Anonim türküler ve hikayeleri

Konusu 'Soru Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 15 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Misafir Ziyaretçi

    Anonim türkü hikayeleri

    Burada tüm türkülerin hikayelerini vermek mümkün değildir. Ancak bazı bilinen türkülerin hikayeleri şöyledir:


    Bitliste 5 Minare


    Bu Türkü aslında bir ağıtdır, Rus işgalin'den sonra Bitlis'de her yer harabeye döner. Savaş sırasın'da kaçan bir Baba oğul, düşmanın geri çekilmesin'den sonra Bitlise geri dönmeye karar verirler. Bir rivayete göre Dideban Dağına kadar ulaştık'dan sonra Babası oğlunu önden yollar ve Şehir'de halen yaşayanlar varmı diye bakmasını ister. Oğlu bir süre sonra geri döner ve uzak'dan babasına seslenir :" Baba beş minare'den başka hiç birşey kalmamış."
    Baba bunu duyduğun'da o kadar çok üzülür ki yere çöker ve ağıt yakmaya başlar: "Bitlis'te beş minare, beri gel oğlan beri gel, Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.


    Bitlis' te Beş Minare

    Bitlis'te Beş Minare Beri Gel Oğlan Beri Gel,
    Yüreğim Dolu Yare Beri Gel Oğlan Beri Gel.
    İsterem Yanen Gelem Beri Gel Oğlan Beri Gel,
    Cebimde Yok On Pare Beri Gel Oğlan Beri Gel.


    Tüfeğim Dolu Saçma Beri Gel Oğlan Beri Gel,
    Kaçma Vururum Kaçma Beri Gel Oğlan Beri Gel.
    Doksan Dokuz Yarem Var Beri Gel Oğlan Beri Gel,
    Bir Yare De Sen Açma Beri Gel Oğlan Beri Gel.


    A Cemile'm Cemile'm

    Çalıtlı köyünden olan Cemile, biraz oynak ve yolsuzca, fakat güzel bir kadındır. Bu türkü 1928'de sevdalıları tarafından çıkarılmıştır; kaili malum değildir.

    Abdo'nun Mezarı

    Bu Urfa ağıtı, Abdo ve Müslüm isimli bahçıvan iki kardeşin hazin öyküsüdür. Olay günümüzden 70-75 yıl önce yaşanmıştır. Büyük kardeş Abdo'ya anası ve babası, dayısının kızını isterler. Abdo buna razı olur. Lakin, küçük kardeşi Müslüm bu kıza yanıktır, sevdalıdır. Ailesine bu kıza kendisinin sevdalandığını ve onunla kendisinin evlenmesinin uygun olduğunu söyler. Ailede huzursuzluk çıkar iki kardeş birbirine düşman olur. Abdo bir gün bahçede yatarken kardeşi Müslüm onu öldürür.

    DERYALAR

    Kırcaliyle Arda Arası
    Saat Sekiz Sırası(Yusuf Um Saat Sekiz Sırası)
    Ardalılar Ağlıyor (Yusufum)
    Yoktur Çaresi
    Aman Bre Deryalar Kanlıca Deryalar
    Biz Nişanlıyız
    İkimizde Bir Boydayız
    Biz Delikanlıyız

    Çıkar Aba Poturunu
    Dalgalar Artacak
    Demedim Mi Ben Sana Yusufum
    Kayığımız Batacak

    Kırcaliyle Arda Boylarında
    Kimler Gidecek
    Civanda Yusufumun Garip Annesine
    Kimler Haber Verecek

    Yusuf ile Feride birbirlerini çok severler ancak aileleri bir türlü evlenmelerine razı gelmez. Yusuf bir gün kafasında bir plan yapar Arda Nehrini sevdiğiyle geçerek izlerini kaybettirip yeni bir hayat kurmayı düşler.
    Bu durumu ferideye anlatır. Feride Arda ' ya bizim kayıklar dayanmaz gitmeyelim der ama nafiledir. Feride Yusuf un ısrarlarına dayanamaz ve Ardayı aşmayı kabul eder. Ancak şans yüzlerine gülmez ve daldalar kayığı devirir. Yusuf ta boğularak ölür. feride bir şekilde kurtulmayı başarır ancak Yusufun ölümü O' nu çok yaralar ve bu türküyü söyleyerek ağıt yakar...


    Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir

    Parça dört dörtlük olarak kayıtlı, son dörtlükte Abdal Pir Sultan adı geçmektedir. Ne var ki Pir Sultan Abdal hakkında yazılmış kitaplarla ilgili olarak en son, en güvenilir eser olarak gördüğümüz İbrahim Aslanoğlu'nun Pir Sultan Abdallar adlı kitabında böyle bir şiire rastlayamadık. Muhtemelen kaynak şahıs türküyü okurken, bunu kendi inancına yakın bulduğu için Pir Sultan Abdal'a mal etmiştir. Şiirin beş dörtlük olarak bir kaynakta Doğu Anadolu'da yaşamış halk şairlerinden Aşık Kurbani adına kaydedilmiş olduğunu gördük. Bizim kanaatimiz türkünün sözlerinin Kurbani'ye ait olduğu yönündedir.

    Ağlarsa Anam Ağlar

    On dokuzuncu yüzyılda İmparatorluğumuzdan ayrılmak isteyen küçük devletler yer yer ayaklanmalar çıkarırlardı. Bunlardan birisi de Karadağ idi. Anadolu Türk gençleri bir yandan çöllerde, bir yandan Balkanlarda uzun yıllar kanlarını akıttılar. Bu türkü Karadağ'a giden gencin ağzından söylenmiştir.

    Ah Bir Ateş Ver

    Uzun ve yorucu bir seferden dönen Dumlupınar denizaltısı, Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland Şilebi ile Çarpıştı. Sessiz, soğuk ve bulanıktı gece. Başından aldığı şiddetli darbe ile Dumlupınar birkaç saniye içinde sulara gömüldü. Gemideki 81 kişilik mürettebattan sağ kalan 22 kişi, geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığındı. Mahsur kalanların su yüzüne fırlattıkları telefon şamandırasıyla gemi ile irtibat sağlandı. Sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için herkes seferber oldu. Bu arada oksijeni idareli kullanmaları için, gereksiz yere konuşmamaları, şarkı türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri konusunda uyarılar yapıldı. Ancak saatler süren kurtarma çalışmalarının sonunda, umutların tükendiği anda karanlıkta bekleyen 22 kişiye, herşey yine aynı sözcüklerle anlatıldı; konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve hatta sigara bile içebilirler. Şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan, tüm Türkiye, denizaltıda tevekkülle ölüme yapılan hüzünlü ama başı dik türküsünü dinledi.

    Bu türkü de Çanakkale savaşlarında şehit olan askerlerimiz için yakılmıştır.

    Çanakkale İçinde

    Çanakkale içinde aynalı çarşı
    Ana ben gidiyom düşmana karşı
    Of gençliğim eyvah

    Çanakkale içinde bir uzun selvi
    Kimimiz nişanlı kimimiz evli
    Of gençliğim eyvah

    Çanakkale üstünü duman bürüdü
    On üçüncü fırka harbe yürüdü
    Of gençliğim eyvah

    Çanakkale içinde toplar kuruldu
    Vay bizim uşaklar orda vuruldu
    Of gençliğim eyvah

    Çanakkale içinde bir dolu testi
    Analar babalar umudu kesti
    Of gençliğim eyvah

    Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar

    Çok eskiden köyün birinde Zeynepi simli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğünde yabancı köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep'i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler. Kısa bir zaman sonra düğünleri olur. Ali, Zeynep'i alıp aşırı köyüne götürür.
    Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışırmış.
    Oysa kocası, Zeynep'in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının horlaması Zeynep'i yataklara düşürür.
    Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep'in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep'in anası babası köye gelirler, Zeynep'i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp göz yaşı dökerler. Annesi fenalıklar geçirir ve bayılır.
    Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için göz yaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur.

    Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
    Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
    Annesinin bir tanesini hor görmesinler

    Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
    Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

    Babamın bir atı olsa binse de gelse
    Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse
    Kardeşlerim yolları bilse de gelse

    Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim
    Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim

Benzer konu başlıkları: Anonim türküler
Forum Başlık Tarih
Türkçe Sözlük Anonim Nedir 2 Şubat 2012
Bunları biliyormusunuz Anonim Şirket Nedir 1 Şubat 2012
Bizim Sözlük Anonim Ortaklık Nedir 1 Şubat 2012
Ders notları Anonim Halk Edebiyatı Nedir? 20 Kasım 2011
Doğu Anadolu Bölgesi Anonim Kümbet (Ahlat) Ardahan Bilgi 23 Ocak 2011