Alper Tunga Destani Özet

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Alper Tunga Destan özet,
    Alper Tunga Destanın özellikleri,
    Alper Tunga Destanı nedir


    Yaradılış Destanından sonra bilinen ilk büyük ve millî Türk Destanı Alp Er
    Tunga Destanıdır. Fakat bu destanın, hattâ özeti hakkında dahî kesin bilgiler
    edinilmiş değildir; çok eski çağlarda ve Türk Boylan arasında böyle bir destanın
    söylenmiş olduğu, bilinmeyen sebeplerden, belki de bu destanlardan sonra
    çekirdeklenmeye başlayan ve daha etkili bir şekilde Türk Boylarını coşturan
    destanlar, özellikle Oğuz Kağan Destanının etkisiyle unutulmağa başlamış
    olabileceği varsayımını kabul etmek zorundayız,


    Alp Er Tunga Destanı hakkındaki bilgilerin en önemli kaynağı Divan-ı Lugat-it
    Türk'tür. Milâttan sonra on birinci yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılan
    bu eserde, Destanın, büyük bir ihtimâlle son kısımlarına ait bir ağıt (sagu)
    yazılı olarak verilmektedir.

    Bu Türk Beğlerinde atı belgülük

    Tunga Alp Er idi katı belgülük

    Bedük bilgi birle öküş erdemi

    Biliglig ukuşlug budun ködremi

    Tacikler ayur ânı Afrasyab

    Bu Afrasyap tutdı iller talab



    Bugünkü Türkçemizle: "Alp Er Tunga, Türk Beyleri içinde adı ve kutsallığı
    bilinen ve tanınan bir yiğit idi; geniş bilgisinin yanında sayılamayacak kadar
    çok erdemi vardı: bilgiliydi, anlayışlıydı, meziyetleri çoktu. İranlılar ona,
    Afrasyab adını vermişlerdi. Afrasyab dünyaya hükmetti" anlamına gelen bu
    ağıttan, Alp Er Tunga'nın, İranlılar arasında da çok iyi bilindiği
    anlaşılmaktadır. Nitekim, İran Destanı olan Şehnâme'nin yazan Firdevsî de,
    destanının büyük bir kısmında Afrasyab'ın kahramanlıklarından söz etmek zorunda
    kalmıştır. Başka bir milletin kahramanından, kendi destanlarında söz
    edilebilmesi için o kahramanların gerçekten çok büyük değer taşımaları
    gerekmektedir. Alp Er Tunga'da bu değerler fazlasıyla vardır. Şehnâme'ye göre,
    önce Turan ülkesinin şehzadesi sonra da hakanı olarak adı geçen Alp Er Tunga
    Îran-Turan savaşlarının çok ünlü Turan kahramanıdır. Babasının öğüdünü tutmuş ve
    o zaman güçlü bir ülke olan İran'a savaş açmıştır. Selvi gibi uzun boylu, kollan
    ve göğsü aslana eş güçte ve fil kadar güçlü bir yiğitti, İranlıları yendi. İran
    hükümdarını esir aldı.


    İran ülkesinde bir çok padişahlıklar bulunuyordu. Bunlardan biri de Kabil
    Padişahlığı idi ve başında da Zal adlı biri vardı. Kabil Padişahı Zal, Alp Er
    Tunga'nın elinde esir olan İran Hükümdarını kurtarmak için Turan ülkesine
    yürüdü. Alp Er Tunga'yı yendi ama hükümdarını kurtaramadı. Zaman geçti. İran
    ülkesine hükümdar olan Zev de öldü. Bunu fırsat bilen Alp Er Tunga iran'a bir
    daha savaş açtı . O zamana kadar Zal da yaşlanmışta. Kendi yerine, Alp Er
    Tunga'ya karşı oğlu Rüstem'i yolladı. 'Halen Anadolu'da Zaloğlu Rüstem adıyla
    meşhur olan halk kitaplarında Zaloğlu Rüstem ile Arap Üzengi cengi diye
    hikâyeleri anlatılan bu ünlü İran kahramanı ile Alp Er Tunga arasında sayısız
    savaşlar oldu. Savaşların çoğunu Rüstem kazandı bir kısmını Alp Er Tunga
    kazandı. (Şehnâme İran destanı olduğu için bunu olağan saymak gerekir.)


    Bu savaşlar sürüp giderken, İran'ın, hükümdarı bulunan Keykâvus, oğlu Siyavuş'u
    ve Zaloğlu Rüstem'i gücendirmişti. Gücenmenin sonucu olarak şehzade Siyavüş
    kaçıp Alp Er Tunga'ya sığındı. Orada uzun zaman kaldı, hattâ Türk yiğitlerinden
    birinin kızıyla evlendi, Keyhüsrev adında da bir oğlu oldu.


    Keyhüsrev büyüyünce, iranlılar onu kaçırıp hükümdar yaptılar. Keyhüsrev Zaloğlu
    Rüstem'i hoş tutup, gönlünü aldı ve Alp Er Tunga'nın üzerine gönderdi. Yine bir
    çok savaşlar oldu. Çoğunda Alp Er Tunga yenildi. Ve en sonunda Alp Er Tunga
    iyice yoruldu, ordusu dağıldı, askeri kalmadı. Tek başına dağlara çekildi.
    Orada, bir mağarada tek başına yaşadı. Fakat günün birinde izini keşfedip yerini
    buldular. Alp Er Tunga suya atlayıp kurtulmak istedi; fakat daha önce davranan
    Iran askerleri yetişip saldırdılar. Yiğitçe doğuştu ama ihtiyardı, yorgundu, tek
    başınaydı. Öldürdüler.



    Daha önce de belirttiğimiz gibi, çok şuurlu bir Iran milliyetçisi olan
    Firdevsî'nin Zal Oğlu Rüstem'i ve diğer İran asker ve hükümdarlarını üstün
    görmesi, savaşların çoğunda Alp Er Tunga'yı yenik durumlara düşürmesi olağan
    karşılanmalıdır. Alp Er Tunga'mn çok büyük bir yiğit, üstün değerlere sahip bir
    Hakan olduğunu anlamak için bir Iran Destanında ne kadar değerli bir yer
    kapladığı düşünülmelidir. Firdevsî, kendi milletinin kahramanlarını
    değerlendirebilmek için ancak bir Türk Hakanını ölçü olarak aldıysa bu bile, Alp
    Er Tunga'mn nasıl bir destan yiğidi olduğunu gösterir. Gerçi Iran ve Turan
    savaşlarının önde gelen bir yiğidi olarak Alp Er Tunga gerçek kişiliğe de
    sahiptir; Firdevsî'nin Alp Er Tunga'yı seçişinde bu gerçek payı da muhakkak
    vardır ama aslında Alp Er Tunga, destanlara has kişiliği ile Firdevsî'yi etkisi
    altına almıştır.



    Prof. Zeki Velidî Togan'a göre M.Ö. dördüncü yüzyıla kadar yaşamış olan ve M.Ö.
    yedinci yüzyılda OrtaTiyanşan çevresinin en güçlü devleti olarak gelişmiş
    bulunan, Hunlardan önceki büyük Türk Devleti Şu veya Saka adını taşımaktadır. Bu
    Türk imparatorluğu, birçok kavimler üzerinde egemenlik kurmuş olup Güney
    Rusya'yı da içine almak üzere Doğu Avrupaya kadar yayılmıştır. Bir kısım
    tarihçiler Doğu Avrupa bölümündeki sakalara İskit, Orta Asya ve Azerbaycan
    çevresindekilere Saka adını vermektedir. M.Ö. yedinci yüzyılda en güçlü ve en
    parlak devrini yaşamış olan bu Türk İmparatorluğunun Hakanı ise alp Er
    Tunga'dır.


    Divan-ı Lugat-it Türk'te, Alp Er Tunga için söylenen ağıtlardan (Sagu) bazı
    parçalar kaydedilmiştir.


    Bu parçalar, o günkü ve bugünkü Türkçe söyleyişle aşağıya alınmıştır:





    Alp Er Tunga öldi mü?

    Isız ajun kaldı mu?

    Ödlek öçin aldı mu?

    Emdi yürek yırtılur.

    Ödlek yarağ közetti

    Oğrun tuzağ uzattı

    Begler begin azıttı

    Kaçsa kah kurtulur?

    Begler atın urgurup

    Kadgu anı turgurup

    Mengzi yüzi sargarup .

    Korkum angar türtülür.

    Uluşıp eren börleyü

    Yırtıp yaka urlayu

    Sıkrıp üni yırlayu

    Sığtap közi örtülür.

    Könglüm için ötedi .

    Yitmiş yaşıg kartadı

    Kiçmiş ödig irtedi

    Tün kün kiçip irtelür



    Alp Er Tunga öldü mü?

    Kötü dünya kaldı mı?

    Felek öcünü aldı mı?

    Şimdi yürek yırtılır.

    Feleğin silahı hazır

    Gizli tuzak kurdurur

    Beyler beyini vurdurur

    Kaçsa nasıl kurtulur?

    Beyler atlarını yorup

    Kaygıdan çaresiz durup

    Beti benzi sararıp

    Sarı safrana döndüler.

    Erler kurt gibi hıçkırdı

    Yaka bağır yırtıp durdu

    Acı ağıtlar çığırdı

    Yaş akar gözler kurur.

    Gönlüm içinden yandı.

    Geçmiş zamanı andı.

    Geçen günler nerdedir?

    Netten Alıntı..