Anneliğin Altın Kuralı: İçindeki Sese Kulak Ver!

'Bebek Bakımı' forumunda zamaneanne tarafından 30 Haziran 2012 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Her gün yeni bir haber okuyoruz; anne baba olmanın, iyi ebeveynler olmanın altın kuralları hakkında. Hatta her okuduğumuz yazı, her yapılan araştırma dünyanın sırrını çözmüşçesine önümüze seriyor rakamları. Peki, ebeveynlik laboratuar şartlarında incelenebilecek, anket sorularıyla çözümlenebilecek kadar karmaşık mı, yoksa içindeki sese kulak vererek çözümleyebileceğin kadar doğal ve içgüdüsel bir durum mudur?

    İnsan ve hayvanı birbirinden ayıran en önemli özelliğin düşünmek olduğunu ezberledik yıllardır. İnsan ve hayvanın ortak olduğu en önemli nokta ise içgüdüler. Hele konu çocuk yetiştirmek, yavrusunu beslemek, bebek büyütmek olunca içgüdüler birinci sırayı alıyor…

    Bebek sahibi olan her annenin ilk zamanlarında karşısına kocaman bir her şeyi bilenler ordusu çıkar. Bebeğinizin bakımından uykusuna, yetiştirilme tarzından beslenmesine kadar bir sürü öneriler sunan bu ordu, her şeyi sizden daha iyi biliyormuş gibi davranır. İşin kötüsü ilk zamanlar siz de buna inanırsınız. Elinizde yeni doğmuş bir insan yavrusuyla çaresizsinizdir…

    Zaman geçtikçe verilen akıllar işe yaramamaya, yaptıklarınız içinize sinmemeye başlar. Bir şeyler yanlış gidiyordur. İşte böyle zamanlarda içgüdüler saklandıkları yerden gün yüzüne çıkarlar. Çünkü her ne kadar içgüdü olsalar da onları çağırmanız gerekir.

    [​IMG]

    Çevrenize bir bakın; modern ebeveynlik araştırmalarıyla, yapılan anketlerle, yazılan kitaplarla ve meşhur bilim adamlarının yöntemleri ile ne kadar çok uzaklaştırılıyoruz çocuklarımızdan… Eski ebeveynlerin, modern anne babalardan daha iyi olmasının sebebi de burada saklı işte. Onlar bizim kadar içgüdülerinden uzaklaşmış değillerdi. Altın kuralları belliydi; ilgi, sevgi, annelik içgüdüsü…

    Tarih öncesi dönemlerde kalabalık gruplar halinde yaşandığı için anne ve çocuk birbiriyle daha fazla zaman geçiriyor, anne kucağında çocuğa daha fazla ilgi gösteriliyordu. Hatta kendi başlarına doğayı özgürce keşfetme imkanları olduğundan günümüzdekinden daha yaratıcı ve özgür bireyler ortaya çıktığı kuşkusuz. Günümüzde ise içinden geldiği gibi tıpkı taş devrindeki gibi ebeveynlik yapmanın tek karşılığı var: Yanlış ebeveynlik….

    Oysa ki ortada daha büyük bir yanlış var. Her kitap, her araştırma, her inceleme, her yöntem doğru olsa da her çocuk farklı değil midir? Bir kitabın verdiği yöntem bütün çocuklara uygulanabilir mi? 40 çocuk incelenerek yapılan bir araştırma milyarlarca çocuğa uygulanabilir mi? Diğer yandan her çocuk farklı olduğu gibi her annenin içgüdüsü de farklı. Çocuğu için neyin iyi veya kötü olduğunu bir anneden başka kim bilebilir ki?

    Çözüm basit:

    Çocuklarımızı yaşları kaç olursa olsun yetiştirirken, içimizdeki sesi dinlemek. Ama modern çağın getirdiklerinden de kopmadan, biraz da deneme yanılma yöntemiyle, içgüdülerimize kulak vermek. Bunu yaptığınızda, içinizdeki sesle barıştığınızda emin olun tüm sorunlar karşınızda dize gelecek…


    Zamaneanne / forumdas.net