Anno 1701

'Oyun Bölümü' forumunda cCasT tarafından 4 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. Oyun yapımcılarının özgün yapıtlar ortaya koymaya çalıştığı, elde ettikleri kazanca dikkat ettikleri kadar, oyuncuların eğlenmesini de önemsedikleri yıllarda ortaya çıkmıştı Anno serisinin ilk oyunu olan Anno 1602. Gemilerle özgürce dolaşmanın, keşfetmenin ve ticaret yapmanın keyfini çıkartmıştık. 1602 oldukça güzel eleştiriler almış ve bunun üzerine yapımcılar daha sonra Anno 1503'ü piyasaya sürmüşlerdi. Bu arada seride kendine sadık bir oyuncu kitlesi oluşturmayı başarmış, güzel satış rakamları yakalamıştı. Oyunun takipçileri Anno 1503'ten sonra yeni bir Anno için beklemeye başladılar ve geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan, Anno 1701 ile bu bekleyiş mutlu bir şekilde sonuçlandı.

    Kaptan, Palamut Ne Zaman Çıkar?

    Anno 1701'in menüsü ile karşılaştığımızda gördüğümüz üzere oyun bize serbest takılabileceğimiz bir mod ve farklı zorluk seviyeleri olan on görev sunuyor. Bence bunlardan herhangi birini seçerek oyuna başlamadan önce, oyunun bize öğretildiği "tutorial" kısmına bir göz atın. İyi hazırlanmış bu alıştırma görevleri bizi sıkmadan, oyun hakkında bilmemiz gerek her şeyi bize öğretiyor.

    Anno 1701 adından da anlaşılabileceği gibi 18. yüzyılın başlarında başlıyor. Serbest takıldığımız modda ilk yapmamız gereken şey önce evler kurup, daha sonra bu evlere yerleşenlerin temel ihtiyaçlarını karşılamak. İnsanlarımızın temel ihtiyaçlarını evlere tıklayarak görebiliyoruz. Bu ihtiyaçlar; yemek, giyecek ve inanç gibi ihtiyaçlar. Temel ihtiyaçları ne kadar iyi karşılarsak insanlarımızın yüzü o kadar gülüyor ve o kadar da fazla vergi vermeye yanaşıyorlar. Bu yüzden müşterilerimiz olarak nitelendirebileceğimiz insanlarımızın ihtiyaçlarını önemsemeli ve onlara iyi hizmet götürmeliyiz ki bizimde kasamız para görsün. Ama insanoğlunun doğasında varolan hep daha fazlasını isteme dürtüsü burada da yakamızı bırakmıyor. Rahat yüzü görenler, oyunda lüks olarak nitelendirebileceğimiz alkol, tütün, çikolata, eğitim gibi şeyler istemeye başlıyorlar. Zorluk seviyesi düşük olduğu zaman bu ihtiyaçlarını karşılamakta pek zorlanmıyoruz, ama yüksek zorluk seviyesinde bu istekleri karşılamak için harcadığımız efor oldukça yüksek oluyor. Tabii biz bu ihtiyaçları karşıladıkça elimize paradan başka şeyler de geçiyor. İnsanların istediklerini verdikçe sosyal seviyeleri yükseliyor ve bunun neticesinde de yapabileceğimiz binalar ve ürettiğimiz ürünler çeşitleniyor.

    Jack Sparrow Tozunuzu Yutacak

    Gemimizle uçsuz bucaksız mavi sularda dolaşıp, yeni adalar keşfetmek, Anno 1701'in en güzel yanlarından biri. Keşfettiğimiz bu adalar, daha önce başka biri tarafından sahiplenilmedi ise bu adalara ambar kurabiliyoruz ve bu vesileyle bir adada üretemediğimiz ürünü başka bir adada üretip, ekonomimizi daha iyi noktalara götürebiliyoruz. Bu adalarda ürettiğimiz ürünler tahmin edebileceğiniz gibi gemi vasıtası ile bir adadan diğerine aktarılabiliyor ki, bu da gerekli malzemeler olmadığı için bir adada kuramayacağımız tesisin kurulmasına imkan tanıyor.

    Anno dünyasında dolaşırken haritada bizden başkalarının da mevcut olduğunu görüyoruz. Bilgisayar kontrolündeki rakiplerimizin hepsinin ayrı kişilikleri mevcut ve bu rakiplerimizden biri ile daha rahat anlaşabilirken diğeri ile anlaşmakta zorlanabiliyoruz. Diplomasi seçeneği altında yapabileceğimiz bu anlaşmalarda önemli olan şeylerden biri, rakibimizin bizden ne kadar çok hoşlandığı. Eğer anlaşmayı kafamıza koymuşsak, ama karşı taraf anlaşmaya yanaşmıyorsa biraz para yardımı ile karşı tarafı kandırıp bir anlaşmaya varma şansımız da mevcut.

    Güvertede Kadın Bulundurmak Uğursuzluk Getirir

    Oyunda bazı bulunması zor kaynaklar var ve bu kaynakları elde etmek için rakiplerimizle mücadeleye giriyor, dahası savaşıyoruz. Anno 1701'de kara ve gemi savaşları ne yazık ki bize çok büyük keyif verecek cinsten değil. İnsan denizlerde geçen bir oyundan heyecanlı gemi savaşları bekliyor, ama ne yazık ki Anno 1701 bizim o hararetli savaşları bulacağımız oyun değil. Gemi savaşları, rakibimizi seçmek ve ateşe basmaktan ibaret. Ne yazık ki rüzgarın yönü ve kuvveti gibi ayrıntılara girilmemiş ve genelde büyük ordusu olan kazanıyor, yani taktik dehanızı kullanmanıza fazla olanak bulamayacaksınız. Kara savaşları da deniz savaşlarından çokta farklı değil, sadece adamlarımızı seçip rakip binaya gönderiyoruz, hepsi bu.

    Bu noktada şunu da belirtmek lazım ki Anno serisi en başından beri ekonomi üzerine yoğunlaşmış bir stratejidir ve seriyi takip edenler, asıl keyif alacağı noktanın ticaret yapmak ve yeni yerler keşfetmek olduğunu bilir. Bu yüzden savaşlardaki yavanlığın oyun adına çok büyük bir eksi olduğunu düşünmüyorum. Umuyorum ki serinin önümüzdeki oyunlarında savaşlar daha eğlenceli hale gelir.

    Oyunda kullanılan arayüz ise olukça sade ve kullanışlı. Özellikle oyunu öğrenme sürecinde bu sade arayüz oyuna çabuk alışmamızı ve bağlanmamızı sağlıyor.

    Oyunun bize keyif veren yapısının en büyük destekçileri tabii ki grafikler ve sesler. Anno 1701'in grafikleri ile ilgili söylenebilecek olumsuz bir şey yok. Zaten günümüzde bu tarz oyunların grafiklerinde belli bir seviye yakalanmış durumda ve Anno'da bu seviyeyi daha da yukarılara çıkarıyor. Zum seviyesi yüksek olan oyunda, kullanılan renk paleti oldukça sıcak renklerden seçilmiş. Şehirlerde yaptığımız binalar oldukça gerçek görünüyor ve kaliteli animasyonlarla bu gerçeklik atmosferi pekiştiriliyor. Deniz efektleride son dönemlerdeki en güzel deniz efektlerinden biri. Bütün bunlara rağmen Anno 1701 bugünün şartlarında mütavazi sayılabilecek sistemlerde gayet akıcı bir şekilde çalışıyor. Özellikle son dönemlerde çıkan benzer türde oyunlarla kıyaslandığında Anno'nun kodunu yazanların optimizasyon üzerinde oldukça fazla durduğunu anlayabliyoruz. Oyunun sesleri ve müzikleri de, grafikleri tamamlar nitelikte. Kulak yormayan ve oyunun havasını size yansıtmayı başaran müzikler oyun boyunca sizi sıkmıyor. Yapay zeka rakiplerimizin seslendirmeleri de gayet profesyonelce yapılmış. Şehrin içinden yükselen seslerde kendini zaman zaman tekrar etse de insanı gülümsetebiliyor.



    Anno, 4 kişiye kadar multiplayer desteği veriyor. Tek kişilik oyundaki yapay zeka rakiplerinizin yerini arkadaşlarınız alıyor ve birbirinizle mücadele ediyorsunuz. Oyun ticaret üzerine kurulu olduğu için oldukça zevkli dakikalar geçirileceğini zannediyorum.

    Son Sözler

    Anno 1701, serinin fanatiklerini üzmeyecek, taraflı tarafsız, oynayanların çoğunun beğenisini kazanacak bir oyun olmuş. Sade ve güzel arayüzü, sağlam oyun yapısı, mavi sularda yelken açmanın ve keşfetmenin keyfi , güzel grafikler ve seslerle birleştirilip, sağlam bir atmosferle tabağımıza servis edilince bize de afiyetle oyunu oynamak kalıyor. Anno 1800 yada 1404'te görüşmek ümidiyle..