Anne sütü ne zaman kesilmelidir?

'Hastalıklar' forumunda Yasemin tarafından 13 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Anne sütü ne zaman kesilir


    Anne sütünün başka hiçbir besin maddesinde bulunmayan üstünlükleri vardır. Kısaca bunlara değinelim.
    Bebek için ideal bileşime sahiptir. Bebeğin ilk aylarda tüm ihtiyaçlarını karşılayacak özelliğe sahiptir.
    Sterildir yani mikrop içermez.

    Sindirimi bebek için en kolay besin maddesidir.

    Her zaman en uygun sıcaklık olan beden ısısındadır.

    Her zaman taze ve içilmeye hazır haldedir.

    Bir bedel karşılığı temin edilmez, bedavadır.
    Anne memesini emmek bebeğe anneye temas etmeyi sağlayarak ruhsal iletişimine yarar sağlar.
    İçersinde ancak insanlarda bulunan bazı özel yapıda immunglobin gibi maddeler bulunur. Bunlar bir çok hastalığa karşı koruyucu rol oynar.

    Anne sütü ile beslenen bebeklerde pişik ve benzeri cilt sorunları ile bir çok enfeksiyon daha az görülür.
    Bebeğin beslenmesi için başka biberon vb. araçlar gerekli değildir. Dolayısıyla bunlardan kaynaklanan sorunlardan yoksundur.

    Bilinmelidir ki teknolojinin bugün ulaştığı yerde bile anne sütüne eşdeğer bir besin maddesi üretebilmek mümkün değildir. Bu amaçla yapılan besin maddeleri ancak anne sütü ile beslenmenin imkansız veya yetersiz olduğu durumlarda gündeme gelebilir. Bunlar teknolojinin olanakları kullanarak inek sütünün yapısı değiştirilmek ve bazı eklemeler ile anne sütüne benzetilmeye çalışılmış ürünlerdir. Ayni özellikleri taşımazlar. Fakat anne sütü yerine kullanılmaya en uygun besin maddeleridir.
    Bebeğini emzirmek annenin sağlığı ve ruhsal gelişimi için son derece yararlıdır. Meme dokusunun bir çok hastalığı emzirmeyen kadınlarda daha sık olarak ortaya çıkmaktadır. Doğumu izleyen saatlerde emzirmekle salınan bazı hormonlar anne rahiminin kasılmasını sağlayarak doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırır.
    Sanayileşmeye paralel olarak geçmiş zamanlarda özellikle gelişmiş ülkelerde anne sütü ile beslenme bir süre gözden düşmüştü. Fakat bu hatanın farkına varılarak bebek beslenmesinde anne sütüne eskiden olduğundan daha da fazla önem verilerek geri dönülmüştür. İnsanları bu hataya iten nedenleri burada kısaca değinmek istiyorum. Gelişmiş ve sanayileşmiş bir ülke olmak yolunda ilerleyen ülkemizde insanlar ayni yanılgıya düşmemelidir. Bazen modernleşmek, medenileşmek yanlış algılanmaktadır. Ayni yanlışları başkalarının da yapmasına izin vermemeliyiz. Bu yanlış düşünceler ve nedenler;

    Yoğun iş hayatı ve annenin çalışmak zorunda olması,

    Hazır mamaların kolay elde edilebilir ve herkesin hazırlayarak verebilecek olması,
    Formül mamaların besleyici özelliğinin anne sütünden hiçbir eksiğinin olmadığı hatta daha iyi olduğu düşüncesi,

    Reklamlar, satış yöntemleri, özendirici resimlerle ve sözlerle yapılan medya yayınları,
    Bu işlerden ticari kazancı olan çevrelerin, özellikle sağlık sektöründekilerin yönlendirmeleri,
    Emzirmenin bir ilkel, hayvanlara ait davranış olduğu düşüncesi,
    Emziren kadının memelerinin estetik olarak çirkinleşeceği kaygısı,
    Formül mama kullanan kişilerin, diğer emziren anneleri caydırıcı, hazır mamaları özendirici sözleri ve davranışları,
    Anne sütünün bebeğine yaramadığı, iyi kilo alamadığı, gelişemediği, onu sancılandırıp, ağlamasına neden olduğu endişeleri,
    Bebeğini en iyi besinlerle besleme arzusu, para ile satın alınan, pahalı olan gıdaların daha yararlı olduğu düşüncesi,
    Annede bulunan her türlü rahatsızlık ve hastalığın sütünden bebeğe geçeceği endişesi
    Olduğu söylenebilir. Bu nedenlerin hiç birisi endüstriyel formül sütleri anne sütüne üstün kılamaz ve kılmamalıdır.

    Anne sütü yeterli olmadığında yerine alternatif ancak formül sütler düşünülmelidir. İnek sütü bir alternatif olmamalıdır. İnek sütünün formül sütlere tercih edilmesinin en büyük nedeni ekonomiktir. Fakat bugün varılan noktada dikkatli incelendiğinde aralarında anlamlı bir maddi fark olmadığı görülecektir. Formül sütler inek sütüne göre daha pahalıdırlar. Ancak yarar / maliyet ilişkisi incelenirse bu durum sanıldığından farklı olacaktır. İnek sütünün anne sütüne alternatif olarak önerilmemesinin bir çok nedenleri vardır. Bunlardan kısaca bahsedelim.

    İnek sütünde kazein ve tuz oranı yüksektir. Bu yüksek oran böbrekler için zararlıdır. Keza 15 kat daha fazla bulunan bu kazeinin yapısı da insan sütünden farklıdır. Ayrıca inek sütünün esas fraksiyonu olan beta-laktoglobülin anne sütünde bulunmaz ve insanlarda alerjik reaksiyona yol açar. İnsan sütünde bulunan alfa-laktoalbumin, immunglobin, laktoferrin inek sütünde bulunmaz ve bunlar ancak anne bedeninde üretilebilir. Non-proteinik azot miktarı insan sütünde yüksektir ve yapıları farklıdır. Beyin gelişimi için gerekli olan taurin anne sütünde 40 kat daha fazladır. Anne sütünün yağ asitleri de yapısal olarak farklıdır ve bu da yine ancak insan bedeninde bulunur. Anne sütündeki enzimler sindirimi kolaylaştırır, bunlar inek sütünde yoktur. Bebeğin barsaklarında oluşması istenilen yararlı bakterilerin gelişimi için gerekli olan maddeler anne sütünde bulunurlar. Keza bunlar zararlı olabilecek bakterilerin de yerleşmesini engelleyici rol oynarlar. Anne sütünde inek sütüne oranla 3000 kez daha fazla lizozim bulunur. Ayrıca lökosit ve diğer biyolojik elemanlar bebeğin dış etkenlere karşı dayanıklı olmalarını sağlar.

    Bebeğin anne memesini emmesi, anne bedeninde bir çok hormonun salınmasına ve bunların etkilerine yol açar. Bir çok kadının kendisi çocuk doğurmadığı halde bebek bakmak durumunda kalarak ve bebeğe meme emzirmesi sonucunda süt salgısının başlaması mümkündür. Emme sonucunda hipofiz ön lobu etkilenerek prolaktin salgılanması artar ve memedeki süt bezlerinde süt yapılmaya başlanır. Emme devam ettiğinde hipofiz arka lobu uyarılır ve oksitosin hormonu salınır ve yapılmış olan süt kanallara geçerek dışarı akmaya başlar. Bu mekanizmaya annenin psikolojik durumu etki eder. Ruhsal olarak sıkıntılı, kaygılı olmak süt salgılanmasını da azaltır. Emziren kadınların ruhsal olarak sağlıklı olmaları süt salgılamaları içim gereklidir. Yeri gelmişken süt salgılanmasına etki eden durumları anlatayım.
    Annenin ruhsal durumu yukarıda yazmıştım.

    İk beslenmeye başlangıç zamanı. Doğumdan sonra en kısa sürede ilk meme emzirme başlanmalıdır. En erken süre tercih edilir. Süt gelmese bile emzirilmelidir. Bu refleksin oluşmasını ve sütün salgılanmasını başlatacaktır. Diğer bir yandan annenin kolostrum denilen ilk ağız sütü bebek için çok önemlidir. Bu renk ve kıvam olarak sütten farklıdır. Rengi daha kirli sarı, bulanıktır. Bilinmeyerek bebeğe bazı nedenlerle verilmemesi yanlıştır. Bileşimi normal sütten farklıdır. Bebek için koruyucu bir çok biyolojik madde yanında ilk saatlerde gerekli olan bazı besin öğelerini içerir.

    Emzirme süresi ve aralıkları. 15-20 dakikalık bir emzirme süresi ve bunun 1-2 saatlik aralıklarla yapılması süt salgılanmasını arttırır.

    Uygun ortam ısısı. Soğuk ortamlarda damarlar büzülerek süt salımı azalır. Aşırı sıcakta ise anne bedeni ter ve solunum ile sıvı kaybeder. Bu da süt salgılanmasını azaltır.
    Yeterli beslenme ve sıvı alımı. Yeterli beslenme aşırı beslenme demek değildir. Emziren bir anne kendi ihtiyaçlarının biraz üzerinde beslenmesi süt salgılanması için yeterlidir. Protein, yağ ve karbonhidratların karışık yenilmesi, kayıpların göz önüne alınarak uygun miktarda vitamin ve minerallerin karşılanması gerekir. Halk arasında süt salgısını arttırdığı savunulan bir çok besin maddesinin böyle bir etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Fakat sıvı alımının etkisi vardır. Anne sütünün % 95 nin su olduğu düşünülürse bu daha iyi anlaşılır. Anne kendi doğal gereksinmesi dışında süt salgısı için yetecek sıvı almak zorundadır. Normalde bir insanın mevsimine göre sıvı alımının 1,5 - 2,5 litre olması gerektiği, ek olarak da süt salgısı da düşünülerek emziren bir kadının 3-4 litre sıvı alması uygun olacaktır. Yeterli sıvı alımını değerlendirmenin diğer bir yolu da idrarın durumudur. Yeterli sıvı alan bir loğusa günde en az 3-4 kez bol ve açık sarı renkte idrar yapabilmelidir.

    İlk anne memesi emme egzersizlerinin doğumu izleyen en erken saatlerde başlanması gerektiğini yazmıştım. Normal doğumda bu süre ilk 1-2 saat gibi çok kısa olmalıdır. Sezaryen gibi bir doğumdan sonra anne kendini uygun hissettiği en kısa zaman olmalıdır. Bu süre 4 saati geçtiği takdirde annenin pompa ile sağılmaya başlanmasını öneririm. Bu arada bebek geçici bir süre için formül süt ile beslenebilir.
    Meme emzirirken dikkat edilmesi gereken konular.
    Pozisyon. Bebek emzirmenin tek bir pozisyonu yoktur. Linkler sadece üyelere.... Üye ol] sayfasında değişik yöntemleri göreblirsiniz. Bunların içersinde herkes kendine uygun olanı bulabilir. Doğumu takip eden ilk günlerden sonra normal olarak genel tercih edilen beşik pozisyonu önerilir.