Anı Örnekleri - Anı Türü

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. anı türünün tarihi gelişimi ,
    anı türünde yazılan eserler,
    türk edebiyatında anı

    anı nedir anlamı


    Eski Yunan edebiyatında Ksenophon’un (427-355) Anabasis adlı eseri anı türünün ilk örneği sayılır.

    Anı türünün Avrupada gelişip yaygınlaşması 17 yüzyılda gerçekleşir Siyasetçi, sanatçı ve iş adamları anılarını yazmaya başlarlar.

    Türk Edebiyatında Anı

    Orhun Yazıtlarını (8 yüzyıl) anı türünün ilk örneği olarak kabul edebiliriz

    Moğol İmparatorluğunun kurucusu Babur Şah’ın (1480-1530) Baburname adlı eseri anı türünde yazılan ilk önemli eserlerdendir

    Tanzimat döneminden itibaren anı yazma geleneği devlet yönetiminde bulunmuş önemli kişiler arasında yaygınlaşmıştır Siyasî ve askerî olayların ağırlıklı olarak işlendiği bu tür anılarda daha çok siyasî çekişmeler, tarafların birbirilerini suçlamaları, görevden alınan veya sürgüne gönderilenlerin kırgınlıkları, sızlanmaları, suçlanan kişilerin kendilerini savunmaları, devlet yönetiminin nasıl işlediği ya da işlemediği; devlete, millete yapılan ihanetler gibi konulara yer verilmiştir

    Tanzimat döneminden itibaren edebiyat alanında varlık gösteren pek çok sanatçı ve yazar, özellikle olgunluk yaşlarında yazdıkları anılarında edebiyata nasıl başladıklarını, içinde yer aldıkları edebî topluluk ya da çevreleriyle olan ilişkilerini, dönemlerinin siyasî, sosyal, edebî, kültürel görünümüne ilişkin düşünce, gözlem ve izlenimlerini, eserleriyle ilgili açıklamalarını dile getirmişlerdir Bu anılar edebiyatçılara yönelik zengin birer kaynak niteliğindedir

    Ziya Paşa, Defter-i Amal adlı eserinde ağırlıklı olarak çocukluk anılarını anlatır Ziya Paşa bu eserini Jean Jacques Rousseaunun İtiraflar adlı eserinden çok etkilendiği için yazmıştır

    Muallim Naci, Ömer’in Çocukluğu adlı eserinde sekiz yaşına kadar olan anılarını anlatır

    Halit Ziya Uşaklıgil, Kırk Yıl adlı eserinde çocukluk döneminden 1909 yılına kadar olan yaşamını anlatır Bu eser Abdülhamit devri sanat ve edebiyat anlayışını, yazarın İstanbul ve İzmirdeki sanat ve edebiyat çevrelerini yakından tanıtır Halit Ziya, Servet-i Fünun nesline yapılan eleştirilere yanıtlar verir Saray ve Ötesi adlı eserinde 1909-1916 yılları arasını anlatır Halit Ziya, çok yakından tanıdığı Sultan Mehmet Reşatı, dönemin önemli siyasetçilerini tanıtır Osmanlının saray yaşamından, devrin siyasî ve sosyal olaylarından canlı kesitler sunar Bir Acı Hikâye adlı eseri, Halit Ziya Uşaklıgilin genç yaşta intihar eden oğlu Halit Vedatın anısını yaşatmak amacıyla yazılmış acıklı bir öyküdür Eserde, özenle yetiştirilen bir oğlun yaşamı ve onun ölümüyle derinden sarsılan bir babanın acılarını buluruz

    Halide Edip Adıvar, Mor Salkımlı Ev adlı eserinde çocukluk ve gençlik dönemine ait anılarını anlatır Türk’ün Ateşle İmtihanı adlı serinde ise Millî Mücadele yıllarına ait anılarını anlatır

    Anı yazma geleneği, Tanzimat döneminde, kimi devlet adamlarında batıdaki meslektaşlarına olan özentiden başlamış ve giderek günümüze kadar gelmiştir

    Tanzimat öncesindeki şuara tezkireleri, menakıpname, siyer, vekayi’name, gazavatname, fetihname, sefaretname gibi eserler bilinen anlamıyla birer anı eseri olmasalar da bu türe özgü özellikleri taşırlar.