlığı en az 2.5x 3 cm olmalıdır. Kovan gövdelerinde kullanılacak tahtalar iyi kurutulmuş, budaksız ve sağlam ağaçlardan yapılmalıdır. Ihlamur ağacı kovan yapımında tercih edilir. Fakat bulunamazsa en ideali çam tahtasıdır.
    2- Kovanlar muhakkak usta birisi tarafından yapılmalı ve ölçüleri hassas olmalıdır. Yapılan bütün kovanların aynı ölçüde olmasına dikkat edilmelidir. Buna dikkat edilmezse özellikle çerçeve ve ballıkları farklı kovanlarda kullanmak isteyince büyük problemler yaşanır.
    3- Kovan modelleri daha önceden denenmiş ve kabul görmüş ölçülere göre yapılmalıdır. Uzun tecrübelerin sonucunda ortaya çıkan bu modeller arıların kendi doğal düzenlerini bozmadan en iyi şekilde yaşamalarını sağlar.
    4- Kovan gövdesinin özellikle birleşme yerlerinden içeriye rutubet almaması için izolasyona dikkat etmelidir.
    5- Kovanların yalnızca dışa bakan tarafları beyaz ya da krem rengi boya ile güzelce boyanmalıdır.
    6- Seyyar arıcılık yapacaklar düz kovan kapağını, sabit arıcılık yapacaklar ise beşik şeklindeki kovan kapağını tercih etmelidirler.
    7- Arıların kovan içinde rahatça çalışması ve özellikle yaz günlerinde kovan içinin havalanabilmesi için, gerekli boşlukların bırakılması gerekir. Buna göre;
    - Yanlardaki iki çerçeve ile kovan iç yüzeyi arasında en 7.5 mm,
    - Çerçeve başları ile kovan iç yüzeyi arasında 10 mm,
    - Dip tahtası ile çerçeve alt çıtası arasında 25 mm,
    - Bir çerçevenin ortası ile diğer çerçevenin ortası arasındaki boşluk 36-38 mm,
    - Çerçeve üst çıtaları arasında 12 mm,
    - Çerçeve üst çıtaları ile örtü tahtası arasında 10 mm boşluk olmalıdır.
    8- Kovan dip tahtası mümkünse muhakkak seyyar yapılmalıdır.
    TSE 3409 STANDARDINA GÖRE LANGSTROTH KOVANIN ÖLÇÜLERİ

    Kuluçkalık ve Ballığın Üstten Görünüşü

    A detay ölçülerinin yakından görünüşü

    B detay ölçülerinin yakından görünüşü
    Kovan köşe birleşme yerlerinde lambaların ölçüleri.



    ALINTI . arıcılık.gen.tr