Anne Yüreği - Anneler Günü Hikayesi

'Masallar ve Hikayeler' forumunda YAREN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Anneler Günü Hikayeleri,
    Anne Yüreği Hikayesi,
    Anneler Günü Anne Yüreği Hikayesi


    Anne Yüreği

    Hiç Dükkanlardan gramla alışveriş edecekleri için habire sıralarını erteleyen ya da dükkanın tenha vaktini kollayan anneleri gördünüzmü? Ya da pazar yerinde? "Yarım kilo olmaz mı?" diye soran bir anneye rastladınızmı? Onların tedirgin ve mahçup halleri ile kavrulup üzüldüğünüz oldu mu? O tedirginliğin ve mahçubiyetin sebebi bir aile sırrının açığa vurulması, "eli dar günlerin" ifşa edilmesindendir
    Böyle bir buruk manzaradan sonra eğer Behçet Necatigil Bursa da aşasaydı; Heykel den Yeşil e doğru ağır ağır yürüyen Behçet Necatigil e yetişir ve şu mısralarına kulak verirdim:
    "Çarşılarda bir şey
    Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı
    İnsanlara, tezgahlara, kağıtlara kolaydı
    Biz bu kadar eğilmezdik
    Çocuklar olmasaydı"
    Dünya da hiçbir baş, kalbi evlat sevgisi ile dolu bir annenin ve babanın onlar için eğildiği kadar eğilmemiştir Yemeyip yediren, giymeyip giydiren anaların yüreğindeki şefkat ve fedakarlık ateşi ise söndürülesi bir ateş değildir Onlar ustaların ustası Arif Nihat Asya nın seslendirdiği gibi derler k:
    "İlk kundağın ben oldum yavrum,
    İlk oyuncağın ben oldum!
    Acı nedir tatlı nedir bilmezdin,
    Dilin damağın ben oldum,
    Bir dediğini iki etmiyeyim diye
    Öyle çırpındım ki
    Ve seni öyle sevdim
    Sana o kadar ısındım ki"
    Önce annelerimizin dizinde insanlaşırız Hayatımız boyunca ağıtacağımız tebessümlerin kaynağı, onların bize teessümleridir
    Biz hasta oluruz, eriyen onlar olur Biz elimizi çarpsak bir yere, onların kolu tutulur Bizim başımız ağrısa, onların çiğeri yanar Hani geceleri usulca yanımıza gelip üstümüzü örterler ve yanağımıza alev alev bir öpücük bırakıp sessizce giderler annelerimiz O saf ve hesapsız sevgiden daha derinini gördünüzmü? Ne yazık ki kıymetini bilemeyip attık bir kenara o ana öpücüklerini Saklamak lazımmış birini bile olsa Artık analarımızın kimi var, kimi yok
    En çok annelerimiz özler bizi Onun bize duyduğu hasretle başedebilecek hasret yoktur Necip Fazılın dediği gibi ben de diyeceğim ki:
    "Gözlerinde bir derin hiçin
    Kanadın yayılmış çırpınmak için
    Bu kış yolculuk var, diyorsa için
    Beni de beraber al anneciğim"